ITUC 2026 Küresel Haklar Endeksi: Türkiye İşçi Haklarında Yine En Kötü 10 Ülke Arasında

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) tarafından yayımlanan 2026 Küresel Haklar Endeksi, işçi hakları ve sendikal özgürlükler açısından dünya genelinde yaşanan gerilemenin derinleşerek sürdüğünü ortaya koyuyor. Türkiye ise 2018’den beri yer aldığı, “işçiler açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi” pozisyonunu koruyor.

“ITUC Küresel Haklar Endeksi 2026” yayımlandı. Endeks, 151 ülkedeki sendikalardan toplanan bilgilerle işçi haklarını sistematik biçimde değerlendiriyor ve bulguları Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 97 göstergesiyle karşılaştırmalı olarak analiz ediyor. Endekste ülkeler 1’den 5+’ya kadar derecelendiriliyor. 5+ puan, hukukun üstünlüğü ilkesinin bütünüyle çöktüğünü ve artık işçi hakları için hiçbir güvence kalmadığını, dolayısıyla çalışanlar için en kötü koşulları ifade ediyor.

Endeksin bu yılki bulguları, işçi haklarına yönelik saldırıların yalnızca çalışma yaşamıyla sınırlı olmadığını, demokrasi, ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve hukukun üstünlüğü üzerinde de ciddi sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.

ITUC’un 151 ülkeyi kapsayan araştırmasına göre ifade ve toplanma özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar, endeks tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. İşçilerin ve sendika temsilcilerinin gözaltına alınması ya da tutuklanması rekor düzeye çıkarken, fiziksel şiddet vakalarında da önemli bir artış kaydedildi. Grev hakkı ülkelerin yüzde 87’sinde, toplu pazarlık hakkı ise yüzde 80’inde ihlal edildi. İşçilerin adalete erişimi birçok ülkede ya tamamen engellendi ya da ciddi biçimde sınırlandırıldı.

ITUC Küresel Haklar Endeksi, dünyanın farklı bölgelerinde demokratik alanın daraldığına, siyasal iktidarlar ile büyük sermaye çevreleri arasındaki ilişkinin emek aleyhine yeniden şekillendiğine ve sendikal hareketin bu sürecin başlıca hedeflerinden biri haline geldiğine de dikkat çekiyor.

Türkiye Yine En Kötü 10 Ülke Arasında

Türkiye, ITUC tarafından yayımlanan ve bu yıl 13’üncüsüne ulaşan Küresel Haklar Endeksi’nin 2018 – 2026 dönemindeki tüm edisyonlarında işçiler açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer aldı. Bu tablo, sendikal haklar, örgütlenme özgürlüğü ve grev hakkına yönelik ihlallerin geçici değil, yapısal ve kalıcı bir nitelik kazandığını ortaya koyuyor. Arjantin, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Panama ve Tunus, Türkiye ile birlikte aynı kategoride bulunan diğer ülkeler olarak sıralandı.

ITUC’a göre Türkiye’de işçi haklarının sistematik biçimde aşınmasının temel nedenleri arasında sendika karşıtı uygulamalar, örgütlenme özgürlüğüne yönelik müdahaleler, grev hakkının fiilen ortadan kaldırılması ve sendikal faaliyetlerin yargı baskısı altına alınması bulunuyor. Rapor, Türkiye’de sendikalaşma girişimlerine karşı işverenlerin başvurduğu uygulamaların münferit örnekler olmaktan çıktığını ve yapısal bir nitelik kazandığını ortaya koyuyor. İşverenlerin işyerlerini kapatma tehdidi dahi kullanarak örgütlülüğü kırmaya çalışmaları, Türkiye’de sendikal haklara yönelik baskının boyutunu gözler önüne seriyor.

Türkiye’de Grev Hakkına Müdahale Devam Ediyor

Türkiye’nin en kötü 10 ülke arasında yer almasının başlıca nedenlerinden biri de grev hakkına yönelik müdahalelerin sürmesi. Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan grev erteleme mekanizması, iş uyuşmazlıklarının zorunlu tahkime taşınması nedeniyle fiilen grev yasağı anlamına geliyor. Bu durum, çalışma yaşamında güç dengelerinin işçiler aleyhine bozulmasına ve toplu pazarlık mekanizmasının etkisizleşmesine yol açıyor.

2026 Endeksi’nin en dikkat çekici yönlerinden biri de sendikal haklar ile demokratik haklar arasındaki ilişkiyi çok daha güçlü biçimde ortaya koymasıdır. ITUC, Türkiye’de sendikal faaliyetler nedeniyle sendika yöneticilerine yönelik ev hapsi, adli kontrol ve benzeri yargısal tedbirlerin uygulanmasını da kayda geçiriyor. Bu tür uygulamalar, sendikal hakların kullanımını zorlaştırırken meşru sendikal faaliyetlerin güvenlik ve ceza hukuku araçlarıyla baskı altına alınmasına yönelik eğilimin güçlendiğine işaret ediyor.

Bu tablo, sendikal hakların demokrasi, ifade özgürlüğü ve hukuk devleti ilkelerinden bağımsız düşünülemeyeceğini bir kez daha ortaya koyuyor. İşçilerin örgütlenme hakkının baskı altına alındığı, sendikaların susturulmaya çalışıldığı ve grev hakkının engellendiği bir ortamda demokratik yaşamın sağlıklı biçimde işlemesi de mümkün olmuyor.

Rapora erişmek için: https://www.ituc-csi.org/global-rights-index

Bu Kategoride