10 Ekim Ankara Katliamı’nın Birinci Ayında Kaybettiklerimizi Andık

10 Ekim Ankara Katliamı’nın birinci ayında, bugün (10 Kasım 2015) saat 10.04’de, Ankara Tren Garı önünde anma etkinliği gerçekleştirdik.

DİSK, KESK, TMMOB, TTB’nin çağrısıyla bir araya gelen emek ve meslek örgütleri ile siyasi partilerin temsilcilerinin ve çok sayıda yurttaşın katıldığı etkinlikte, 10 Ekim 2015 günü Ankara Garı önünde meydana gelen katliamda yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından, DİSK, KESK, TMMOB, TTB adına düzenlenen ortak basın açıklamasını KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen okudu.

10 Ekim Katliamı’nın AKP’nin izlediği politikalardan ve sivil darbe ortamından ayrı düşünülemeyeceğini belirten Özgen, “Kendi hayallerini gerçekleştirmek için savaştan, kutuplaşmadan, gerginlikten, halklar arası düşmanlık tohumları ekmekten her kim, hangi güç odakları beslenmek istiyorsa, 10 Ekim 2015 Cumartesi günü, saat 10.04’te barış irademize bomba koyanlar onlardır” diye konuştu. Özgen, 10 Ekim Katliamı emek, demokrasi ve barış mücadelemizde artık bir dönüm noktasıdır. Geleceğimizi belirleyecek bir nitelik taşımaktadır. Katliamın gerçek faillerinin açığa çıkarılıp cezalandırılmaması durumunda yeni katliamlar, yeni saldırılar kaçınılmaz olacaktır” dedi.

Basın açıklamasının ardından, katliamın gerçekleştiği noktaya karanfiller bırakıldı.

BASIN AÇIKLAMASI

Değerli Basın Emekçileri,

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük katliamı üzerinden tam bir ay geçti. Bu bir ay da bizim için “en uzun ay” olarak tarihteki yerini aldı.. Her saniyesini, her dakikasını, her gününü yasımızla, isyanımızla, öfkemizle ve yaşamını yitiren yoldaşlarımızı anarak geçirdik. Yoldaşlarımızın miraslarına, emek, demokrasi ve barış mücadelelerine layık olmak için birbirimize sarıldık. Dayanışma bir nebze olsun acılarımızı hafifletti, kararlılığımızı biledi, geleceğe dair umudumuzu büyüttü.

Değerli Basın Emekçileri,

Bizler 10 Ekim Emek, Barış ve Demokrasi mitingiyle ülkemizin içine sürüklendiği çatışmalı ortama dur demek istedik. Ülkemizdeki savaş iklimini ve ortamını dağıtmak, kendi var oluş ortamımızı korumak, emeğin haklarıyla barış ve demokrasi arasındaki dolaysız irtibatı kurmak istedik. Çatışmalardan en çok etkilenen, bedel ödeyenler olarak iktidarın ve Cumhurbaşkanının gerilimi artırıcı, kutuplaşmayı derinleştirici ve çatışmaları yaygınlaştıran politikalarına karşı halklarımızın ve emekçilerin özlemi ve talebi olan barış sesini yükseltmek, beyaz güvercinlerimizi ve balonlarımızı gökyüzüne uçurmak istedik.

Kendi hayallerini gerçekleştirmek için savaştan, kutuplaşmadan, gerginlikten, halklar arası düşmanlık tohumları ekmekten her kim, hangi güç odakları beslenmek istiyorsa, 10 Ekim 2015 Cumartesi günü, saat 10.04’te barış irademize bomba koyanlar onlardır…

Saldırıda 100’ü aşkın arkadaşımızı, kardeşimizi, canımızı, dostumuzu, sevdiklerimizi yitirdik. Son olarak saldırıda yaralanan ve Edirne’dekalp krizi geçirerek yaşamını yitiren TÜM BEL-SEN şube başkanı Esfet Duran arkadaşımızı da maalesef kaybettik.

