İş Sağlıgı Ve Güvenliği Yasası

2003 yılında 4857 sayılı yasa ile hazırlıkları başlayan, çeşitli yönetmelik, tüzük girişimleri ve nihayet 2006’da “müstakil bir iş yasası” adıyla devam eden, son bir yılda hız kazanan yasa tasarısı Nisan 2012’de Meclis’e sunuldu. 30 Haziran 2012 itibariyle Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Öncelikle vurgulanması gereken Yasa’nın sahiplerince sürekli yeni ve özgün olduğu ifade edilmesine karşın aslında hammaddesinin, neredeyse tamamının geçmiş yönetmelik ve tüzükler olduğu; kimi noktalarda o düzenlemelerden de geriye gidildiğidir.
AB ve ILO’nun normlarına “uyum”un gereği ‘müstakil’ hale getirilmesinden başka bir “yeniliği” olmayan yasa, bu anlayış ve bu içerikle onar onar gerçekleşen işçi ölümlerini engelleyebilecek dinamiklerin önünü açmamaktadır. Yasa, çalışan sağlık ve güvenliği hizmetlerinin 50 ve daha az işçi çalışan işyerlerini ve kamu çalışanlarını kapsaması dışında ülkemizin ihtiyaçlarını karşılayacak düzenlemenin çok uzağındadır.
Bu uzun süreçte alandaki tüm yapılarla birlikte emekten yana örgütler, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak bütün toplantılara katıldık. Bütün olumsuz koşullara, eleştirilerimizin hiçbirinin dikkate alınmadığı sayısız toplantıya rağmen bu çalışmalardan uzak durmadık, yazılar yazdık, değerlendirdik, değişiklik önerilerimizi sunduk. Ülkemize, çalışanlarımızın sağlığına-güvenliğine olan sorumluluğumuzu gerçek anlamda olumlu bir sonuca dönüştürme umudunu sürekli diri tutmaya özen gösterdik. Yasa’nın hazırlanma sürecinde görüşlerimizi kimi zaman yazıyla kimi zaman eylemle, defalarca, Hükümet kanadına belirtmemize rağmen, öze ilişkin değerlendirme ve önerilerimizin hiçbiri dikkate alınmamıştır.
Bilindiği üzere, insanlık tarihinin geçirdiği evreler sonucu çalışma hakkı, temel insan hakkı olarak kabul edilmiştir. Ancak, bu hakkın tek başına soyut olarak kabulünün bir anlam ifade etmediğini de yaşanan deneyimler göstermiştir. Bu hakkın kullanımı ancak diğer temel haklardan olan yaşama hakkının özünü ihlal etmeyecek bir ortamın sağlanmasıyla olanaklıdır. Sağlıklı ve güvenli ortamda yaşama hakkı temel insan hakkı olduğuna göre çalışma hakkının kullanılmasında, çalışanın beden bütünlüğünü ve sağlığını bozacak etkilerden işyerinin arındırılması esastır. Bu hakkın korunmasında ve kullanılmasında Devlet asli sorumludur.
Bizlerin çabası ve mücadelesi, çalışanların işyerindeki tehlikelerle karşılaşma ve onlara maruz kalma olasılığını en aza indirmek için oluşturulacak örgütlenme, normlar ve sürekli gözetimi mümkün kılan bir yapıyı ortaya çıkarmaktır. Bu yapının gerçek ihtiyaca uygun sonuç alıcı dinamiği çalışanlar ve sendikaları, iş güvenliği mühendisleri ve işyeri hekimleridir. Bu dinamiğin önünün açılması ve taleplerinin karşılanması, güvenlik kültürünün gelişimine ve yapının tesisine güçlü bir temel sağlayacaktır. Bu nedenle, sendikaları, iş güvenliği mühendisi ve işyeri hekimini Yasa’nın içine işlevine uygun ana unsurlar olarak doğru koymak gerekirdi.

Sonuç olarak;

İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanında yeterli ve kalıcı sonuçlara ulaşabilmek için, işten kaynaklanan ya da işle bağlantılı olarak meydana gelen kazaları, hastalıkları ya da sağlıkla ilgili diğer sorunları önlemeye dönük ulusal düzeyde, sistematik bir politikanın yaşama geçirilmesi zorunludur. Tehlike ve riskleri minimum düzeye indirmeye çaba sarf edecek bu yaklaşım, kaza ve hastalıkların neden olduğu yıkımları azaltacak, iş ile ilgili ortam ve koşulları iyileştirecektir.
Yasa, sorunlu bir sistem üzerinden, çalışanların sağlığı ve güvenliği alanında yaşanan sorunları çözebilmesi ve arzu edilen normlara ulaşabilmesi hedefinden oldukça uzak olduğu gibi, var olan sorunların daha da derinleşmesine neden olacağını düşündürmektedir. Çalışanların sağlığı ve güvenliği konusunda piyasa koşullarına bağlı ekonomik ve faydacı yaklaşım terk edilerek, çalışanların sağlığı ve güvenliği yasası, sendikaların, üniversitelerin,
TTB ve TMMOB’nin katılımının sağlandığı ve görüşlerinin yansıtıldığı bir çerçevede yeni bir düzenleme yapılmalıdır.
Çalışanların ve toplumun sağlık ve güvenliği merkeze konulmalı, sistemin en önemli ayaklarını oluşturan işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının meslek kuruluşlarıyla bağları da güçlendirilerek, işlerini mesleki bağımsızlıklarını koruyarak yapabilecekleri bir güvenceye kavuşturulmaları sağlanmalıdır. Ayrıca, bütün bu önerileri somut olarak hayata geçirecek yeni bir sistem çabası içine girilmeli ve tarafların etkin katılımına olanak sağlayacak şekilde düzenlenecek Ulusal Konsey, bu konuda etkin bir rol üstlenmelidir.
Ayrıca, hiçbir net çerçeve belirtilmeksizin pek çok temel alanın yönetmeliklere bırakılması yasama yetkisinin devri olduğu gibi çalışanların Çalışma Bakanlığı’nın insafına terk edilmiştir.
Görülen o ki, kaybettiğimiz onca cana ve yitirilen sağlığımıza rağmen çalışanların sağlığı ve güvenliği, sermayenin baskısına ve taşeron firmaların kâr hırsına kurban edilmiştir.
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, insana, emeğe verdiği değer, emekçilere olan güveni, bu alandaki geçmişten bugüne çabaları ve mücadelesiyle emekçilerin sağlığı ve güvenliğinde “önce insan” diyen bir yarın için iş kazalarının bir cinayet olduğunu anlatmaya devam edecektir.
DİSK – KESK – TMMOB – TTB

Basın Açıklamaları
Siyasi İktidara İstanbul'dan da Seslendik
İzmir'de Genel-İş Siyasi İktidara Seslendi: Özgür Toplu Sözleşme Hakkı İstiyoruz
ODTÜ’den Seslendik: Özgür Toplu Sözleşme Hakkı İstiyoruz
Ankara’dan Haykırdık: Ekonomik Krizin Yükünü Çekmeyeceğiz, Belediye Şirket İşçilerine Kadro İstiyoruz!
İlan Ediyoruz; Kadro Mücadelemiz Bitmedi !
Belediye Şirketlerine Geçişlerde Güvenlik Soruşturması Şartı Kaldırılsın
Güvenlik Soruşturması Engeline Hayır! İşsiz Kalmak İstemiyoruz!
Güvenlik Soruşturması ve Eski Hükümlülük Uygulaması İşçi Kıyımına Dönüştü
Farklı Fikirleri Yok Etmeye Çalışırsan Aldanırsın
Belediye İşçileri Kadro İçin Ayağa Kalktı
Özel Sözleşmeli Personel Değil, Kadrolu İşçi Olmak İstiyoruz
Taşeronluk Sisteminin Faturasını Ödemeyeceğiz
İşten Atılan Üyelerimiz İçin Diyarbakır'dan Seslendik
Şişli’de Taşerona Geçit Yok
Diyarbakır’dan Seslendik: İşçiler İşlerine Dönsün Hukuksuzluk Son Bulsun!
İktidarı Demokrasi ve Hukuk Devletinin Yoluna Dönmeye Davet Ediyoruz
Hukusuzluk Bitsin Artık!
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Kadınlar Sözlerini Söylüyor
Hukuksuz Yargılamalardan Endişeliyiz!
Darbeciler Yenilecek Demokrasi ve Emek Kazanacak
Kayyum Halk İradesine Darbedir
Olağanüstü Hal Darbesine Hayır!
DİSK/Genel-İş Genel Yönetim Kurulu: Bu Saldırı Demokrasiye Yapılmıştır!
Sosyal Güvenliğe Piyasa Darbesi: Zorunlu Bireysel Emeklilik
Darbe Girişimine Karşı Durduk Olağanüstü Halde Yaşamak İstemiyoruz!
Darbeye Karşı Daha Fazla Demokrasi
Sendikamız Genel Merkezi Önünde Süren Eyleme İlişkin Basına ve Kamuoyuna Açıklamamızdır
Köleci Çalışma Düzeni Getiren Yasa Tasarısına Karşı Mücadeleye Çağırıyoruz.
Taşeron Şirket İşçilerine Kadro Aldatmacası
Köleci Çalışma Düzeni Getiren Yasa Tasarısı TBMM’den Geri Çekilmelidir!
Taşeron Şirket İşçileri İçin Asgari Ücret Artmadı..
Hükümete Soruyoruz!
Cizre’de Belediye İşcisi Ve Sendikamız Üyesi, 3 Çocuk Babası Mehmet Kaplan, Evinin Önünde Öldürüldü
Hükümetin 2016 Eylem Planına Karşı Emeğimizi Gasp Ettirmeyeceğiz!
Onurlu Bir Çalışma Yaşamı, Eşit Özgür Ve Demokratik Bir Türkiye
“Taşeron İşçilere Kadro Verilsin” Basın Açıklaması
Taşeronluk Sistemi Kaldırılsın! Tüm Taşeron İşçilere Kadro Verilsin!
Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin Katledilmesini Nefretle Kınıyoruz!
Kadınlar 25 Kasım’da Yaşamı, Barışı Ve Özgürlüğü Savunuyor!
Tunceli Şube Başkanımız Erkan Yılmaz Derhal Serbest Bırakılsın
10 Ekim Ankara Katliamı’nın Birinci Ayında Kaybettiklerimizi Andık
Sendikamızdan Hopa’ya Yardım Eli
DİSK - KESK - TMMOB - TTB Ankara Bileşenleri: Savaşa Hayır, Barış Hemen Şimdi!
İlkemiz; Savaşa Ve Katliamlara Karşı, Barış, Demokrasi Ve Özgürlük Şiarı
Saray Darbesine Karşı Demokrasi, Barış Ve Adalet Mücadelesine!
Barışın Dili Savaşı Susturmalı!..
Cumhurbaşkanı Erken Seçim Zorlamasından Vazgeçmeli Hükümet Kurulmasının Önünü Açmalıdır!
Genel Başkanımız Kani Beko ve Genel Sekreterimiz Remzi Çalışkan Suruç’ta!
DİSK/Genel-İş Genel Yönetim Kurulu’nun DİSK Binasının Kapısının Zincirlenerek İşgal Edilmesiyle İlgili Basın Açıklamasıdır.
DİSK Yönetim Kurulu Adına Genel Başkan Kani Beko’nun DİSK’in Önünde Yaşanan Olaylara Dair Açıklaması
Taşeron İşçilere Kadro Verilmesi İle İlgili Yapılan Basın Açıklaması (15.05.2015):
Basın Açıklaması (12.03.2015)
Genel-İş Sendikamızın İstanbul Avrupa Bölgesi’nde Çalışan Oya Baydak’ın İş Akdinin Feshedilmesinin Ardından Disk Önünde Başlattığı Eyleme Yönelik Zorunlu Açıklamadır.
Özgecan Aslan Cinayeti Olağan Bir Cinayet Değildir!
Grev Haktır Yasaklanamaz! Metal İşçilerinin Grev Hakkı Derhal İade Edilmelidir! (03.02.2015)
Grev Haktır Yasaklanamaz! Metal İşçilerinin Grev Hakkı Derhal İade Edilmelidir! (01.02.2015)
DİSK/Birleşik Metal İşçileri Sendikası Grevi Basın Açıklaması (29.01.2015)
DİSK - KESK - TMMOB - TTB: Açıklanan Paket İş Cinayetlerini Durduramaz
DİSK - KESK - TMMOB - TTB AKP’nin Savaş Tezkerelerine “Hayır” Diyor
İş Sağlıgı Ve Güvenliği Yasası
Basın Açıklaması Duyurusu
Sendikamızın Basın Açıklaması
15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi Yolumuzu Aydınlatıyor ve Mücadelemize Işık Tutuyor!
DİSK Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi: Taşeron Cumhuriyetine Karşı Demokratik Cumhuriyet!
Taşeronsuz Bir Türkiye İçin Mücadeleye Devam!
Torba Yasa Taşerondan Yana!
Epsu Genel Kurulu’nu Türkiye İşçi Sınıfı Adına Ve Disk/Genel-İş Sendikası Adına Saygıyla Selamlıyorum.
Yastayız
Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Yarışması İle İlgili Önemli Duyuru
EPSU’dan Sendikamız DİSK/Genel-İş’e Soma’da Katledilen İşçiler İçin Başsağlığı ve Destek Mesajı
1 Mayıs ve İşçiye Taksim Saldırısı İle İlgili Sendikamızın Basın Açıklaması
Soma’daki İşçi Cinayeti ve Taşeronlaşmaya Karşı Üretimden Gelen Gücümüzü Kullanacağız!
Yastayız…
Ankara’da 1 Mayıs’ta Sıhhiyedeyiz!
1 Mayıs Bildirisi
Gücünüz Yetmez; Kadına
Deniz, Yusuf, İnan, Mücadeleye Devam!
Halk Zulüm Karşısında Sinmedi, İktidar Korku İmparatorluğu Kuramayacağını Bir Kez Daha Gördü!
Ankara’da 1 Mayıs’ta Sıhhiyedeyiz!
Yatağan İşçileri Yalnız Değildir!