ILO: Memur-Sen Çalışanları Temsil Edemez

12/06/2018

28 Mayıs ve 8 Haziran 2018 tarihleri arasında ILO’nun 107. Uluslararası Çalışma Konferansı “İnsan onuruna yakışır işlerin olduğu bir gelecek inşa edelim” sloganıyla İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlendi. Konferansta Memur-Sen’in işçi delegesi olarak atanması Konferans Yetki Tespit Komitesi tarafından sert bir şekilde eleştirildi.

Çalışma Bakanlığı bu yıl hiçbir istişare yapmaksızın, ILO tüzüğüne aykırı şekilde Memur-Sen’i ILO konferans delegesi olarak belirledi. Bu uygulamaya DİSK, KESK, TÜRK-İŞ ve KAMU-SEN tarafından yayımlanan ortak bir açıklamayla itiraz edildi. İtirazlar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’na da iletildi ancak kararda herhangi bir değişiklik olmadı. Konferans Yetki Tespit Komisyonu bu uygulamayı sert bir şekilde eleştirdi.

 İşçi Örgütlerinin Delegesi Neden Memur-Sen Olmamalı?

Uluslararası Çalışma Konferansı’nın çalışma prensibi uyarınca ILO’da işçileri temsil edecek örgütün ILO’da söz hakkı olan uluslararası konfederasyonlara üye sendikalarla müzakere edilerek, bunlarla mutabakat içinde ve özellikle de bunlar arasından saptanması gerekmektedir. Oysaki Memur-Sen uluslararası konfederasyonlara üyelik başvurusunda bulunmuş, ancak uluslararası konfederasyonlar tarafından Memur-Sen’in “hükümetten ve sermayeden bağımsız olmaması” gerekçesiyle üyeliği reddedilmiştir.

Dahası ILO Konferansı’nda işçi delegesinin saptanmasında işçilerin gerçek temsilini sağlayacak yapıcı bir müzakere sürecinin yürütülmesi ve çalışanların çoğunluğunun desteğini alan bir temsiliyetin sağlanması gereklidir. ILO Anayasası’ndaki “en fazla temsil yetkisine sahip olma”, “en çok üyesi olma” biçiminde anlaşılamaz. ILO Konferansı’nda işçilerin temsili pazarlığa ve hükümetin kararına terk edilemeyecek bir haktır.

 ITUC tarafından yapılan itiraz sonucunda Konferans Yetki Tespit Komitesi şu saptamaları yapmıştır:

  • Hükümet, işçi delegesini tek taraflı olarak atamıştır

Komite bu yılki konferans oturumuna aday gösterilen işçi delegesinin en fazla temsil niteliğini haiz örgütlerle anlaşmadan Hükümet tarafından tek taraflı olarak atandığını gözlemlemiştir. Komite, Hükümet tarafından yapılan ve “en fazla temsili haiz örgütler arasında alınan karar” açıklamasının hayata geçirilmediğini ve işçi delegesinin 2017 yılında Hükümet tarafından sunulan rotasyon sistemi temeline dayanarak atandığını not etmektedir. Komite bu tür bir sistemin tek taraflı olarak Hükümetlerce dayatılamayacağını ve en fazla temsilihaiz örgütlerin anlaşması halinde işçi delegesinin atanmasında bir kıstas işlevini görebileceğini hatırlatır.

İtiraz eden kuruluş, birlikte ele alındıklarında bu dört örgütün MEMUR-SEN'den daha fazla temsil niteliğini haiz olduğunu ve konferansa atanan işçi delegesinin bu dört örgüt tarafından ortaklaşa belirlenmiş olması gerektiğini ifade etmiştir. Yukarıdakilere dayanarak, dört örgüt konferansın bu oturumuna danışman atamayı reddetmiştir. İtiraz eden kuruluş, Komite'den Hükümet’e konu ile ilgili açıklama yapması ve anayasal yükümlülüklerini yerine getirmesini tavsiye etmesi çağrısında bulunmasını talep etmiştir.

  • Hükümetler ilgili örgütlerle istişarede bulunarak ve delegasyonu onlarla anlaşarak belirlemekle yükümlüdür

Bu bağlamda, Komite ILO anayasasının 3(5). Maddesini ve Uluslararası Daimi Adalet Divanı’nın 1922 tarihli ve 1 no’lu mütalaasını hatırlatır. Hükümetler işveren ve işçi örgütlerinin temsil niteliklerine istinaden yaptıkları değerlendirmeleri objektif ve kanıtlanabilir kıstaslara göre yapmak ve aynı zamanda ilgili örgütlerle istişarede bulunarak ve onlarla anlaşarak delegasyonu belirlemekle yükümlüdürler. Hükümetler anlaşmayı hayata geçirmek için ellerinden geleni yapmalıdırlar. Nitekim ülke çalışanlarının temsilini garanti etmenin en iyi yolu budur. Temsil niteliğine istinaden Komite, Hükümet tarafından temin edilen bilgiye göre MEMUR-SEN, T. KAMU-SEN ve KESK’in memurları temsil ettiğini, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK’in ise özel ve kamu sektöründeki işçileri temsil ettiğini not etmektedir. Bu yüzden bu örgütlerin ülkedeki farklı sektör çalışanlarını temsil ettiği şüphesizdir ve uygun bir biçimde bu örgütlerle istişarelerde bulunulmalıdır.

  • Hükümetin istişare çabaları yeterli değildir

Hükümetin bu yıl yapılan konferansa atanacak işçi delegesi ile ilgili olarak en fazla temsil niteliğinihaiz örgütlerle anlaşma sağlama çabalarına istinaden, Komite, konferans öncesi tek bir istişare toplantısı yapıldığını, bu toplantının iki örgütün itirazı ardından gerçekleştirildiğini ve gerekli anlaşmanın sağlanması için yetersiz olduğunu not etmektedir.