Çatışmanın arasında kalan yaralıya yardım ettiği için tutuklanan Sendikamız Tunceli Şube Başkanı serbest bırakılsın!

Sendikamız Tunceli Şube Başkanı Erkan Yılmaz, 4 Eylül’de Tunceli Merkez Karakolu önündeki çatışmanın arasında kalarak yaralanan ve daha sonra hayatını kaybeden Ayten Gülhan’ın hastaneye taşınması için yardımda bulunduğu gerekçesiyle “Polise mukavemet”, “Adam öldürmeye teşebbüs ve azmettirme” suçlamalarıyla 23 Eylül Cuma günü tutuklandı. Tutuklanma üzerine Şube’miz tarafından bir basın açıklaması düzenlenmişti.

Sendikamız Tunceli Şube Sekreteri Şükran Yılmaz tarafından düzenlenen basın açıklamasında, “Genel-İş olarak ‘Gelin savaşa karşı barışı, baskı, şiddet ve zora karşı özgürlükleri ve demokrasiyi, yolsuzluğa, hırsızlığa ve sömürüye karşı emeğin yaşamın her alanında birlikte mücadelesini verelim. Gelin her ölümün bizi birbirimizden daha uzağa savurmasına izin vermeyelim’ diyen bir anlayışın savunucusuyuz. Bu değerlerimize karşı geliştirilen baskılara boyun eğmeyeceğiz” denilerek yöneticilerimize dönük baskılara, şube başkanımızın tutuklanması kararını kınamış ve derhal serbest bırakılmasını talep etmiştik.

Sendikamız yöneticisi Erkan Yılmaz’ın serbest bırakılmasını içeren talebimizi bir mektupla uluslararası üst örgütümüz olan EPSU’ya bildirmiş ve dayanışma çağrısında bulunmuştuk.

Çağrımız ve EPSU’nun çağrımıza verdiği dayanışma mesajı aşağıdadır:

EPSU’ya yaptığımız çağrı:

Sayın Jan Willem Goudriaan

EPSU Genel Sekreteri
04.09.2015 tarihinde Tunceli şehir merkezinde kolluk kuvvetleri ile PKK militanları arasında çıkan çatışma esnasında oradan geçmekte olup sivil halktan olan Sendikamız üyesinin kız kardeşi seken kurşunlarla yaralanmıştır.

Tunceli Şube Başkanımız Erkan YILMAZ, bu yaralıyı hastaneye yetiştirme amacıyla beyaz bir aracın yanına gitmiştir. Araçtakiler ise yardım etmeyerek orayı terk etmişlerdir. Ambulansın geç gelmesi ile yardım etmeye çalıştığı kadın hayatını kaybetmiştir.

Bu olaydan yaklaşık 45 gün sonra (22.10.2015 tarihinde) hakkında suçlama olduğu iddiasıyla kolluk kuvvetlerince gözaltına alınmış, kollukta; asılsız bir şekilde başkanın görevli memura mukavemette bulunduğu ve görevlerini yerine getirmelerini engellediği, slogan attığı suçlamaları yöneltilmiş, Başkanın bunların olmadığını beyan etmesine rağmen; bir gün sonra yani 23.10.2015 tarihinde mahkemece nedeni belirtilmeden tutuklanmıştır. Tutuklama müzekkeresinde, tutuklamanın nedeni olarak sadece genel ve soyut bir madde olan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi gösterilmiştir. Başkanın hangi nedenle tutuklandığı mahkemece belirtilmemiştir.

Başkanın avukatları tarafından tüm deliller öne sürülerek tutuklamaya itiraz dilmiş ancak bugüne kadar bu itiraza yönelik herhangi bir karar verilmemiştir.

Protesto mektuplarınızı T.C. Adalet Bakanlığı ve Başbakanlık’a iletebilirsiniz.

TUTUKLAMA NEDENLERİ

Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (Madde 76, 77, 78),

2. Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83),

3. (Ek bent: 06/12/2006 – 5560 S.K.17.md) Silahla işlenmiş kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent e) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),

4. İşkence (Madde 94, 95)

5. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, Madde 102),

6. Çocukların cinsel istismarı (Madde 103),

7. (Ek bent: 06/12/2006 – 5560 S.K.17.md) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),

8. Uyuşturucu veya uyarıcı Madde imal ve ticareti (Madde 188),

9. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, Madde 220),

10. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (Madde 302, 303, 304, 307, 308),

11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (Madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (Madde 12) suçları.

c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci Maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.

d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.

e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü Maddelerinde tanımlanan suçlar.

f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu Maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.

