15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi Yolumuzu Aydınlatıyor ve Mücadelemize Işık Tutuyor!

Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihinde bir dönüm noktası olarak bilinen, Paşabahçe grevi, grevci işçiler ve sendikaları Kristal-İş’in karşı çıkmasına rağmen mevcut Türk-İş yönetimi tarafından TİSK ile anlaşarak bitirildi. Buna tepki olarak, Petrol-İş’ten Ziya Hepbir, Maden-İş’ten Kemal Türkler, Lastik-İş’ten Kemal Ayav, Basın-İş’ten İbrahim Güzelce ve Tez Büro-İş’ten Muzaffer Gökçeoğlu, grevi destekleme komitesi kurarak grevin sürmesini sağladılar. Türk-İş yönetimi ise “Sendikacılık prensip ve disiplinini çiğnedikleri” gerekçesiyle Petrol-İş, Maden-İş, Lastik-İş, Basın-İş ve Kristal-İş sendikalarını konfederasyondan geçici olarak ihraç etti.

“Türk-İş’in içerisinde kalarak yönetimi işçilerden yana olanlara devretmek yolları artık tamamen tıkanmıştır. Türk-İş çıkarcı sendikacılığın, israfın ve yerli-yabancı sömürücülere hizmetin temsilcisi olmuştur.” şeklinde tarihe geçen ayrılma kararı aldı. Hemen ertesinde “Konfederasyonumuz, işçi sınıfının yurt yönetiminde ağırlığını koyması, kula kulluk yürütümü yerine her yönden eşitlik ve kardeşlik kurmayı amaç edinecek, işçi sınıfının yurt sorunlarında etkin bir rol oynamasını sağlayacaktır.” şiarıyla yola çıkan ve bu ihraçlara tepki koyan 17 sendika, 15 Ocak 1967’de İstanbul’da bir araya gelerek yeni bir konfederasyon olan DİSK’i kurma kararı aldılar.

Hükümetin, DİSK’in öncülüğünde devam eden direniş ve grevleri engellemek ve DİSK’i sendikal yaşantıdan çıkarmak için Sendikalar Yasasını (274 Sayılı Kanun) TBMM’de değiştirmesi sonucunda, işçi sendikalarına ve federasyonlara faaliyet gösterebilmeleri için işkollarındaki işçilerin üçte birini üye yapma zorunluluğu getirmesi asla kabul edilemezdi.
DİSK yöneticileri, cumhurbaşkanı ve başbakan ile yaptıkları görüşmelerden sonuç alamayınca, 14 Haziran Pazar günü yapılan toplantıda topyekûn direniş kararı aldılar. 15 Haziran’da yer yer başlayan direniş, 98 kardeşini iş cinayetlerinde yitirmiş olan Tuzla Tersanesi işçileri ile 115 işyerinden 75 bin işçinin katılımı ile yakın tarihimizin en büyük grevine dönüştü. İşçiler, kendilerine reva görülen kölelik düzenine ve sağlıksız koşullarda çalıştırılmalarına karşı patronlarının ölüm düzenine isyan ederek ve “insanca çalışma koşulları talebiyle” direnişe çıktılar.

İstanbul, İzmit ve Gebze’de 100 bine yakın işçi iş bırakarak başlattıkları direnişte, ilk olarak Kartal -Gebze bölgesindeki sanayi işçileri, Ankara asfaltı üzerinde yürüyüşe geçerek, tren ve karayollarını kesmişler, faaliyete devam eden fabrikaları işgal ederek işçi kardeşlerini direnişe kattılar. İşçilerin karşısına coplu, tabancalı toplum polisleri ve tanklı, tüfekli, süngülü askerler çıkarıldı. Taksim’de buluşmak üzere dört bir yandan dalgalar halinde şehrin merkezine akan işçi kafilelerinin, Haliç’teki köprüler güpegündüz açılmak ve araba vapur seferleri iptal edilmek suretiyle, önleri kesildi.

Ayrıca askeri birlikler seferber edilerek merkezi yerlerde, özellikle Vilayet önünde işçilere karşı tanklar ve zırhlı arabalarla barikatlar kuruldu. Levent’te ve Kadıköy’de engelleme daha da ileri götürülerek, polisler ve askerler tarafından işçilere ateş açıldı. Bu çatışmalar sonunda Türkiye işçi sınıfı üç şehit daha verdi; Abdurrahman Bozkurt, Yaşar Yıldırım ve Mustafa Baylan.
Sermaye hükümeti olarak adlandırılan dönemin “Demirel Hükümeti” bu eylemlerle baş edemedi, dalgalar halinde işten çıkarmalar, tutuklamalar, işkenceler, açılan davalar işçi sınıfı ve emekçiler üzerinde estirilen bu terör, bu şanlı başkaldırıyı önleyemedi. Üç ay süren sıkıyönetim sonunda işten çıkarılan işçi sayısı beş bini aşmış olmasına rağmen direnişin gücü kırılamadı. Yeni sendika yasası, uygulamaya sokulamadan yükselen direniş ve grevlerin de etkisiyle TİP ve CHP tarafından iptal istemiyle Anayasa Mahkemesine götürüldü. Mahkeme 9 Şubat 1972 tarihli kararıyla “üçte birlik” olarak da bilinen kanunu iptal etti.

