Çalışma Çağındaki Kadın Nüfusun Yüzde 64’ü İşgücünde Değil!

DİSK/Genel-İş Sendikası Araştırma Dairesinin (emar) hazırladığı “Kadın Emeği Raporu”na göre Türkiye’de sayısı 33 milyonu geçen çalışma çağındaki kadın nüfusun yüzde 64’ü işgücüne dahil olamıyor. İstihdama edilen her 10 kadından 3’ü ise kayıt dışı işlerde çalışmakta. Genel-İş Araştırma Dairesi’nin hazırladığı raporda kadın işçilerin gerçek sendikalaşma oranının yüzde 7 olduğu belirtildi.
DİSK/Genel-İş Araştırma Dairesinin (emar) hazırladığı, çalışma hayatındaki cinsiyet eşitsizliğine ilişkin verilerin ve kadınların karşı karşıya olduğu yapısal sorunlara ilişkin politika önerilerinin açıklandığı “Kadın Emeği Raporu”nda özellikle eşitsizliklerin nedeni olan yapısal sorunlara dikkat çekildi:
“Kadın emeğinin görünmez kılınması, yalnızca bireysel bir sorun değil; toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesine yol açan yapısal bir meseledir. Belediyelerden hastanelere, okullardan kreşlere ve taşeron şirketlere kadar pek çok alanda kadınlar, üretim ve yeniden üretim süreçlerinin temel yükünü taşımakta; buna rağmen emekleri çoğu zaman güvencesiz ve değersiz bir zemine sıkıştırılmaktadır.”
Geniş tanımlı kadın işsizliğine, sendikalaşma oranlarına ve güvencesiz çalışmaya ilişkin verilerin paylaşıldığı raporda; TÜİK’in açıkladığı “dar tanımlı” işsizliğin azalmasına karşılık “geniş tanımlı” işsizlik göstergelerinin artış eğiliminde olduğu ve gerçek işsiz sayısının 6 milyona yaklaştığı belirtildi. İstihdama dahil olan kadınların ise güvencesiz çalıştığının analiz edildiği raporda, tam zamanlı olarak çalışan kadınlarda yüzde 21,1 olan kayıt dışılık oranının, yarı zamanlı olarak çalışan kadınlarda yüzde 60,7’ye yükseldiği ifade edildi.
Raporda öne çıkan başlık ve konular şöyledir:
Çalışan Kadınların Yüzde 30’a Yakını Kayıt Dışı Çalıştırılıyor!
Kadınlarda Tam Zamanlı Çalışanların Yüzde 21’i Kayıt Dışı Çalışırken
Kısmi Zamanlı İşlerde Güvencesizlik Yüzde 60’larda!
Türkiye, Cinsiyet Eşitsizliğinde 148 Ülke İçinde 135’inci Sırada!
21,5 Milyon Kadın İşgücüne Dahil Değil!
Her 10 Kadından 4’ü Geniş Tanımlı İşsiz!
En Yüksek Kadın İşsizliği Üniversite Mezunlarında!
Kadın İşçiler Örgütlenemiyor; Her 10 Kadın İşçiden Yalnızca 1’i Sendikalı!
Gerçek Kadın Sendikalaşma Oranı Yüzde 7!
Kadın Örgütlenmesinin En Fazla Olduğu İşkolları; Genel İşler, Banka, Finans ve Sigorta
İle Sağlık ve Sosyal Hizmetler!
“Her 10 Kadından Sadece 3’ü İstihdamda”
“Türkiye’de kadın ve erkek istihdamının yıllar içinde artmasına rağmen cinsiyet temelli farkın neredeyse hiç daralmadığı görülmektedir. 2021’de kadın istihdam oranı yüzde 28, 2025’in dördüncü çeyreğinde ise yüzde 31,9’dur. Erkeklerde ise oran 2021’de yüzde 62,8’den 2025 dördüncü çeyrekte yüzde 66,5 yükselmiştir. Bu değişmeyen uçurum, işgücü piyasasında toplumsal cinsiyet eşitsizliğini besleyen yapısal unsurların hâlâ güçlü bir şekilde varlığını sürdürdüğünü göstermektedir.”