400’ün üzerinde arkadaşımız hastanelerde tedavi gördü, ağır yaralı arkadaşlarımız tedavi görmeye devam ediyor.

Terör saldırısında yaralanan ve bütün tedavileri yasal olarak devlet tarafından karşılanması gereken bu arkadaşlarımızdan halen tetkik tedavi ücretleri isteniyor. İlgili makamlara yazdığımız uyarı yazıları görmezden geliniyor; telefonlarımız açılmıyor. Başbakan’a çağrıda bulunuyoruz. Bu ayıbı derhal düzeltin. Koruyamadıklarınızı daha fazla mağdur etmeyin.

Değerli Basın Emekçileri,

AKP iktidarı izlediği ırkçı/ayrımcı/tekçi/mezhepçi bir siyaset ekseniyle başta Suriye olmak üzere Ortadoğu’da da sorunların derinleşmesine, halklar arasında çatışmalı ortamların sürekli kendisini üretmesine neden olmuştur. IŞİD, El Nusra, El Kaide, Şam Cephesi ve daha birçok çeteci, paramiliter güçlere direk/dolaylı destek ve yardım nedeniyle ülkeler kan gölüne çevrildi.

Bizlerin ve diğer tüm muhalif kesimlerin bu politikaların eninde sonunda ülkemize yansıyacağı ve AKP hükümetinin çeteci güçlerle girdiği kirli, grift ilişkilerin suç olduğu yönündeki uyarılarımız ciddiye alınmadığı gibi adım adım AKP ve yandaş medya eliyle çeteci güçlerin hedefi haline getirildik. Dolaysıyla 10 Ekim bu politikalardan ve sivil darbe ortamından ayrı ele alınamaz, değerlendirilemez.

Değerli Basın Emekçileri,

10 Ekim Katliamı emek, demokrasi ve barış mücadelemizde artık bir dönüm noktasıdır. Geleceğimizi belirleyecek bir nitelik taşımaktadır. Katliamın gerçek faillerinin açığa çıkarılıp cezalandırılmaması durumunda yeni katliamlar, yeni saldırılar kaçınılmaz olacaktır.

Halkı beyaz toroslorla korkutmak isteyenlerin, faili meçhulleri açığa çıkarmak için en ufak çaba harcamak bir yana açılan davaları da kapatanların, polise sınırsız yetki verenlerin, günlerce sokağa çıkma yasakları ilan edenlerin, buralarda çocuk, kadın onlarca sivilin yaşamını yitirmesine neden olanların, ülkemizi IŞİD’in ve çetelerin arka bahçesi haline getirenlerin bu katliamı açığa çıkartmayacağı açıktır.

Katliamdan hemen sonra iktidar ve Saray’ın ısrarla bir algı operasyonu yürütmeleri, daha arkadaşlarımızın cansız bedenlerini toprağa gömmeden soruşturmanın seyrini değiştirmeye ve etkilemeye yönelik açıklama ve politikalarının nedeni 1 Kasım’da daha da iyi anlaşılmıştır. İktidar sözcüleri “her kim ki bu saldırıdan nemalanmak istiyorsa arkasında da onlar vardır” diyorlardı. Söyledikleri tek doğru söz bu olsa gerek. Kısa süre sonra “Ankara saldırısından sonra oylarımız arttı” dediler ve oluşturdukları büyük korku dalgası üzerinden 1 Kasım’da tek başlarına iktidar oldular. Kimin nemalandığı da böylece ortaya çıktı.

Değerli Basın Emekçileri,

10 Ekim katliamında hedef, emektir, barıştır, demokrasi talebidir. Bizler, savaşın tam ortasında emek, barış, demokrasi dediğimiz için bize bir bedel ödetildi.

Fail mi arıyoruz? Fail bellidir. Bu ülkede barış sesinin daha gür, daha yankılanan bir biçimde çıkmasından KİM/KİMLER rahatsız oluyorsa failler onlardır. Kimler hak arama mücadelesinden korkuyorsa, kimler sokakları emekçilere kapatmak istiyorsa failler onlardır.

Açıkça ifade ediyoruz, Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç saldırılarının aydınlatılmaması, dosyalara gizlilik kararı koyarak karartılması 10 Ekim katliamına davetiye çıkartmıştır.

Dolayısıyla bir taraftan 10 Ekim katliamına ilişkin tarihi nitelikte bir hukuki ve siyasi mücadele yürütecek bir yandan da diğer saldırılara ilişkin davaların takipçisi olacağız. Yaşamını yitiren ve yaralanan arkadaşlarımız adına ve kurumsal olarak suç duyurularında bulunduk.Gerçekler açığa çıkarılıp katiller hesap verinceye kadarbu davanın peşini bırakmayacağız. Yüzün üzerinde yoldaşımızı yitirdiğimiz bu davanın yüzyılın davası olması için ne gerekiyorsa, nasıl bir mücadele yürütmek gerekiyorsa bundan kaçınmayacağımızın da bilinmesini isteriz.

Değerli Basın Emekçileri,

10 Ekim Katliamı sonrasında Ankara Gar Meydanı ve çevresinin mevcut mekânsal biçimi ile; sıradan bir mekan, trafik kavşağı şeklinde kullanılmaması gerekmektedir. 100’ün üzerinde yurttaşımızın hayatını kaybettiği, yüzlercesinin yaralandığı, binlercesinin bu acıya tanık olduğu ve milyonlarcasının derinden etkilendiği bu alçak saldırı sonrasında Ankara, Gar meydanı ve çevresi Türkiye halkları için bundan böyle farklı bir anlam ifade edecektir. Bu “anlam”ın katliamın yaşandığı mekânda karşılık bulması ve meydanın “anıt mekan” haline getirilerek yeniden düzenlenmesi bizim sorumluluğumuzdadır.

Bu meydanın adı bundan böyle “emek barış demokrasi meydanı”dır.

Katliamın gerçekleştiği Gar Meydanı ve çevresinin, ulusal ve uluslararası kamuoyunun dikkatini çekebilecek, toplumun farklı kesimleri tarafından benimsenebilecek geniş katılımlı uluslararası bir yarışma aracılığıyla yeniden düzenlenmesi için her türlü girişimde bulunacağımızı da bugün duyuruyoruz.

Emek barış demokrasi meydanının 10 Ekim Ankara katliamında yitirdiklerimizi anacağımız, günümüz siyasi ortamını ve toplumsal mücadele pratiklerini hatırlayacağımız bir anıt mekân olarak düzenlenmesi, en azından hem kaybettiğimiz canlarımızın umutlarını geleceğe taşımamızı sağlayacak hem de yaşadığımız bu toplumsal travmayı aşmamızda bize yardımcı olacaktır.

Değerli Basın Emekçileri,

Biliyoruz ki, yolumuz uzun, işimiz çok. Ancak bizi büyütecek olan da bedenlerini siper eden yoldaşlarımızın bıraktığı yerden devam etmek, birlikte ve ortak mücadeleyi geliştirmek, faşizmden hesap sormaktır. Bizleri kanla, bombalarla susturmak, korkutmak, uslandırmak ve terbiye etmek isteyenlerden hesap soruncaya, bu katliamın arkasındaki bütün karanlık ilişkiler açığa çıkarılıncaya kadar bir an olsun durmayacağımızı buradan bir kez daha haykırıyoruz. Barış Karanfili yoldaşlarımıza vereceğimiz söz halklarımızın özlemini çektiği barışı sağlamak ve iktidar uğruna her şeyi yapabilecek kadar gözü kararanları, katliamı gerçekleştirenleri açığa çıkarıp hesap sormak olacaktır…

Yılmayacağız, sinmeyeceğiz, geri çekilmeyeceğiz.

10 Ekim’de olduğu gibi bugün de “Savaşa İnat, Barış Hemen Şimdi!” diyoruz. Emek, Barış ve Demokrasi için mücadeleye devam!

DİSK – KESK – TMMOB – TTB

Basın Açıklamaları
Siyasi İktidara İstanbul'dan da Seslendik
İzmir'de Genel-İş Siyasi İktidara Seslendi: Özgür Toplu Sözleşme Hakkı İstiyoruz
ODTÜ’den Seslendik: Özgür Toplu Sözleşme Hakkı İstiyoruz
Ankara’dan Haykırdık: Ekonomik Krizin Yükünü Çekmeyeceğiz, Belediye Şirket İşçilerine Kadro İstiyoruz!
İlan Ediyoruz; Kadro Mücadelemiz Bitmedi !
Belediye Şirketlerine Geçişlerde Güvenlik Soruşturması Şartı Kaldırılsın
Güvenlik Soruşturması Engeline Hayır! İşsiz Kalmak İstemiyoruz!
Güvenlik Soruşturması ve Eski Hükümlülük Uygulaması İşçi Kıyımına Dönüştü
Farklı Fikirleri Yok Etmeye Çalışırsan Aldanırsın
Belediye İşçileri Kadro İçin Ayağa Kalktı
Özel Sözleşmeli Personel Değil, Kadrolu İşçi Olmak İstiyoruz
Taşeronluk Sisteminin Faturasını Ödemeyeceğiz
İşten Atılan Üyelerimiz İçin Diyarbakır'dan Seslendik
Şişli’de Taşerona Geçit Yok
Diyarbakır’dan Seslendik: İşçiler İşlerine Dönsün Hukuksuzluk Son Bulsun!
İktidarı Demokrasi ve Hukuk Devletinin Yoluna Dönmeye Davet Ediyoruz
Hukusuzluk Bitsin Artık!
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Kadınlar Sözlerini Söylüyor
Hukuksuz Yargılamalardan Endişeliyiz!
Darbeciler Yenilecek Demokrasi ve Emek Kazanacak
Kayyum Halk İradesine Darbedir
Olağanüstü Hal Darbesine Hayır!
DİSK/Genel-İş Genel Yönetim Kurulu: Bu Saldırı Demokrasiye Yapılmıştır!
Sosyal Güvenliğe Piyasa Darbesi: Zorunlu Bireysel Emeklilik
Darbe Girişimine Karşı Durduk Olağanüstü Halde Yaşamak İstemiyoruz!
Darbeye Karşı Daha Fazla Demokrasi
Sendikamız Genel Merkezi Önünde Süren Eyleme İlişkin Basına ve Kamuoyuna Açıklamamızdır
Köleci Çalışma Düzeni Getiren Yasa Tasarısına Karşı Mücadeleye Çağırıyoruz.
Taşeron Şirket İşçilerine Kadro Aldatmacası
Köleci Çalışma Düzeni Getiren Yasa Tasarısı TBMM’den Geri Çekilmelidir!
Taşeron Şirket İşçileri İçin Asgari Ücret Artmadı..
Hükümete Soruyoruz!
Cizre’de Belediye İşcisi Ve Sendikamız Üyesi, 3 Çocuk Babası Mehmet Kaplan, Evinin Önünde Öldürüldü
Hükümetin 2016 Eylem Planına Karşı Emeğimizi Gasp Ettirmeyeceğiz!
Onurlu Bir Çalışma Yaşamı, Eşit Özgür Ve Demokratik Bir Türkiye
“Taşeron İşçilere Kadro Verilsin” Basın Açıklaması
Taşeronluk Sistemi Kaldırılsın! Tüm Taşeron İşçilere Kadro Verilsin!
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin Katledilmesini Nefretle Kınıyoruz!
Kadınlar 25 Kasım’da Yaşamı, Barışı Ve Özgürlüğü Savunuyor!
Tunceli Şube Başkanımız Erkan Yılmaz Derhal Serbest Bırakılsın
10 Ekim Ankara Katliamı’nın Birinci Ayında Kaybettiklerimizi Andık
Sendikamızdan Hopa’ya Yardım Eli