Tarihsel süreç içinde 1980/12 Eylül Darbesi ile neredeyse kazanılmış tüm işçi hakları gasp edildi. Dönemin TİSK Başkanı Halit Narin, “Şimdiye kadar işçiler güldü, şimdi sıra bizde!” deme cüretini gösterebildi. Tüm bunların sonucunda işçiler kazanımlarından yoksun, üzerlerinde her türlü tasarrufun yapıldığı ücretli köleler haline getirildi. Sağlıksız, kuralsız, güvenliksiz, güvencesiz ve sendikal mücadeleden yoksun çalışma yaşamı, işçileri kaçınılmaz olarak -gittikçe artan özelleştirmeler ve yükseltilen işsizlik baskısıyla- kaderine boyun eğen suskunlar ordusu haline dönüştürdü.

15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi; insan emeğini sömüren, yok sayan, işçi emeğini alınabilir/satılabilir bir meta haline getiren ve daha fazla kar için işçi canına kıyan sermayeye karşı, işçi sınıfının haklı bir başkaldırısıdır.
15-16 Haziran’ın 44.yıldönümünde, meşru ve demokratik haklarını savunan işçi sınıfı, “sınıf ve kitle sendikacılığı” mücadelesinde ne denli haklı olduğunu, yürürlüğe sokulan taşeron uygulamalarının da bir sonucu olarak Soma’da 301 işçi kardeşini güvenliksiz ve güvencesiz en ilkel çalışma koşullarına kurban vererek bir kez daha gördü.
Bugün tüm zamanlardan daha fazla olarak, 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi yolumuzu aydınlatıyor ve mücadelemize ışık tutuyor.
Selam olsun o görkemli işçi direnişini gerçekleştirenlere, selam olsun bu uğurda katledilen işçi sınıfımızın yiğit önderlerine.

Yaşasın Şanlı 15-16 Haziran İşçi Direnişimiz!

Yaşasın Mücadelemiz, Yaşasın DİSK!

