Belediye İşçileri Yine Kadrosuz

07/12/2017

DİSK/Genel-İş Genel Yönetim Kurulu’nun taşeron şirket işçilerine kadro verilmesi konusunda Hükümet adına yapılan açıklamalarla ilgili görüşleridir.

5 Aralık 2017 Salı günü önce Sayın Cumhurbaşkanı ve sonrasında Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından yapılan açıklamaları dikkatle izledik ve anlamaya çalıştık.

Öncelikle ifade edelim ki bu açıklamalardan önce yüzbinlerce taşeron şirket işçisini ilgilendiren bir konunun doğrudan muhatapları olan sendikalarla müzakere yapılarak atılacak adımların olgunlaştırılması gerekirdi.

Yapılan açıklamalardan bu konunun 12 maddede ele alınarak bir yasa tasarısı olarak TBMM’ye gönderileceğini anlıyoruz. Ayrıntılarını bilmeden sadece yapılan açıklamalara göre durumu şöyle değerlendiriyoruz:

Kadro işlemleri için komisyon kurulmasını talep ediyoruz.

Merkezi yönetim kurumlarındaki taşeron şirket işçileri 657/4-d kapsamında süresi belirsiz hizmet akdiyle kamuda istihdam edileceklerdir. Ancak Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın açıklamalarına göre kamuda çalışmak isteyen işçi başvuru yapacak; başvurular değerlendirilecek ve “basit” bir sınav yapılacaktır.

Hükümet adına yapılan açıklamalarda 450 bin taşeron şirket işçisinin bu kapsamda olduğu ifade edilmektedir.

Bu konuda sürecin açık ve şeffaf yöntemlerle yapılmasını; merkezi yönetim kurumlarına alınacak işçilerin şu anda çalıştıkları şirketler; hizmet verilen kurumlar ile işçilerin isimleri de yayımlanarak tam olarak işçi sayısı da bilinerek işlemlerin gerçekleştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için işçi konfederasyonları temsilcilerinin değerlendirme ve kadroya alınma sürecine dahil edilerek kadro işlemleri konusunda toplumsal mutabakat sağlanması mümkün kılınacaktır. Bu konuda bir komisyon kurulmasını talep ediyoruz.

Belediye hizmetlerinde çalışan işçilerin kadro beklentisi boşa çıkarılmıştır.

Önce belediye şirketleriyle esas olarak da 2004 yılından başlayarak başta 5393 sayılı Belediye Kanunu olmak üzere yerel yönetim yasalarıyla güvenceli kamu istihdamının dışına çıkarılan belediye hizmetlerinde çalışan yüzbinlerce işçinin kadro beklentisi yapılan açıklamalarla boşa çıkarılmıştır.

Yapılan açıklamalara göre belediye hizmetlerinde çalışan taşeron şirket işçilerine kadro değil belediye işverenlerinin insafına göre belediye şirketlerinde istihdam kapısı aralanmaktadır. Ocak 2002’de çıkarılan Kamu İhale Kanunu öncesinde belediyeler belediye şirketlerinde ihtiyaç duydukları personeli istihdam edebiliyorlardı. AKP Hükümetleri 2004’ten başlayarak yeni baştan düzenlediği yerel yönetim mevzuatıyla şirket kurmayı imkansızlaştırdı; kamu ihale mevzuatı silahıyla belediye istihdamının taşeron şirket istihdamına dönüşmesinde belirleyici oldu. Şimdi yapılan iş geriye dönüş anlamına gelmekte; işçilerin güvenceli kamu istihdamı beklentisi bir kez daha boşa çıkarılmaktadır.

Sendikamızın talebi başından beri Belediye Kanunu’ndaki norm kadro uygulamasının değiştirilerek norm kadro kurma ve uygulama yetkisinin belediye meclislerine terk edilmesi; belediyelerin asli hizmetlerinde hizmet alımının yasaklanması; belediye iktisadi teşekkülleri (BİT) olarak tanımlanan belediye şirketlerinde çalışanlar da dahil olmak üzere taşeron şirketlerde çalışan işçilerin 657/4-d kapsamında istihdam edilmeleri yönünde olmuştur.

Hükümet adına yapılan açıklamalar, Hükümet’in ilan ettiği rakamlara göre 400 bin işçiyi kadrosuz ve güvencesiz bırakmıştır. Yine bu açıklamalar dikkatle incelendiğinde sadece merkezi idare, belediye ve il özel idarelerinde çalışan işçilerin kapsama alındığı anlaşılmaktadır. Buna göre kamu iktisadi teşekküllerinde çalıştırılan taşeron işçilerin de kadro düzenlemesinde kapsam dışında bırakıldığı anlaşılmaktadır. Düzenleme bu şekilde yasalaşırsa Anayasanın eşitlik ilkesi göz ardı edilmiş olacaktır.

Yapılacak düzenlemenin bu eksiklikler giderilerek değiştirilmesi talebimizi bugünden başlayarak yeniden dile getiriyoruz.

Hükümet tarafından yapılan açıklamalar çerçevesinde belediyelerce yapılacak bütün işlemlerinde işçi sendikalarının içinde olacağı komisyonların yetkisinde yapılmasını talep ediyoruz.

Diğer yandan ilave tediye ödemesine yerel mahkeme kararlarıyla hak kazanan ancak Yargıtay ilgili dairelerinin aksi yönde kararlarıyla bu haktan mahrum kalan belediye iktisadi teşekkülleri işçilerine bu hakkın yasayla tanınması temel beklentimizdir.

Bu değerlendirmelerimiz temelinde Hükümet’ten başlıca talebimiz kadro konusunda sergilenen ayrımcı anlayışı terk ederek kamuyu bütün olarak ele alması ve belediye hizmetlerinde çalışan taşeron şirket işçileri ile BİT işçilerine de güvenceli kamu kadrolarını açmasıdır.

Bu yapılmazsa bize kamudaki taşeron işçiler arasında neden ayrım yapıldığını sorgulamak kalır.

Belediye İşçileri Yine Kadrosuz