“Türkiye, Cinsiyet Eşitsizliğinde 148 Ülke İçinde 135’inci Sırada”
“Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 yılında yayımladığı Küresel Cinsiyet Açığı Raporu’na göre Türkiye, 148 ülke arasında 135’inci sırada; sondan yedinci sıradadır. Türkiye, Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin bir kısmının dahi gerisinde kalarak, Avrupa ülkeleri arasında da en kötü duruma sahip ülke konumundadır.”
“21,5 Milyon Kadın İşgücüne Dahil Değil”
“Türkiye’de 21 milyon 548 bin kadın, çalışmak istemesine rağmen çeşitli sorumluluklar ve yapısal engeller nedeniyle işgücüne katılamamaktadır. Kadınların işgücüne katılamama nedenlerine bakıldığında 5 milyon 925 bin kadının ev işleriyle meşgul olduğu, 1 milyon 567 bin kadının işbaşı yapabilecek olduğu fakat iş aramadığı, 1 milyon 513 bin kadının iş bulma ümidi olmadığı, 5 milyon 346 bin kadın ise çalışamayacak durumda olduğunu görülmektedir.”
“Her 10 Kadından 4’ü Geniş Tanımlı İşsiz”
“TÜİK verilerine göre 2024’ün son çeyreğinde 1 milyon 444 bin kadın işsiz iken, bu sayı 2025’in aynı döneminde 1 milyon 344 bine düşmüş ve işsizlik oranı yüzde 11,8’den yüzde 11,1’e gerilemiştir. Buna karşın, geniş tanımlı kadın işsizliği artış göstermiştir. 2024’te 5 milyon 687 bin kişiyle yüzde 37,3 olan geniş tanımlı kadın işsizliği, 2025’te 5 milyon 906 bine yükselmiş ve oranı yüzde 38,7’ye çıkmıştır. Bu artış, zamana bağlı eksik istihdam, ümitsiz işsizler ve iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar ile hemen çalışmaya başlayamayacak iş arayanları kapsayan potansiyel işgücü sayısındaki yükselişten kaynaklanmaktadır.”
DİSK/Genel-İş: “Çalışma hayatında kadına yönelik her türlü ayrımcılık terk edilmeli”
DİSK/Genel-İş Sendikası konuya ilişkin taleplerini şöyle sıraladı:
- Çalışma hayatında kadına yönelik her türlü ayrımcılık terk edilmeli; esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerine, cinsiyetçi iş bölümüne ve ücret eşitsizliğine son verilmeli, güvenceli, tam zamanlı ve insana yakışır işler yaratılmalıdır.
- Çocuk, hasta, yaşlı ve engelli bakımı kamusal, nitelikli ve ücretsiz bir hizmet olarak sunulmalıdır.
- Bakım emeği toplumsal bir sorumluluktur. Ev içi bakım emeğini kadınların görünmeyen ve karşılıksız yükü olmaktan çıkaracak sosyal politikalar hayata geçirilmeli; ev içi bakım emeği güvenceli, kayıtlı ve sosyal haklarla güvence altına alınmalıdır.
- 8 Mart kadınlar için ücretli izin günü sayılmalıdır.
- Kadınların sendikal örgütlenmesinin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
- ILO 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi etkin biçimde uygulanmalıdır.
- Kadınları şiddetten koruyan uluslararası sözleşmeler ve ulusal yasalar eksiksiz uygulanmalıdır.
- Kadın cinayetlerinde ve toplumsal cinsiyet temelli suçlarda cezasızlık uygulamalarına son verilmelidir.
- 6284 sayılı Kanun etkin biçimde uygulanmalı; kadınların yaşam hakkını koruyan mekanizmalar güçlendirilmelidir.
- Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olmalı ve Sözleşme’nin tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmelidir.
Raporun tamamı aşağıdadır: