
DİSK/Genel-İş Genel Yönetim Kurulu’nun birçok belediyelerin artırılan asgari ücretin şirket işçilerine uygulanması konusunda sergiledikleri hukuk dışı tutumla ilgili basın açıklamasıdır.
TAŞERON ŞİRKET İŞÇİLERİ İÇİN ASGARİ ÜCRET ARTMADI
Hükümet kararının belirleyici olduğu Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda asgari ücretin günlük brüt 54,9 TL olarak belirlenmesi sonucunda özellikle belediyelerin asgari ücret artışını hizmet satın aldıkları taşeron şirketlerde çalışan işçilerin ücretlerine yansıtmaktan kaçındıkları; artışı yansıtmamak için yol arayışında oldukları görülmektedir.
Taşeron şirketlerde çalışan üyelerimizden gelen şikâyetler birçok belediyede bu tutumun yaygınlaştığını göstermektedir.
İhale şartnamelerinde işçilerin vasfına göre asgari ücrete endekslenen ücretler, asgari ücretin artırılması sonucunda belediye işverenlerince bütçemizi aşıyor gerekçesiyle geriye çekilmek istenmektedir.
Bu çerçevede belediye işverenleri ihaleleri iptal ederek yeniden ihaleye çıkma ve işçilere feragatname imzalatarak asgari ücret artışından kaynaklanan zamları vermeme gibi hukuk dışı yollara başvurmaktadırlar.
Oysa;
Gerek 7 Haziran 2015 gerekse yenilenen 1 Kasım 2015 milletvekili genel seçimleri sürecinde seçim yarışına giren tüm siyasi partiler asgari ücreti 1300 TL- 1800TL arasında artırma vaadinde bulunmuşlardır. Seçmen kararında bu vaatler de rol oynamış hatta asgari ücret önemli bir seçim gündemine dönüşmüştür.
Hal böyleyken bu vaatlerin sahibi olan siyasi partilerin yönettiği belediyelerin asgari ücret artışından kaynaklanan artışları ücretlere yansıtmaktan kaçınması seçim vaatlerinin kandırmacadan ibaret olduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Her türlü harcamaya kaynak bulan belediyelerin işçi ücretleri gündeme gelince takındıkları tavır ibret vericidir.
Her yıldan farklı olarak asgari ücretin 6 aylık dönemler için değil yıllık belirlenmesi; asgari ücretten alınacak gelir vergisinin önceki yıllarda toplam gelir matrahının yüzde 15’i olarak belirlenmesi söz konusuyken şimdi bu matrahın düşük tutularak 10.aydan itibaren yüzde 20 vergi kesintisinin söz konusu olması ve daha önceki dönemlerde asgari ücret net olarak belirlenirken son yıllarda asgari geçim indirimi dahil edilerek asgari ücret belirlenmesinde Hükümet’in tavrını sorguladığımız bir zamanda kimi belediyelerin bu uygulaması Hükümet politikasını aratır niteliktedir.
Sonuçta işçi ücretleri söz konusu olunca iktidar ya da muhalefet, hükümet ya da belediye tavrının aynılaştığını görüyoruz.
Asgari ücret artışını şirket işçilerinin ücretlerine yansıtmaktan kaçınma tavrının hem iktidar hem de muhalefete mensup siyasi partilerin seçim vaatleriyle örtüşmediği ortadadır.
Belediyelerin bağlı oldukları siyasi partilerin vaatlerinin takipçisiyiz.