ILO’da Çalışanları Kim Temsil Edecek?

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu yıl toplanacak ILO Genel Kurulu ile ilgili olarak işçi ve memur konfederasyonlarını toplantıya çağırdı. Toplantının en önemli gündem maddesi ILO konferansında çalışanları hangi konfederasyonun temsil edeceği oldu. ILO sözleşmelerinin ihlali gibi konular da ele alındı. DİSK Genel Sekreteri Cafer Konca da bu toplantıya katıldı.

Geçen yıl ILO’nun 107. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda Türkiye hiçbir istişare yapmaksızın, ILO tüzüğüne aykırı şekilde bir oldubittiye getirilerek Memur-Sen’i ILO konferans delegesi olarak belirlemişti. Konferans Yetki Tespit Komisyonu ise bu uygulamayı sert bir şekilde eleştirmişti. Konferans sonunda yayımlanan Yetki Tespit Komitesine Raporu ise ders niteliğinde olmuştu.

ILO Anayasası’nın 3. Maddesi konferansa katılacak çalışan temsilcilerinin belirlenmesi için özel bir prosedür öngörmüştür. Buna göre, “üye ülkeler, (…) mevcut olan çalışanların ve işverenlerin en fazla temsil yetkisine sahip endüstriyel/sendikal örgütlerle anlaşarak belirlemeyi taahhüt ederler.” demiştir.

Bu prosedürde de belirtildiği gibi ILO Anayasası’nda yer alan bu hükümler doğrultusunda Türkiye işçi delegesinin Konfederasyonlarla istişare yaparak belirlenmesi gerekiyor.

Memur-Sen’in delegeliğine karşı gerek Uluslararası Sendikal Konfederasyonu (ITUC) gerekse ILO İşçi Grubu nezdinde büyük bir tepki ortaya çıkmıştı. Konferans sonrasında yayımlanan Yetki Tespit Komitesi Raporu da bu tepkileri resmileştirmiştir.

Memur-Sen’in üye sayısının şüpheli bir şekilde hızla artması, sendikal hak ihlalleri ve kamu sektöründeki kitlesel işten çıkartmalara sessiz kalması gibi olgularla bağımsız bir sendika olmadığı komite raporlarına yansımıştır

Yine Memur-Sen yakın zamanda 6. Olağan genel kurulu için uluslararası sendikalara davet göndermiş, bunun üzerine ETUC Genel Kurula katılmayı reddetmenin yanı sıra üye federasyon ve konfederasyonlara bir yazı ile katılmamaları yönünde görüş bildirmiştir.

EPSU Genel Sekreterinin imzasıyla gönderilen yazıda ;

Memur-Sen’in ETUC ve ITUC üyesi olmadığını, Konfederasyonun bir kaç yıl önce ITUC üyeliği için yaptığı başvurunun bu konfederasyonun Türkiye Cumhurbaşkanı’ndan ve onun partisinden bağımsız olmadığı gerekçesiyle reddettiğini ve Memur-Sen’in uluslararası varlığını meşrulaştıracak her hangi bir eylem ya da etkinlikten imtina etmelerini istemiştir.

Diğer önemli ve üzerinde durulması gereken mesele ise Türkiye’nin her sene altına imza attığı ILO Sözleşmelerini ihlal eden ülke konumuna düşmesidir.

Türkiye’nin uygulamalar bakımından karnesi oldukça zayıf. Çalışma hayatındaki çok sayıda uygulama ILO Sözleşmeleri’ne aykırı durumda. Bu konu her sene ILO konferanslarında gündeme geliyor. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan 2019 Uzmanlar Komitesi Raporu Türkiye hakkında geniş ve sert tespitlere yer vermişti.

ILO Sözleşmelerine uyulmasını ve bu sözleşmelerin uygulanmasını talep ediyoruz. Türkiye hem ILO hem de ITUC raporlarında sendikal hakların ve çalışma koşullarının en kötü olduğu ülkeler arasındadır. Ülkemiz bu utançtan kurtulmalıdır. Sendikaya üye olma, sendika kurma, toplu sözleşme ve grev hakkı gibi konularda ILO standartlarını yakalamalıyız.