Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası, 22 Nisan 1962’de İstanbul’da kurulmuş; mücadeleci, demokratik, sınıf ve kitle sendikacılığının öncüsü olarak Türkiye işçi sınıfının köklü örgütlerinden biri olmuştur. Kurucu kadromuz; Abdullah Baştürk, Mustafa Sığan, Cemil Uludağ, Cemil Altan, Mustafa Kuruçeşme ve Bekir Büyükcan’dır.
Kuruluşunun hemen ardından Türk-İş’e katılan sendikamız, 15–16 Kasım 1962’de gerçekleştirdiği ilk genel kuruluyla örgütlenme sürecini hızlandırmış; 1963 sonrası yürürlüğe giren sendikal ve toplu sözleşme yasalarının sağladığı imkânlarla hızlı bir büyüme yakalamıştır. 1965’e gelindiğinde üye sayımız üç kat artmıştır.
274 ve 275 sayılı yasaların yürürlüğe girmesiyle beraber ilk grevlerimiz, Kayseri ve Malatya’da gerçekleşmiştir.
1966’da Çorum Uzun Yürüyüşü adıyla tarihe geçen, 54 belediye işçisinin 34 gün boyunca çıplak ayakla 730 km yürüyerek haklarını aradığı büyük eylem, Genel-İş’in mücadeleci karakterinin sembollerinden biri olmuştur. Yürüyüş sonunda işçilerin işe iadesini sağlayan protokol, Türkiye işçi sınıfının toplumsal vicdanında derin bir iz bırakmıştır.
11 Mayıs 1967’de 44 gün süren Manisa grevi gerçekleşmiştir. Çorum’daki grevden ilham alarak 4 Haziran’da “Anayasa Yürüyüşü” adı verilen Ankara yürüyüşü yapılmıştır.
1967–1969 arasında birçok belediyede grevler örgütlenmiş, 1969’da yapılan Amasya grevi sendikanın özel bir işyerinde gerçekleştirdiği ilk grev olarak kayda geçmiştir. 1960’ların sonuna gelindiğinde üye sayımız 38.304’e ulaşmıştır.
1970’li yıllar ise Genel-İş’in misyon ve vizyonunu geliştirdiği, sendikal hareket içinde önemli rol üstlendiği bir dönemdir. Türk-İş yönetimiyle yaşanan görüş ayrılıkları sonucu hazırlanan 12’ler ve 24’ler Raporları, Türkiye’de demokratik sınıf sendikacılığı anlayışının çerçevesini belirlemiştir. Bu süreç, 3 Ağustos 1975’te Türk-İş’ten ayrılma kararına ve 5 Haziran 1976’da DİSK’e katılmamıza uzanmıştır. Genel-İş’in DİSK’e katılmasıyla üye sayısı 130 bini aşmış ve böylece DİSK’in en güçlü sendikalarından biri olmuştur. 1977’deki DİSK Genel Kurulunda Genel Başkanımız Abdullah Baştürk, DİSK Genel Başkanı seçilmiştir.
1978–1980 arasında üye sayımız 145 bine ulaşmış; belediyelerde toplu sözleşmeler imzalanmış, ülke çapında grevler örgütlenmiş ve işçi sınıfının mücadele kültürü büyütülmüştür. Ancak 12 Eylül 1980 darbesiyle sendikamızın faaliyetleri durdurulmuş, kayyum atanmış, yöneticilerimiz idam istemiyle yargılanmıştır. Sendikanın mal varlıklarına el konmuş, eğitim ve sosyal tesisleri tasfiye edilmiştir. 23 Aralık 1986’da verilen toplam 123 yıl 4 aylık cezalar, Askeri Yargıtay’ın 16 Temmuz 1991 tarihli kararıyla beraatla sonuçlanmıştır.
Abdullah Baştürk’ün 1991’deki vefatının ardından, 1–2 Şubat 1992’de toplanan 9. Genel Kurulla Genel-İş yeniden faaliyete başlamış, mal varlıkları geri alınmış ve 48 gün içinde işkolu barajı aşılmıştır. Bu süreçte yaklaşık 40 bin işçi sendikamıza katılmıştır.
Bugün de Türkiye işçi sınıfının onurlu, mücadeleci ve kararlı örgütü olmaya devam ediyor, üyelerimizle birlikte DİSK/Genel-İş olarak sadece belediye işçilerinin değil; tüm işçilerin, kadınların, gençlerin, çocukların, doğanın ve toplumun ayrımcılığa uğrayan kesimlerinin hakkını savunuyor; daha eşit, daha adil bir düzen için mücadeleyi büyütüyoruz. Mücadelemiz, işçilerin sömürü karşısında hak, adalet ve özgürlük mücadelesini daha da ileriye taşımak ve yeni kazanımlarla taçlandırmaktır. Onurlu bir geçmişten, umut dolu bir geleceğe yürüyoruz. Türkiye’nin en güçlü sendikalarından biri olan Genel-İş, DİSK, PSI ve EPSU üyesi olarak emek ve demokrasi mücadelesini sürdürmektedir. Sendika, geçmişin birikimini geleceğe taşırken ilkelerinden taviz vermemekte, yenilenerek büyümeye devam etmektedir.
Amaç, İlke ve Değerlerimiz
Genel-İş, yarım asrı aşan birikimiyle emeğin sömürülmesine karşı bilinç ve örgütlülükle mücadele eden işçilerin eseridir. Genel-İş sendikal anlayışını, DİSK’in kuruluşundan bu yana savunduğu çizgi olan “demokratik sınıf ve kitle sendikacılığı” temelinde tanımlar. Bu anlayış, sendikayı hem geniş kitleleri kucaklayan bir örgüt, hem de işçi sınıfının çıkarlarını savunan bir sınıf örgütü olarak görür.
İlkelerimiz
Demokratik, bağımsız bir sınıf ve kitle örgütü olarak Genel-İş;
Irk, cins, inanç, din, mezhep, dil, düşünce ve etnik yapı ayrımı gözetmeksizin, demokrasiye ve temel insan haklarına dayalı, özgür, eşit ve kardeşçe bir ortamda barış içinde birlikte yaşamın savunulmasını,
Farklı etnik kökenlerden beslenen kültür çeşitliliğimizin ortak toplumsal kültür zenginliğimizin bir unsuru olarak benimsenmesini,
Tüm dünyada barışın ve dostluğun egemen kılınmasını,
İşçi sınıfının ortak ekonomik, sosyal, kültürel hak ve çıkarlarını savunmak için toplumcu, çoğulcu, katılımcı ve özgürlükçü temellere dayalı gerçek demokrasi koşullarının sağlanmasını ilke kabul eder.
Tüm sendikal çalışmalarda tabanın söz ve karar sahibi olmasını, demokrasinin ve demokratik hukuk düzeninin her alanda egemen kılınmasını,
Özelleştirmeye, taşeronlaştırmaya karşı mücadele etmeyi,
Sermayenin ve işverenlerin baskısından bağımsız, işçi sınıfının kolektif çıkarlarını esas alırız.
Kapitalist toplumun yarattığı bireyci ve rekabetçi kültüre karşı dayanışmacı, eşitlikçi ve insana yakışır bir değerler bütününü savunuruz.
Her görüşten işçiye kapımız açıktır; dil, din, ırk, etnik kimlik, siyasi görüş ve cinsiyet ayrımları sendika çatısı altında silikleşir; işçi sınıfı kimliği öne çıkar.
Siyasi partilere saygı duyar, ancak hiçbir siyasi görüşün gölgesi altına girmeyiz. Demokratik sınıf ve kitle sendikacılığı temel ilkemizdir.
Mücadeleden korkmayız; hakların ancak örgütlü mücadeleyle kazanılabileceğini biliriz.
Halkı ezen, baskılayan, sömürüye kapı aralayan iktidarlara karşı baş eğmeyiz; işçi sınıfının meşru, demokratik ve evrensel haklarını kararlılıkla savunuruz.
Bu nedenle hükümetlerin, işverenlerin ve sözde sendikaların baskı, tehdit ve ayak oyunlarına rağmen ilkelerimizden asla taviz vermeyiz.
Amaçlarımız
Kaynağını emeğin yüce değerinden, gücünü işçi sınıfından alan Genel-İş;
İşçi sınıfı ve emekçi halka yönelik her türlü baskı ve sömürüyü ortadan kaldırmayı,
Evrensel temel hak ve özgürlüklere sahip çıkmayı,
Tüm uluslararası antlaşmalar, sözleşmeler ve Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşme ve kararlarına dayalı sendikal hak ve özgürlükleri eksiksiz yaşamaya geçirmeyi, geliştirmeyi ve güçlendirmeyi,
Tüm çalışanların işyerlerinde, işkollarında, ulusal ve uluslararası düzeyde sendikaların çatısı altında örgütlenerek, birlik ve dayanışma içinde, her bakımdan insan onuruna yaraşır bir çalışma ve yaşam düzeyine ulaşmalarını,
Üyeler arasında dayanışma ve birliği sağlamayı,
Uluslararası sendikal dayanışma içinde Türkiye işçi sınıfının ve emekçi halkın ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel gelişimini artırıcı her türlü bilimsel ve eğitsel çalışmaya öncelik tanıyarak, işçi haklarına örgütlülük bilinci ile sahip çıkmayı, bu bilinç temeli üzerinde kalıcı sonuçlara ulaşmayı,
Demokratik yöntemler yoluyla toplumsal kalkınmayı hedef alan bir mücadeleyi sürekli kılmayı,
Henüz örgütlenmemiş, örgütlenme olanağına kavuşmamış emekçi sınıf ve tabakaların bu haklarını kullanmalarına yardım ederek örgütsel dayanışma kapsamı içine alınmalarını sağlamayı,
Sınıfın onursal görevi olarak, demokrasi dışı tüm yönetim biçimleri ve insanlık dışı uygulamalarla mücadele etmeyi amaçlar.