Şeker Fabrikaları Değerinin Çok Altında Üç Kuruşa Satıldı

27/04/2018

Şeker fabrikaları değerlerinin çok altında altında üç  kuruşa satıldı. Cumhuriyetin ilk şeker fabrikası olan Alpullu Şeker Fabrikası ve kotası en yüksek şeker fabrikası olan Afyon Şeker Fabrikası, Türkşeker’in en değerli şeker fabrikaları olan Turhal ve Ilgın Şeker Fabrikaları satılanlar arasında yer aldı. Kastamonu Şeker Fabrikası için düzenlenen ihale ise Kastamonu Ortak Girişim Grubu ve Şeker Ortak Girişim Grubu'nun ihaleden çekilmesi sonrası iptal edildi.

Şu ana kadar ihale edilen şeker fabrikaları kime kaç liraya satıldı? İşte satılan fabrikaların fiyatları ve yeni sahipleri;

Kırşehir Şeker Fabrikası: 06.04.2018  tarihinde 330 milyon lira ile Tutgu Gıda Turizm İnşaat İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 

Bor Şeker Fabrikası: 06.04.2018  tarihinde 336 milyon lira ile Doğuş Yiyecek ve İçecek Üretim Sanayi Ticaret A.Ş.

Yozgat Şeker Fabrikası: 09.04.2018  tarihinde 275 milyon lira ile Doğuş Yiyecek ve İçecek Üretim Sanayi Tic. A.Ş.

Çorum Şeker Fabrikası: 09.04.2018  tarihinde 528 milyon lira ile Safi Katı Yakıt Sanayi ve Ticaret A.Ş.   

Ilgın Şeker Fabrikası:  16.04.2018  tarihinde 637 milyon lira ile Alteks Tekstil Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. 

Turhal Şeker Fabrikası: 16.04.2018  tarihinde 569 milyon lira ile Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. 

Burdur Şeker Fabrikası : 26.04.2018  tarihinde 487 milyon lira ile Erser Grup Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ile Sterk Plast Ltd. Ortak Girişim Grubu 

Elbistan Şeker Fabrikası: 26.04.2018  tarihinde 297 milyon lira ile Mutlucan Tuz Madencilik İnşaat Turizm Otomotiv Petrol Nakliye Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Afyon Şeker Fabrikası : 26.04.2018  tarihinde 725 milyon lira ile Doğuş Yiyecek ve İçecek Üretim Sanayi Ticaret A.Ş. 

Muş Şeker Fabrikası : 27.04.2018  tarihinde 230 milyon 200 bin lira ile MBD İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Öz Er-Ka İnşaat Turizm Elektrik Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş. Ortak Girişim Grubu

Alpullu Şeker Fabrikası : 27.04.2018  tarihinde 150 milyon lira ile Binbirgıda Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Erzurum-Erzincan Şeker Fabrikaları (Birlikte) : 10.05.2018  tarihinde 287 milyon lira ile Albayrak Turizm Seyahat İnşaat Ticaret A.Ş.

Danıştay'a, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin iptali talebiyle 1 milyon 690 bin kişinin imzasıyla dava açılmış; iptal başvurusunda özelleştirme ihalesinde kamu yararının gözetilmediğine dikkat çekilerek, ihale sürecinin 4046 sayılı yasaya aykırı olduğunu iddia edilmişti. Ancak Danıştay 13. Dairesi, Türkiye Şeker Fabrikası A.Ş.’ye ait 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesine ilişkin kararın iptal edilmesi yönündeki davayı reddetti.

02/03/2018

Türkiye’de Şeker Fabrikalarının Özelleştirilmesi Ekonomik Bağımsızlığa, İstihdama ve Halk Sağlığına Ağır Bir Darbedir

Şeker ihtiyacının daha çok ithal edilerek karşılandığı, küçük atölyelerde az sayıda üretimin yapıldığı 1925’lerde yabancı sermayeye ve ithalata bağımlı bir ekonomiden kurtulup kendi kendine yeten bir ülke olma hedefindeki Türkiye’de şeker üretimi o zamanların en önemli gündemiydi. Dönemin ana söylemi: “Ekmeğimizi kendi unumuzdan yoğurmak, şekerimizi kendi pancarımızdan almak, bezimizi kendi pamuğumuzdan dokumak”tı.

Bu fikir ile kurulan şeker fabrikaları bir fabrikadan daha ötesiydi. Çünkü “Türkiye'de şeker fabrikaları sadece şeker üretmez. Çevrelerinde kooperatifler örgütlenir, pancarın küspesi yem olur ve hayvancılık gelişir. Cumhuriyet, o fabrikalardan yola çıkarak tarımdan, kooperatife, hayvancılıktan bankacılığa kadar bir sistem kurmuştur.[i]

İlk Şeker Fabrikası Uşaklı Molla Ömeroğlu Nuri (Şeker) tarafından başlatılmış, fabrika 17 Aralık 1926 tarihinde işletmeye açılmıştır. Arkasından Alpullu’ da ardından 1933 ve 1934 yıllarında Eskişehir ve Turhal Şeker Fabrikalarının da kurulmasıyla fabrika sayısı 4’e yükselmiştir. Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ (Türkşeker) 6 Temmuz 1935 tarihinde kurulmuştur. Kurulduğu günlerde devletin teşviki ile artan şeker pancarı üretimi, özellikle AKP’li yıllarda azalmıştır.

Türkşeker’in raporuna göre 2002/2003 pazarlama yılında Türkiye’nin toplam pancar şekeri üretiminin yüzde 74’ü Türkşeker tarafından üretilirken; bu oran toplam pancar üretimine paralel olarak son yıllarda yüzde 52’lere kadar gerilemiştir.[ii]

Şimdi ise Hükümet şeker fabrikalarını özelleştirme kararı aldı. Özelleştirme kapsamda yer alan 14 Şeker fabrikası şunlar:Bor, Çorum, Kırşehir, Yozgat, Ilgın, Kastamonu, Turhal, Afyon, Alpullu, Burdur, Elbistan, Muş, Erzincan, Erzurum.  

Özelleştirmeler Ne Yerlidir Ne Milli

Bugün üretim ekonomisi adına ne varsa uluslararası kapitalist tekellerin emriyle bir bir yok ediliyor. Emperyalist sömürü ülkemizi teslim alıyor. Ülkenin ve halkın çıkarına olmayan şeker fabrikalarının satışı küresel kapitalist şirketlerin ve tekellerin çıkarına hizmet ediyor. Hükümet sürekli olarak bir yerlilik ve millilik vurgusu yapıyor ama üretim ekonomisine özelleştirme yoluyla son veriyor, ülkenin yerli üretimini kapitalist uluslararası şirketlerin hizmetine açıyor. Bu tabloda emperyalizm karşıtlığından ya da yerellikten söz etmek mümkün müdür?

Tarımdaki özelleştirme süreci, açık bir peşkeş öyküsüdür. “Örneğin TEKEL İçki fabrikaları 290 milyon dolara özelleştirilmiş, satın alanlar bir yıl geçmeden portföyün yüzde 90’ının 800 milyon dolara satmışlar, birkaç yıl sonra da tesisler 2,1 milyar dolara el değiştirmiştir.

Tarımdaki özelleştirme süreci, aynı zamanda bir yabancılaştırma öyküsüdür. Örneğin TEKEL içki fabrikaları Amerikan Texas PasificCompany’den İngiliz Diego firmasına geçmiş, TEKEL sigara fabrikaları ise British AmaricanTobacco’nun olmuştur.[iii]

Tüm bunların bir sonucu olarak kamuya ait varlıklarımızın özel mülkiyete devirleri sonucunda ülke en basit gıda maddelerini dahi ithal etmek zorunda kaldı. Ülkenin üretim gücü yok edilirken bağımlılığı da arttı.

Özelleştirme Yerel Ekonomiyi Vuracak

Özelleştirme ile yerel ekonomi ve onunla birlikte fabrikaların bulunduğu kentlerde yaşam alt-üst olmaktadır. Bazı yerellerde bu fabrikalar en önemli geçim kaynakları, kentin ekonomik damarıdır. Fabrikaların olduğu yerde şeker pancarı, bir yandan şeker üretiminde kullanılırken bir yandan da besi hayvancılığı açısından çok değerli bir gıda olan yaprak, baş ve posası ile yem bitkisi olarak işe yarar. Bu açıdan fabrikalar bulunduğu yerin ekonomisi ile yapısal uyum içindedir. Fabrikalar kapandığında sadece fabrikalar kapanmayacak tarım ve hayvancılığa dayanan ekonomi de sekteye uğrayacaktır.

Şeker pancarı tarımı neredeyse Türkiye’nin her tarafına yayılmıştır. Günümüzde şeker pancarı tarımı 65 il ve yaklaşık 8 bin yerleşim biriminde yapılıyor ve yaklaşık 350 bin çiftçi ailesi pancar tarımı ile uğraşıyor.

Şeker pancarı tarımı, sözleşmeli bir tarım türü olduğu için bu işin tarımını yapan insanları köye bağlayarak ve ailenin neredeyse tüm bireylerine bir iş olanağı yaratıyor ve kentlere göçün önlenmesinde de önemli rol oynuyor. Bir de bunlara mevsimlik tarım işçilerini ve fabrikalarda geçici olarak çalışan işçileri kattığımızda özelleştirme ile birlikte kentlerdeki önemli bir istihdam ve geçim kaynağı yolu da kapatılmış olacaktır.

Özelleştirme Halkın Yararına Değil Amerika Merkezli Şirket Cargill’in Çıkarına

Mal, para ve hizmet, kimden, hangi kurumdan ya da hangi ülkeden, kime, hangi kuruma ya da hangi ülkeye aktarılıyor? Bu aktarmaların oranı ve zaman/mekân içindeki seyri nasıl? Bunlara bakarak bu sömürüyü somut olarak görebiliriz.

Öncelikle mal, para ve hizmete rakamlarla bakalım. Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş; 25 şeker fabrikası, 4 alkol fabrikası, 2 makine fabrikası, 1 elektromekanik aygıtlar fabrikası, 1 tohum işleme fabrikası, 1 araştırma enstitüsüne sahip.

Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.; yurt çapında kurduğu 150’den fazla bölge şefliği, 300’ün üstünde pancar alım merkezi, 1996 yılında yapımına başlanan ve 1998’de tamamlanarak günde 3 bin ton pancar işleme kapasitesine sahip Özbekistan Horezm Şeker Fabrikası var. Türkiye bu fabrikanın yüzde 53,7’lik payına sahip. Geçen yılki net satış rakamı 3,6 milyar lira. Şirketin aktif toplamı ise 3 milyar 861 milyon lira. [iv]

Şimdi gelelim bu mal, para, hizmet, hangi ülkeye, hangi kuruma dolaylı olarak aktarılmakta?

Türkiye pancarda kota sistemine 1998 yılında geçti ve çıkardığı Şeker Kanunu ile de nişasta bazlı şekere AB’nin üç katı kota tanıdı. 2000 yılında şeker sanayini özelleştirme kapsamına aldı. Yani şekerpancarı üretiminin seyri bu politikalarla belirlendi.

Şeker üretimi denilince akla gelen ilk şirket Kotalı nişasta bazlı şeker üretiminin yüzde 44’ünü elinde bulunduran Amerika merkezli dünyanın en büyük gıda firmalarından olan Türkiye’de siyasi iktidarın sağladığı imtiyazlarla pazarını genişleten Cargill. Cargill ise ısrarla nişasta bazlı şeker üretmek istiyor.

Çünkü amaç şeker üretip satmak değil pazara hakim olmak ve bunun tam anlamıyla gerçekleşmesindeki en büyük engel de şeker fabrikaları ve pancar üretimi.

2015/16 pazarlama yılı itibariyle dünyada şekerin %82`si kamıştan, %18`i pancardan üretilmiş olup, dünya şeker borsa fiyatlarını ticarete egemen olan düşük maliyetli kamış şekeri belirlemektedir. Kamış ve pancardan elde edilen şekerler arasında kalite bakımından farklılık bulunmamaktadır. Ancak kamışın pancara göre daha düşük maliyetle üretilmesi ve işleme maliyetlerinin düşüklüğü nedeniyle kamış şekerinin maliyeti pancar şekerine göre daha düşük olmaktadır.[v]

Nişasta bazlı şekerlerin bilimsel zararlarından kaynaklı tüketim oranları AB’de ve dünyada düşerken Türkiye’de şirketin karı gözetilerek üretim sürekli arttırıldı. Pancardan üretilen şekere göre daha ucuz olan ve tatlandırıcılar başta olmak üzere, unlu mamuller, reçel, alkollü ve alkolsüz içeceklerde kullanılan nişasta bazlı şekerin kotası yüzde 10’dan yüzde 15’e kadar çıkarıldı. Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına düşen nişasta bazlı şeker tüketimi 1 kg iken bu oran Türkiye’de 6 kg’ı buldu.

Hükümet her yıl nişasta bazlı şeker kotalarını kademeli olarak arttırdı. 2017 verilerine göre, kotalı NBŞ üretiminin yüzde 90'ını elinde bulunduran Cargill'in kotası son 14 yılda ekstradan tam 1 milyon 370 bin ton artırıldı. Bu kota artışından dolayı devletin elindeki şeker fabrikaları büyük zarar etti. Aslında özelleştirmenin gerekçeleri ve koşulları bu kotalarla sağlanmaya çalışıldı. [vi] Bu kotalar istihdamı da derinden etkiledi. Küçük bir örnek bile durumu izah etmeye yeter. Türk Şeker’in raporuna göre 2011 yılında pancar eken çiftçi sayısı 118 bin 338 iken 2016 yılında 67bin 650’ye düşmüş. [vii]

Kamuoyunda gündeme gelen ve son olarak Cargill şirketine, “Şeker fabrikalarının özelleştirilme kararıyla bir ilişkimiz yok” açıklamasını yaptıran Cargill raporunda 2023 yılında, Türkiye'de nişasta bazlı şeker tüketimi bugüne göre 6 kat artarak 1 milyon 600 bin tona çıkacağı öngörülüyor. Bugün daha iyi anlaşılıyor ki; bu öngörünün gerçekleşmesi şeker fabrikalarının özelleştirilmesine bağlı!

Neden Şeker Pancarı Üretiminden Yanayız?

Şekerpancarı aile için iş ve aş demektir. Buğdaydan 13, mısırdan 8, ayçiçeğinden 5 kat daha fazla istihdam sağlar. Sadece istihdam açısından değildir halka yararı; bir dekar şekerpancarı alanı, üç dekar çam ormanından daha fazla oksijen sağlar. Yaprak, baş ve posası besicilikte yem olarak değerlendirilir. Dekara 4 kg saf fosfat, 15 kg potas sağlar. Kendisinden sonra ekilen buğday ve arpa verimliliğini yüzde 20 arttırır. Yerel ekonomiyi güçlendirir, dışa bağımlılığı azaltır, kentlerden göçü önler.

Halk Sağlığı Tehdit Altında

Ülkenin özelleştirmeyle birlikte adım adım pancar üretiminden çekilmesi, şeker ihtiyacının büyük oranda mısırdan yapılan nişasta bazlı şekerlerden karşılaması, oranının bu sayede artacak olması kısaca nişasta bazlı şekerin yaygınlaşması ile halk sağlığı tehdit altında. Açık olan bir şey var ki nişasta bazlı şeker lobisi kazanırsa obezite, şeker hastalığı ve kanser gibi birçok hastalığa açık davetiye çıkarılacak.

Nişasta bazlı şeker; çay şekerinden yapay bal, gazlı ve meyveli içeceklerden, çikolata, kek, şekerleme, reçel, marmelat ve jöle gibi pek çok işlenmiş gıdada kullanılıyor. Baklava, künefe, unlu mamuller, ketçap, mayonez, hazır çorba ve bebek mamalarında da bulunuyor.

Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı ve henüz yayımlanmayan ancak kamuoyuna sızan “Nişasta Bazlı Şekerlerin Sağlık Etkileri” başlıklı raporu oldukça dikkat çekici.

Sağlık Bakanlığı’nın raporunda nişasta bazlı şekerlerin şişmanlamaya sebep olduğu ve kalp damar hastalıkları, şeker hastalığının ortaya çıkmasında rol oynadığı, doğrudan veya şişmanlık nedeniyle çeşitli kanserlere yol açtığı yönünde çeşitli görsel ve yazılı basında zaman zaman haberler yer aldığına dikkat çekilerek, “nişasta bazlı şekerlerin çikolatalar, gofret, şekerlemeler, bisküviler, hazır baklava, yaş pasta, kurabiyeler, meyve suları, gazlı içeceklerden ketçaplara kadar geniş bir yiyecek içecek yelpazesinde kullanılması nedeniyle yasaklanması ve/veya üretim kotasının düşürülmesi yönünde talepler bulunmaktadır” ifadelerine yer veriliyor.

Raporda: “Nişasta bazlı şeker üretim aşamalarında civa ve karbonil bileşikleri bulaşı olabildiği yönünde yayımlar bulunmaktadır.” deniliyor. Ayrıca gut nefriti riskini arttırdığı, çeşitli kimyasalların bulunduğu, çocuklarda obeziteye neden olduğu belirtiliyor. [viii]

Fabrikada Çalışan İşçilerin Durumu Ne Olacak ?

Özelleştirmenin ardından şeker fabrikalarında çalışan işçilere üç seçenek sunuluyor: Fabrikayı alan şirketle anlaşın, başka bir şeker fabrikasına geçin ya da başka kamu kurum ve kuruluşuna nakil olun deniyor. Elbette bu geçişlerin hepsinde işçilere sunulan başka bir gerçeklik de daha düşük ücret ve güvencesiz çalışma.

Ne Yapmalı?

Ülkenin şeker pancarı üretimini yok edecek, istihdamı olumsuz etkileyecek, halk sağlığını tehdit eden kamuya ait şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden vazgeçilmelidir.

Ülkenin şeker politikası kendine yeterli ve dünya piyasalarında önemli bir üretici olma amacı taşımalıdır.

Türkiye`de nişasta bazlı şeker kotalarının arttırılması durdurulmalı ve AB kota seviyelerine uygun olarak yeniden düzenlenmelidir.

Şeker üretim maliyetlerini düşürmek için şeker pancarı tarımı desteklenmelidir.

Kamuya ait şeker fabrikalarının yeniden yapılandırılmaları ve güçlendirilmeleri konusunda gerekli yenileme ve modernizasyon çalışmaları yapılmalıdır.

 

 

[i] Mağfi Eğilmez, http://www.mahfiegilmez.com/2018/02/seker-dosyas.html

[ii] http://www.turkseker.gov.tr/sektor_raporu_2017.pdf say: 37

[iii] Gökhan Günaydın, https://www.karasaban.net/turk-tarimi-boyle-tasfiye-edildi-gokhan-gunaydin/

[iv] Abdullah Aysu, https://www.karasaban.net/ciftci-sen-turkiye-seker-fabrikalari-ozellestiriliyor/

[v] https://www.tarimdanhaber.com/haber/raporlar/2015-seker-pancari-raporu/

[vi] https://www.tarimdanhaber.com/haber/seker-ve-sekerli-mamuller/cargille-ekstradan-1-milyon-370-bin-ton-nbs-kotasi/

[vii] http://www.turkseker.gov.tr/sektor_raporu_2017.pdf

[viii] http://www.bloomberght.com/yorum/irfan-donat/2099739-nisasta-bazli-seker-nbs-raporu

Haber Arşivi
Kemal Nebioğlu’nu Vefatının 12. Yılında Saygı ve Özlemle Anıyoruz
Terörü Lanetliyoruz
Mahmut Seren’i Aramızdan Ayrılışının 11.Yılında Sevgi, Saygı ve Özlemle Andık
Mahmut Seren'i Vefatının 11. Yıldönümünde Sevgi ve Özlemle Anıyoruz
Prof. Dr. Cevat Geray'ı Sonsuzluğa Uğurluyoruz
İsmail Hakkı Önal’ı Vefatının 16. Yıldönümünde Saygı ve Özlemle Andık
İsmail Hakkı Önal’ı Ölümünün 16. Yıldönümünde Saygı ve Özlemle Anıyoruz
İşçi Sınıfının Unutulmaz Önderi Kemal Türkler Mücadelemizde Yaşıyor
Yatağan'da Özelleştirme İki İşçi Hayatına Mal Oldu!
Soma Davası'nda Vicdanları Yaralayan Karar
Önlenmesi Mümkünken 24 Yurttaşımızı Kaybettik!
Üç Yanımız Nükleer Başımız Belada
Bayram Kutlu Olsun, Umut Olsun!
Sendikal Haklar Mücadelesi Sürüyor
15-16 Haziran İşçi Direnişi İşçilere Yol Göstermeye Devam Ediyor
Yöneteceklerden Talep Ediyoruz
Doğanın Sahibi Değil Parçasıyız
EMEK Gazetesi'nin 153. Sayısı Çıktı
Bugün Günlerden Deniz, Yusuf, Hüseyin
Genel-İş 1 Mayıs Oldu!
Dünden Bugüne 1 Mayıs’lar
Yerel Yönetim Şirketlerinde Bakanlar Kurulu Kararı ile Ayrımcılık
Nükleer ile Hayat, Hayatta Nükleer Olmaz !
Haksızlığa Uğradı; İşsiz Kaldı, Yaşamını Yitirdi!
56 Yıldır Sen Yürürsün Rüzgar Yürür
Afişlerimiz ve Bildirimiz Çıktı... Haydi 1 Mayıs'a!
EMEK Gazetesi'nin 152. Sayısı Çıktı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Görüştük
Su Meta Değildir ve Kapitalizmin Kar Hırsına Terk Edilemez!
4 Aralık 2017 Tarihinden Önce İhalesi Feshedilen Alt İşveren İşçilerinin Durumu
Şeker Fabrikaları Değerinin Çok Altında Üç Kuruşa Satıldı
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Afişlerimiz
İşçi Arkadaş İntihar Kurtuluş Değildir!
ASAT Şebeke İmalatı Çalışmasında Yaralanan İşçiyi Kaybettik
DİSK/Genel-İş Başkanlar Kurulu Toplantısı Ankara’da Gerçekleştirildi
EMEK Gazetesi'nin 151. Sayısı Çıktı
Grev Haktır Yasaklanamaz
38 Yıldır Sermaye Gülüyor Gülme Sırası Bizde
Sendikamızın Yeni Yıl Mesajı
Sendikal Mücadelede Bir Kutup Yıldızı: Abdullah Baştürk
İşçi Sınıfı Bir Önderini Daha Kaybetti
Belediye İşçileri Kadro İçin Ayağa Kalktı
İzmir’de Ayrımsız Kadro İçin Alandayız!
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne Uyulmasını Talep Ediyoruz!
Filistin Halkı Kazanacak
15. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi DİSK/Genel-İş Oturumu Yapıldı
EMEK Gazetesi 150. Sayısı ile Mücadelemize Işık Tutmaya Devam ediyor
Avrupa Parlamentosu’na Seslendik
10 Ayda 71 İşçi İntihar Ederek Yaşamına Son Verdi!
Özel Sözleşmeli Personel Değil, Kadrolu İşçi Olmak İstiyoruz
Eskişehir'den Seslendik: Güvenceli Çalışma İnsanca Yaşam İstiyoruz!
Peş Peşe İki Büyük Acı: Başınız Sağolsun Erinç Hoca
Bu Kez Acı Haber Bursa'dan
İşkolumuzda 11 İşçi Kardeşimizi İş Cinayetinde Kaybettik
Taşeronluk Sisteminin Faturasını Ödemeyeceğiz
Taş Kömürüne Dokunmayın
Cumhuriyet’in 94. Yılı Kutlu Olsun!
Zorunlu Arabuluculukta Sermayenin İtirafı
Taşeron Şirket İşçilerini Ne Bekliyor?
Şirketlerin Gözü Aydın ÇED Kalkıyor!
Orta Vadeli Zam ve Yoksulluk Programı
12 Eylül Sürüyor
Savaşlar İşçi Sınıfı İçin Ölüm ve Daha Çok Sömürü Demektir!
Sendikamızın Bayram Mesajı
Adalet Kurultayındayız: Herkes İçin Adalet! İşçi Sınıfı İçin Adalet!
Vaatler Çöpe İşçiler Mücadeleye
Sakarya’da Tarım İşçileri Göz Göre Göre Öldü
DİSK Genel Başkanlarından Kemal Nebioğlu'nu Saygıyla Anıyoruz
Genel-İş Başkanlar Kurulu: Güçlü Bir İşçi Sınıfı İçin Görev Başına
Mahmut Seren’i Aramızdan Ayrılışının 10.Yılında Sevgi, Saygı ve Özlemle Andık
Mahmut Seren'i Saygı ve Özlemle Anıyoruz
Kenan Budak’ı Katledilişinin 36. Yılında Anıyoruz
İsmail Hakkı Önal’ı Saygı ve Özlemle Andık
İsmail Hakkı Önal’ı Ölümünün 15. Yıldönümünde Saygı ve Özlemle Anıyoruz
Unutulmaz İşçi Önderi Kemal Türkler'i Saygıyla Anıyoruz
Özcan Kesgeç'i Saygıyla Anıyoruz
İşçi Sınıfı İçin Adalet! Dedik
Sendikamızın Bayram Mesajı
15-16 Haziran’da Alanlarda Haykırdık: Kıdem Tazminatı Gaspına, Taşeron Köleliğine ve OHAL Adaletsizliğine Son!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’ndan İşçilerin İşlerine İadesini İstedik
Mardin Valisi ile Görüştük, Üyelerimizle Buluştuk
15-16 Haziranın Işığında OHAL’in ve Taşeronun Kaldırılmasını Talep Ediyoruz
Dicle Üniversitesi'ndeydik
15-16 Haziranın Işığında OHAL’in Kaldırılmasını Talep Ediyoruz!
Çocuklara Kıymayın Efendiler!
Seni Unutmayacağız Belgüzar Başkan…
Zeytin Ağacı Fermanla Ölmez !
Kıdem Tazminatı İçin Eylem Günü
ODTÜ Rektörlüğü ile Görüştük
Kıdemi Değil Taşeronu Kaldır
Genel Yönetim Kurulu Çukurova’da
Grev Bir Haktır Yasaklanamaz!
L20 Zirvesi Berlin'de Yapıldı
Yüreğimiz Soma’da Öfkemiz Sokakta
Avusturya Modeli Değil Türkiye Modelinde Israrcıyız
Abdullah Baştürk'ün Adı Çankaya'da
Ahmet İsvan’ı Sonsuzluğa Uğurluyoruz
Afişlerimizle, Bayraklarımızla, Umutlarımızla, Taleplerimizle Alanlardaydık...
EPSU 1 Mayıs Açıklaması: Dünya İşçileri Birleşin!
ODTÜ’de 1 Mayıs Hazırlığı
Kaybettiklerini Unutma, Kalanlar İçin Savaş
İtiraf Ettiler: İşçinin Kıdemi Piyasayı Fonlayacak
İnsanca Yaşamak İçin Haydi 1 Mayıs'a
Afişlerimizle, Bayraklarımızla, Umutlarımızla Alanlardayız
Genel-İş Bir Çınarını Sonsuzluğa Uğurladı
İşsizin Parası İle İşveren Teşvik Edilemez!
İşçi Sınıfı Mücadelesinde 55 Yıl
Aydınlık Türkiye Mücadelesini Sürdürmeye Devam Edeceğiz
7.1 Milyon İşsize İş Bulun!
Bir Sendikanın Örgütlenmesi Suç Olamaz
Genel Yönetim Kurulumuz Van, Şırnak ve Silopi'de
Diyarbakır’dan Seslendik: İşçiler İşlerine Dönsün Hukuksuzluk Son Bulsun!
Emek Gazetesi'nin 146. Sayısı Yeni Formatıyla Çıktı!
Bugün Dünya Su Günü: Su Yaşamdır
Hukuksuzluk Bitsin! İşçiler İşlerine Geri Dönsün!
El Attılar, İşsizliği Katladılar
Asbestli Yıkımın Durdurulması Sonrasında Yetkililer Hakkında Suç Duyurusunda Bulunuldu
İçişleri Bakanı ile Görüştük
Sendikamız Hakkari Şube Olağan Genel Kurulu Yapıldı
Referandum Sonrası Güvencesiz Memurluk Geliyor!
Sınıf Sendikacılığında 50. Yıl
Karbel Grevinde Başarıya Ulaştık
Karabağlar Belediyesi İşçileri Grevde: İşçiler Köle Değildir, İş Ekmek Yoksa Barış da Yok!
Her Şey 37 Yıl Önce Başladı
Grev Yasağına Rağmen Direnen Metal İşçileri Kazandı
Metal İşçilerine Grev Yine Yasaklandı
Prof. Dr. Gürhan Fişek'i Kaybettik
C-AYALIM!
“İşiniz Var Daha Ne İstiyorsunuz”
İstanbul'da Yaşanan Katliamı Lanetliyoruz!
Sendikamızın Yeni Yıl Mesajı
Onayımız Yok! İşverenlere Hayırlı Olsun!
Asgari Ücret Eylemleri
Emek Büroları Açılışına Katıldık
Abdullah Baştürk'ü Andık
Abdi İpekçi Sordu Abdullah Baştürk Yanıtladı
Bugün de Kayseri: Artık Yeter
Hawking diyor ki: Paylaşmayı öğrenmemizin zamanı
İşte Asgari Ücret Gerçekleri!
Beşiktaş’ta Yaşanan Bombalı Terör Saldırısını Lanetliyoruz
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Dr. Mehmet Müezzinoğlu Sendikamızı Ziyaret Etti
Engel Tanımayın, Hayata Katılın, Talep Edin!
Sendikamızın Taşınmazına OHAL Hukuksuzluğu!
DİSK/Genel-İş Başkanlar Kurulu: İşçi Sınıfı Güvencesizlikle Kuşatılıyor
12 Öğrencimizi Yangında Kaybettik: 5216 Madde 7/u
DİSK/Genel-İş Başkanlar Kurulu Toplantısı Ankara’da Yapıldı
Adana'daki Saldırıda Üyemizi Kaybettik
İşçi Sınıfının Derdi Eşitsizlik! Senin Derdin Ne?
Madenciler Niye Ölüyor?
10 Ekim Katliamı Davasının Takipçisiyiz
Çorum Belediye İşçilerinin Ankara Yürüyüşünün Gazetecisi Mete Akyol’u Kaybettik
Basın Özgürlüğünde Yüz Yıl Geriye Gittik
Özelleştirme ve Kapatılma Tehlikesi Altında İki Verimli Kurum: Türkiye Petrolleri ve Paşabahçe Cam Sanayii
Oyalama İstemiyoruz Kadro İstiyoruz!
Yoksulluk Sınırının Üzerine Çıkmak Mı Yoksa Eşitsizlikleri Ortadan Kaldırmak Mı?
Sendikamızdan Güney Koreli İşçilerin Mücadelesine Destek
Yönetmelik Değişti: YHK'da bağıtlanan 1 yıldan az süreli toplu iş sözleşmeleri için fiyat farkı ödenecek
UNICEF'in Uluslararası Dünya Kız Çocukları Günü Açıklaması
Bergama’da Kültür Merkezi Açılışı
Birinci yılında Ankara Katliamı:“Yasaklarla acılar yok sayılamaz”
Halk Ekmeklere Sahip Çıkalım
ODTÜ’de Haykırdık: İnsanca Çalışmak İnsanca Yaşamak İstiyoruz!
Genel İşler İşkolunda 24 İşçiyi İş Cinayetlerinde Yitirdik
DİSK Güvenlik-Sen Sendikamız Genel Yönetim Kuruluna Dayanışma Ziyaretinde Bulundu
Bayramımız Barış Olsun
İş Kazaları Hız Kesmiyor: Varto Temsilcimiz İş Kazası Geçirdi
Asgari Ücret 1300 TL'nin Altına Düşmeyecek Ama..
1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Barış ve Demokrasi Talep Ediyoruz
OHAL Hukuku ve Sendikal Haklar
Türkiye Varlık Fonu: Hükümet A.Ş.
Belediyelere Kayyum Meclis'teki Uzlaşmayla Geri Çekildi!
Darbe Girişimi Püskürtüldü Artık Tam Demokrasi İstiyoruz!
İstanbul'dan Sonra İzmir'den Haykırdık: Darbeye Hayır! Demokrasi Hemen Şimdi!
2016 Temmuz Verilerine Göre Genel İşler İşkolunun Durumu‏
Uluslararası İşgücü Yasası Meclis'ten Geçti
Mahmut Seren’i Aramızdan Ayrılışının 9.Yılında Sevgi, Saygı ve Özlemle Andık
ESHOT Şoförlerinden Kıdem Tazminatı Eylemi
Sendikamızın Bayram Mesajı
Sıra İş Mahkemelerine Geldi!
Diyarbakır 2 Nolu Şubemizin Olağanüstü Genel Kurulu Yapıldı
Mersin'de ve Hatay’da 15-16 Haziran Panelleri Yapıldı
Genel-İş Emek Araştırma Dergisi (GEAD) Yeniden Yayın Hayatına Döndü
15-16 Haziran Şanlı İşçi Direnişi Mücadelemize Işık Tutmaya Devam Ediyor
İSİG: Son 3,5 Yılda En Az 194 Çocuk İşçi Yaşamını Yitirdi
DİSK 15-16 Haziran Direnişi 46. Yıl Etkinliği
Sendikamızın 65. Hükümet Programına İlişkin Basın Açıklamasıdır...
2015 Yılında 1 Milyon Genç Kayıtdışı Çalıştırıldı!
Adana’da 10 Ekim Emek, Barış ve Demokrasi Anıtı
Türkiye’nin Uluslararası Çalışma Örgütü Karnesi
DİSK-AR: Yeni İşsizlerin Yarısı Üniversite Mezunu
DİSK-AR: İşsizliğin Girdabında Kadınlar,Gençler ve Geçici İşçiler Var
DİSK-AR: Yöntem Değişikliği De İşsizliği Durduramadı
DİSK-AR: Orta Vadeli Program Güvencesizlik Ve Yoksulluk Programıdır
DİSK-AR: İşsizlik 42 Ayın Zirvesinde