
Bugün 8 Mart. Kadınların eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelesinin simgesi olan bu günde; emeğin görünmez kılındığı, yoksulluğun ve güvencesizliğin ağır yükünün kadınların omuzlarına bindirildiği bir düzende bir kez daha sesimizi yükseltiyor, sözümüzü söylüyoruz.
Kadınlar yalnızca emek sömürüsüyle değil, şiddetle, ayrımcılıkla ve eşitsizlikle mücadele ederken; yaşam hakkını savunmak, eşit işe eşit ücret talep etmek, güvenceli çalışma koşulları ve etkin kamusal hizmetler istemek kadınların temel hakkıdır.
Bugün kadınları kalıplaşmış toplumsal cinsiyet rollerinin içine, baskı ve zorla ev sınırlarına hapsetmeye çalışan zihniyet bilmelidir ki, kadınlar hak talebinden vazgeçmeyecek. Çünkü eşitsizliğin, sömürünün ve şiddetin yaşamın her alanına sirayet ettiği koşullarda kapitalizmin ve erkek egemenliğinin yarattığı güvencesizliği, yoksulluğu, işsizliği, şiddetin her türlüsünü, savaşı, ırkçılığı ve militarizmi en ağır biçimiyle kuşkusuz kadınlar yaşıyor.
Ekonomik krizin derinleştiği, hayat pahalılığının her geçen gün arttığı, sosyal hakların budandığı bu süreçte kadınlar hem ev hem iş yükü altında ve şiddet sarmalında yoksulluğu ve yoksunluğu iliklerine kadar yaşarken susamaz.
Biz biliyoruz ki, kadınların özgürlüğü olmadan toplum özgürleşemez. Kadın emeği görünmez kılındıkça yoksulluk büyür, eşitsizlik derinleşir. Bu nedenle kadınların örgütlü mücadelesi yalnızca kadınların değil, tüm emekçilerin mücadelesidir. Mücadelemiz herkes içindir!
Kadınlar belediyelerde, hastanelerde, evlerde, okullarda, kreşlerde, taşeron firmalarda üretimde ve yeniden üretimde yaşamın yükünü omuzluyor. Kentleri ayakta tutan, yaşamı sürdüren, kamusal hizmeti mümkün kılan kadın emeğidir. Ancak bu emek hâlâ güvencesizdir, düşük ücretlidir, görünmezdir. Kadınlar artan hayat pahalılığı karşısında yoksullaşırken; kreş hakkı, doğum izni sonrası güvenceli dönüş, eşit terfi ve yönetimde temsil gibi en temel hakları dahi tartışma konusu yapılmaktadır.
8 Mart; bu kıstırılmışlığa, dayatmalara, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, güvencesiz çalışmaya ve ücret eşitsizliğine karşı boyun eğen değil, başkaldıran kadınların mücadelesiyle doğdu. Bugün de aynı mücadele, dünyanın dört bir yanında büyüyerek sürüyor.
Ayrımcılıktan, ırkçılıktan ve şiddetten arınmış, daha özgür ve adil bir dünya için mücadele ediyoruz. Bizi yılların mücadelesiyle kazandığımız haklardan vazgeçirmeye, kamusal alandan uzaklaştırmaya, eve hapsetmeye ve güvencesizliğe mahkûm etmeye yönelik politikaları görüyor, boyun eğmiyoruz.
Kadına bakışın da şiddetin de yoksulluğun da politik olduğunu biliyoruz. Kadın cinayetlerinin, şüpheli kadın ölümlerinin sebep ve sonuçlarını biliyoruz. Yasaların uygulanmaması ve cezasızlık politikalarının bu zihniyet tarafından cesaretlendirildiğini ve görmezden gelindiğini de biliyoruz.
Gerçekten amaç yaşamı ve toplumu korumaksa yapılması gereken bellidir: Kadınları şiddetten koruyan uluslararası sözleşmeler ve yasal düzenlemeler eksiksiz uygulanmalı, şiddeti önleyici sosyal politikalar hayata geçirilmelidir.
Yaşamımızı her türlü müdahale ile kuşatmaya çalışan iktidarın yapması gereken; kadınların yaşam tarzına müdahale etmek değil, istihdam yaratmak, sosyal hakları güçlendirmek, şiddeti önleyici ve caydırıcı politikaları hayata geçirmek ve yasaların etkin uygulanmasını sağlamaktır.
Yine söylüyoruz; bu mücadele yalnızca kadınların değil, emeğin ve toplumun geleceğinin mücadelesidir.
DİSK/Genel–İş’li kadınlar olarak; kazanılmış haklarımıza yönelik saldırıların arttığı bu dönemde evde, sokakta, işyerlerinde ve sendikalarda toplumsal cinsiyet eşitliği için mücadelemizi büyütmeye kararlıyız. Eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam kurulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Haklarımız için, eşitlik için, insanca bir yaşam için dayanışmayı büyüteceğiz; hayatlarımızı değersizleştirmeye çalışanlara, bizi yok sayanlara ve toplumsal cinsiyet rolleriyle kuşatmaya çalışanlara karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.
Bugün bir kez daha haykırıyoruz:
Eşitlik istiyoruz.
Güvenceli iş istiyoruz.
Şiddetsiz bir yaşam istiyoruz.
İnsanca çalışma ve insanca yaşam istiyoruz.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü için hazırladığımız broşürümüz: