Şiddetsiz Bir Hayatı Kuracağız!

24/11/2017

25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE GÜNÜ

Patria, Minerva ve Maria Mirabel kardeşler, bundan yaklaşık 57 yıl önce, 25 Kasım 1960 tarihinde faşist bir diktatörlükle yönetilen ülkelerinde, özgürlük mücadelesi verdikleri için rejim güçleri tarafından tecavüze uğradılar ve katledildiler. 25 Kasım tarihi, bu olaydan esinlenerek 1999 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olarak ilan edildi. 

Haklı Şiddet Yoktur!

2017 yılının ilk 10 ayında; 240 kadın ve kız çocuğu hayatını kaybetti, 77 kadına tecavüz edildi, 207 kadın tacize uğradı, 286 kız çocuğuna cinsel istismarda bulunuldu ve 338 kadına şiddet uygulandı.  Bunlar sadece bildiklerimizdir ve biliyoruz ki artarak devam eden kadına yönelik şiddet bir tesadüf değil, kapitalist sistemin, erkek egemen ve feodal yapının  yol açtığı, baskıcı ve eşitsiz güç ilişkilerinden doğan toplumsal ve ideolojik bir sorundur. 

Şiddet; çeşitli amaçlara ulaşabilmek için insan bedenine ve ruhuna yapılan saldırıdır. Erkek egemen toplumlarda ise şiddet; kadınları denetim altında tutmak amacıyla sistematik olarak uygulanmaktadır. 

Kadına yönelik şiddet; sadece aile içindeki şiddetle sınırlı olmayan; işyerlerinde, sokakta, televizyonda, kısaca gerek kamu gerekse özel alanda kadınların acı çekmesine neden olabilecek ve kadınların özgürlüğünü zorla kısıtlayan davranışlardır. 

Şiddetsiz bir toplum için tüm eşitsizliklerle beraber toplumsal cinsiyet eşitsizliği de ortadan kaldırılmalıdır. 

Her türlü eşitsizlik şiddeti besler. Bu nedenle her türlü eşitsizliğin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Buna aile içinde var olan cinsiyete dayalı işbölümü ve bireylerin hiyerarşik konumlanmaları da dahildir.

İşçi sınıfı mücadelesi toplumu sarmalayan karanlığa, şiddete ve sömürüye karşı bir aydınlanmayı da içinde taşır. Kapitalist sistem içinde eşitsizliğe, sömürüye, zora, şiddete, baskıya uğrayan işçi sınıfı; emek piyasasında var olan cinsiyete dayalı tabakalaşma ile kadınların çifte sömürüye tabi olması karşısında bir bütün olarak bununla mücadele etmelidir.

Şiddet sarmalından kurtulmak için bu sarmalın bir bileşeni olan erkek işçiler, bu zincirin halkasını kendisinden başlayarak kırma iradesini de ortaya koymalıdır.  

Eğer bir kadına, bir çocuğa, bir gruba ayrımcı davranıyor ve şiddet uyguluyorsak, bize uygulanan her türlü ayrımcı davranışı ve şiddeti meşrulaştıran kültürü de kabul ediyoruz demektir. 

Tanık olduğumuz şiddete onay veriyor veya sessizce izliyorsak “şiddetten yanayız” demektir.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kültürel faktörler, yoksul kadınların kayıtdışı, ev eksenli, sosyal ve sendikal haklardan yoksun, düşük ücretli işler yapmalarına yol açmaktadır. 

Toplumsal cinsiyet rolleri açısından kadınlar çalışma hayatında erkekler tarafından kuşatılmıştır.  Açıktır ki iyi ücret ödenen, sosyal güvenlik hakları olan güvenceli işlerde daha çok erkekler çalışırken, kadınlar geçici ve vasıfsız işleri yapmak için ucuz, esnek ve kayıtdışı alanlarda çalışmaya itilmektedir. Kadınlar düşük gelir getiren ve emek yoğun işlerde erkek işçilere oranla daha düşük ücretlerle çalıştırılmaktadırlar.

NE İSTİYORUZ ?

Mirabel kardeşlerden günümüze şiddete, tacize ve tecavüze uğrayan, kahkahası yasaklanan, emeği değersizleştirilen kısacası şiddetin her türlüsüne maruz kalan kadınlar için mücadele ediyoruz ve edeceğiz… 

Kadına yönelik şiddetin sona erdirilmesi için Sendika olarak;

• Devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini cezalandıracak önlemler almasını,

• Şiddete uğrayan kadınlar için başvuru ve sığınma evlerinin sayısının artırılmasını, ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek ile yasal yardımın yapılmasını,

• Kadın istihdamını artırmak için önerilen esnek ve geçici çalışma biçimlerine (taşeron, kiralık işçilik, kısmi süreli çalışma gibi) karşı tam zamanlı ve güvenceli istihdam olanakları yaratılmasını,

• Kadınların işe alım ve yükselmelerinde cinsiyetçi politikalardan vazgeçilmesini,

• Kadın ve erkek arasında yaşanan ücret eşitsizliğinin giderilmesini,

• İşyerlerinde kadınlara yönelik şiddet ve tacizde kadının beyanının esas alınmasını, denetim ve ceza mekanizmalarının işletilmesini,  

• Aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için caydırıcı önlemler alınmasını,

• Kadınların ekonomik özgürlüğü için çalışmasının önündeki engellerin kaldırılmasını, sosyal güvenlik, parasız eğitim ve parasız sağlık hakkından yararlanmasını, 

• Medyanın, kadın ve çocuklara yönelik şiddeti teşvik edici yayınlar üzerinde kendi oto-denetim mekanizmasını kurarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçilmesini talep ediyoruz. 

İşyerlerinde şiddeti önlemek öncelikli olmak üzere sendikalar toplu sözleşmelerle ve sendika içi denetim mekanizmaları ile şiddetin önüne geçmelidir. Kadına yönelik şiddeti önlemeye ve karşılaşılan şiddet sonrası etkileri ortadan kaldırıcı düzenlemeler içeren toplu sözleşmeler yapılmalıdır. Kadınlar sendikalarda daha fazla örgütlenmeli ve sendikalar tarafından da kadınların örgütlenmesi üzerine politikalar geliştirilmedir. 

ŞİDDETE UĞRADIYSAK NE YAPMALIYIZ?

Şiddete uğradığınızda başvurulabilecek kurumlar ve kuruluşlar bulunmaktadır. Kadın dernekleri öncelikli olmak üzere, hukuksal destek alabileceğiniz birimlere ulaşmak önemlidir. Özellikle fiziksel ve cinsel şiddete uğranıldığında ilk olarak yapılması gereken hastanelerin acil servislerinden darp/sağlık raporu alınmasıdır. Sağlık raporuna sahip olmak maruz kalınan şiddeti kanıtlamak ve sonrası hukuksal süreç için oldukça önemlidir. Şiddete maruz kalan birey hukuksal süreç için avukat bulamıyor veya maddi olarak avukat ücretini karşılayamıyorsa bulunduğu şehirdeki Baro birliklerinden hukuksal destek alabilir ve ücretsiz avukatlık hizmetinden yararlanabilir. Bununla birlikte Sendikanızın avukatlarından da destek istenebilir.

Herhangi Bir Şiddetle Karşılaşıldığında Başvurulabilecek Kurumlar

. Karakol veya Jandarma,

. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), 

. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğü, 

. Cumhuriyet Başsavcılığı,

. Kaymakamlığa/Valiliğe, Aile Mahkemesi, 

. Belediyelere, Baro Birliklerine ve Kadın Örgütleri

. İşçinin Üye Olduğu Sendika

Herhangi Bir Şiddetle Karşılaşıldığında Aranabilecek Kurumlar;

. Alo 183 Aile, Kadın, Çocuk, Özürlüve Sosyal Hizmet Danışma Hattı

. 155 Polis İmdat

. 156 Jandarma

. 112 Acil Servis

. Alo Baro -  444 26 16 

. Varsa İletişimde Olduğu Kadın Dernekleri

. İşçinin Üye Olduğu Sendika

"25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü" özel sayımızı PDF formatında görüntülemek için tıklayınız.


kadın (pdf)
Kadın İşçiler
Türkiye’de Kadınlar ve Kadın Emeği Raporumuz Yayımlandı
Kadın İşçilerin Hakları Kitapçığımız Çıktı
Eşitsizliğe, Adaletsizliğe, Şiddete Karşı Örgütlüyüz, Güçlüyüz!
İzlanda’da Kadın İşçiye Düşük Ücret Ödemek Yasak
ILO, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü İçin Çağrı Yaptı
Şiddetsiz Bir Hayatı Kuracağız!
Şiddete Karşıyız, Hayatı Savunuyoruz!
KADIN İŞÇİLERE YÖNELİK SON YASAL DÜZENLEMELER
8 Mart'ta Alanlardaydık!
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Kadınlar Sözlerini Söylüyor
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü
Analık İzni veya Ücretsiz İzin Sonrası Yapılacak Kısmi Süreli Çalışmalar Hakkında Yönetmelik
Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksinde Son Sıralarda!
İşyerinde kadınlara layık görülenler: Taciz, şiddet, ayrımcılık
Güvencesiz Kadın Emeği Toplantısında Emeğimizi, Kimliğimizi, Direnişimizi Konuştuk