Basın Açıklamaları
Siyasi İktidara İstanbul'dan da Seslendik
İzmir'de Genel-İş Siyasi İktidara Seslendi: Özgür Toplu Sözleşme Hakkı İstiyoruz
ODTÜ’den Seslendik: Özgür Toplu Sözleşme Hakkı İstiyoruz
Ankara’dan Haykırdık: Ekonomik Krizin Yükünü Çekmeyeceğiz, Belediye Şirket İşçilerine Kadro İstiyoruz!
İlan Ediyoruz; Kadro Mücadelemiz Bitmedi !
Belediye Şirketlerine Geçişlerde Güvenlik Soruşturması Şartı Kaldırılsın
Güvenlik Soruşturması Engeline Hayır! İşsiz Kalmak İstemiyoruz!
Güvenlik Soruşturması ve Eski Hükümlülük Uygulaması İşçi Kıyımına Dönüştü
Farklı Fikirleri Yok Etmeye Çalışırsan Aldanırsın
Belediye İşçileri Kadro İçin Ayağa Kalktı
Özel Sözleşmeli Personel Değil, Kadrolu İşçi Olmak İstiyoruz
Taşeronluk Sisteminin Faturasını Ödemeyeceğiz
İşten Atılan Üyelerimiz İçin Diyarbakır'dan Seslendik
Şişli’de Taşerona Geçit Yok
Diyarbakır’dan Seslendik: İşçiler İşlerine Dönsün Hukuksuzluk Son Bulsun!
İktidarı Demokrasi ve Hukuk Devletinin Yoluna Dönmeye Davet Ediyoruz
Hukusuzluk Bitsin Artık!
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Kadınlar Sözlerini Söylüyor
Hukuksuz Yargılamalardan Endişeliyiz!
Darbeciler Yenilecek Demokrasi ve Emek Kazanacak
Kayyum Halk İradesine Darbedir
Olağanüstü Hal Darbesine Hayır!
DİSK/Genel-İş Genel Yönetim Kurulu: Bu Saldırı Demokrasiye Yapılmıştır!
Sosyal Güvenliğe Piyasa Darbesi: Zorunlu Bireysel Emeklilik
Darbe Girişimine Karşı Durduk Olağanüstü Halde Yaşamak İstemiyoruz!
Darbeye Karşı Daha Fazla Demokrasi
Sendikamız Genel Merkezi Önünde Süren Eyleme İlişkin Basına ve Kamuoyuna Açıklamamızdır
Köleci Çalışma Düzeni Getiren Yasa Tasarısına Karşı Mücadeleye Çağırıyoruz.
Taşeron Şirket İşçilerine Kadro Aldatmacası
Köleci Çalışma Düzeni Getiren Yasa Tasarısı TBMM’den Geri Çekilmelidir!
Taşeron Şirket İşçileri İçin Asgari Ücret Artmadı..
Hükümete Soruyoruz!
Cizre’de Belediye İşcisi Ve Sendikamız Üyesi, 3 Çocuk Babası Mehmet Kaplan, Evinin Önünde Öldürüldü
Hükümetin 2016 Eylem Planına Karşı Emeğimizi Gasp Ettirmeyeceğiz!
Onurlu Bir Çalışma Yaşamı, Eşit Özgür Ve Demokratik Bir Türkiye
“Taşeron İşçilere Kadro Verilsin” Basın Açıklaması
Taşeronluk Sistemi Kaldırılsın! Tüm Taşeron İşçilere Kadro Verilsin!
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin Katledilmesini Nefretle Kınıyoruz!
Kadınlar 25 Kasım’da Yaşamı, Barışı Ve Özgürlüğü Savunuyor!
Tunceli Şube Başkanımız Erkan Yılmaz Derhal Serbest Bırakılsın
10 Ekim Ankara Katliamı’nın Birinci Ayında Kaybettiklerimizi Andık
Sendikamızdan Hopa’ya Yardım Eli
DİSK - KESK - TMMOB - TTB Ankara Bileşenleri: Savaşa Hayır, Barış Hemen Şimdi!
İlkemiz; Savaşa Ve Katliamlara Karşı, Barış, Demokrasi Ve Özgürlük Şiarı
Saray Darbesine Karşı Demokrasi, Barış Ve Adalet Mücadelesine!
Barışın Dili Savaşı Susturmalı!..
Cumhurbaşkanı Erken Seçim Zorlamasından Vazgeçmeli Hükümet Kurulmasının Önünü Açmalıdır!
Genel Başkanımız Kani Beko ve Genel Sekreterimiz Remzi Çalışkan Suruç’ta!
DİSK/Genel-İş Genel Yönetim Kurulu’nun DİSK Binasının Kapısının Zincirlenerek İşgal Edilmesiyle İlgili Basın Açıklamasıdır.
DİSK Yönetim Kurulu Adına Genel Başkan Kani Beko’nun DİSK’in Önünde Yaşanan Olaylara Dair Açıklaması
Taşeron İşçilere Kadro Verilmesi İle İlgili Yapılan Basın Açıklaması (15.05.2015):
Basın Açıklaması (12.03.2015)
Genel-İş Sendikamızın İstanbul Avrupa Bölgesi’nde Çalışan Oya Baydak’ın İş Akdinin Feshedilmesinin Ardından Disk Önünde Başlattığı Eyleme Yönelik Zorunlu Açıklamadır.
Özgecan Aslan Cinayeti Olağan Bir Cinayet Değildir!
Grev Haktır Yasaklanamaz! Metal İşçilerinin Grev Hakkı Derhal İade Edilmelidir! (03.02.2015)
Grev Haktır Yasaklanamaz! Metal İşçilerinin Grev Hakkı Derhal İade Edilmelidir! (01.02.2015)
DİSK/Birleşik Metal İşçileri Sendikası Grevi Basın Açıklaması (29.01.2015)
DİSK - KESK - TMMOB - TTB: Açıklanan Paket İş Cinayetlerini Durduramaz
DİSK - KESK - TMMOB - TTB AKP’nin Savaş Tezkerelerine “Hayır” Diyor
İş Sağlıgı Ve Güvenliği Yasası
Basın Açıklaması Duyurusu
Sendikamızın Basın Açıklaması
15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi Yolumuzu Aydınlatıyor ve Mücadelemize Işık Tutuyor!
DİSK Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi: Taşeron Cumhuriyetine Karşı Demokratik Cumhuriyet!
Taşeronsuz Bir Türkiye İçin Mücadeleye Devam!
Torba Yasa Taşerondan Yana!
Epsu Genel Kurulu’nu Türkiye İşçi Sınıfı Adına Ve Disk/Genel-İş Sendikası Adına Saygıyla Selamlıyorum.
Yastayız
Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Yarışması İle İlgili Önemli Duyuru
EPSU’dan Sendikamız DİSK/Genel-İş’e Soma’da Katledilen İşçiler İçin Başsağlığı ve Destek Mesajı
1 Mayıs ve İşçiye Taksim Saldırısı İle İlgili Sendikamızın Basın Açıklaması
Soma’daki İşçi Cinayeti ve Taşeronlaşmaya Karşı Üretimden Gelen Gücümüzü Kullanacağız!
Yastayız…
Ankara’da 1 Mayıs’ta Sıhhiyedeyiz!
1 Mayıs Bildirisi
Gücünüz Yetmez; Kadına
Deniz, Yusuf, İnan, Mücadeleye Devam!
Halk Zulüm Karşısında Sinmedi, İktidar Korku İmparatorluğu Kuramayacağını Bir Kez Daha Gördü!
Ankara’da 1 Mayıs’ta Sıhhiyedeyiz!
Yatağan İşçileri Yalnız Değildir!