(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./11.mad) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı bir yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

EPSU’nun çağrımıza vermiş olduğu dayanışma mesajı:

Brüksel, 6 Kasım 2015

Sayın Bakan, Sayın İpek,

Genel-İş Tunceli Şube Başkanı Erkan Yılmaz’ın terör suçları kapsamında tutuklandığı bilgisini aldık. Bu suçlama Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesine dayandırılmaktadır. Mahkeme ise tutuklamanın gerekçesine dair bir beyanda bulunmamıştır.

Bu durumun arka planında ise 4 Eylül 2015 günü Tunceli şehir merkezinde yaşanan olaylar sırasında yoldan geçen birinin çatışma nedeniyle yaralanması yer alıyor. Yılmaz, ağır yaralanan kadına yardım etmek ve onu hastaneye ulaştırmak istemiş, ancak yanına gittiği araç yardım etmeyi reddetmiş ve oradan ayrılmıştır. Ambulansın olay yerine geç gelmesi ile de ağır yaralı kadın hayatını kaybetmiştir.

22 Ekim günü, Yılmaz tutuklanmıştır ve polise mukavemet ile suçlanmıştır. Bu suçlamanın içeriği de açıkça ifade edilmemiştir. Anlaşılıyor ki söz konusu araç bir sivil polis aracıydı? Ya da Türkiye’de yaralılara yardım etmek yasak mıdır?

Sizden bu olayı incelemenizi ve Yılmaz’ın avukatlarının gerekli bilgilere erişimini sağlamanızı talep ediyoruz. Kendisinin herhangi bir şiddet eyleminde bulunmadığı ve 100. maddenin bu tutuklama için temel oluşturmadığı kanaatindeyiz. Yılmaz’ın en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlamanızı talep ediyoruz.

Bu olayı anlamamıza yardımcı olacak herhangi biliye ulaşırsanız lütfen bizimle de paylaşınız.

Yardımlarınız için teşekkürler.

Saygılarımla,

Jan Willem Goudriaan

EPSU Genel Sekreteri


Metnin orjinali için tıklayınız... (pdf)
Uluslararası İlişkiler
EPSU'dan Sendikamıza Ziyaret
EPSU Bölge Toplantısına Katıldık
Karbel Grevimize Uluslararası Dayanışma
EPSU Genel Sekreteri'nin Yeni Yıl Mesajı
Sendikamız EPSU Güney – Doğu Avrupa Bölge Toplantısı’na Katıldı
EPSU Toplu Pazarlık Konferansı'na Katıldık
25 Ülkeden Uzman ve Sendikacılarla “Kamu Hizmetlerinin Ticarileşmesine Hayır” Dedik
EPSU’nun Sendikamızın IŞİD Terörüne Duyarlılık Çağrısı ile AB’ye Yazdığı Mektuba Yanıt Geldi
EPSU YÖNETİM KURULU’NA KATILDIK
Sofya’da “KAMU İŞÇİLERİ İÇİN İNSANA YAKIŞIR İŞ” Dedik
EPSU, Sendikamızın Acil Çağrısı Üzerine IŞİD Terörünü Kınadı ve AB’ye Mektup Yazdı
EPSU ve PSI/EPSU: Katliamdan dolayı derin üzüntü ve sarsıntı içerisindeyiz!
Çatışmanın arasında kalan yaralıya yardım ettiği için tutuklanan Sendikamız Tunceli Şube Başkanı serbest bırakılsın!
Belediye hizmetleri tekrar belediyelere mi dönüyor?
EPSU Güney Doğu Avrupa Sendikaları Romanya’da Bir Araya Geldi
ILO Konferansına Katıldık: Kamu İşçilerine İnsana Yakışır İş İstiyoruz!
Kamu Hizmetleri Sendikaları Mülteci Hakları İçin Bir Arada
Kamu Hizmetleri Sendikaları Mülteci Hakları İçin Bir Arada
EPSU Güney Doğu Avrupa Sendikaları Romanya’da Bir Araya Geldi