DİSK - KESK - TMMOB - TTB Ankara Bileşenleri: Savaşa Hayır, Barış Hemen Şimdi!
İlkemiz; Savaşa Ve Katliamlara Karşı, Barış, Demokrasi Ve Özgürlük Şiarı
Saray Darbesine Karşı Demokrasi, Barış Ve Adalet Mücadelesine!
Barışın Dili Savaşı Susturmalı!..
Cumhurbaşkanı Erken Seçim Zorlamasından Vazgeçmeli Hükümet Kurulmasının Önünü Açmalıdır!
Genel Başkanımız Kani Beko ve Genel Sekreterimiz Remzi Çalışkan Suruç’ta!
DİSK/Genel-İş Genel Yönetim Kurulu’nun DİSK Binasının Kapısının Zincirlenerek İşgal Edilmesiyle İlgili Basın Açıklamasıdır.
DİSK Yönetim Kurulu Adına Genel Başkan Kani Beko’nun DİSK’in Önünde Yaşanan Olaylara Dair Açıklaması
Taşeron İşçilere Kadro Verilmesi İle İlgili Yapılan Basın Açıklaması (15.05.2015):
Basın Açıklaması (12.03.2015)
Genel-İş Sendikamızın İstanbul Avrupa Bölgesi’nde Çalışan Oya Baydak’ın İş Akdinin Feshedilmesinin Ardından Disk Önünde Başlattığı Eyleme Yönelik Zorunlu Açıklamadır.
Özgecan Aslan Cinayeti Olağan Bir Cinayet Değildir!
Grev Haktır Yasaklanamaz! Metal İşçilerinin Grev Hakkı Derhal İade Edilmelidir! (03.02.2015)
Grev Haktır Yasaklanamaz! Metal İşçilerinin Grev Hakkı Derhal İade Edilmelidir! (01.02.2015)
DİSK/Birleşik Metal İşçileri Sendikası Grevi Basın Açıklaması (29.01.2015)
DİSK - KESK - TMMOB - TTB: Açıklanan Paket İş Cinayetlerini Durduramaz
DİSK - KESK - TMMOB - TTB AKP’nin Savaş Tezkerelerine “Hayır” Diyor
İş Sağlıgı Ve Güvenliği Yasası
Basın Açıklaması Duyurusu
Sendikamızın Basın Açıklaması
15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi Yolumuzu Aydınlatıyor ve Mücadelemize Işık Tutuyor!
DİSK Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi: Taşeron Cumhuriyetine Karşı Demokratik Cumhuriyet!
Taşeronsuz Bir Türkiye İçin Mücadeleye Devam!
Torba Yasa Taşerondan Yana!
Epsu Genel Kurulu’nu Türkiye İşçi Sınıfı Adına Ve Disk/Genel-İş Sendikası Adına Saygıyla Selamlıyorum.
Yastayız
Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Yarışması İle İlgili Önemli Duyuru
EPSU’dan Sendikamız DİSK/Genel-İş’e Soma’da Katledilen İşçiler İçin Başsağlığı ve Destek Mesajı
1 Mayıs ve İşçiye Taksim Saldırısı İle İlgili Sendikamızın Basın Açıklaması
Soma’daki İşçi Cinayeti ve Taşeronlaşmaya Karşı Üretimden Gelen Gücümüzü Kullanacağız!
Yastayız…
Ankara’da 1 Mayıs’ta Sıhhiyedeyiz!
1 Mayıs Bildirisi
Gücünüz Yetmez; Kadına
Deniz, Yusuf, İnan, Mücadeleye Devam!
Halk Zulüm Karşısında Sinmedi, İktidar Korku İmparatorluğu Kuramayacağını Bir Kez Daha Gördü!
Ankara’da 1 Mayıs’ta Sıhhiyedeyiz!
Yatağan İşçileri Yalnız Değildir!