Genel Başkanımız Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü toplantısına katıldı

Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü kapsamında ILO, UNICEF, FAO ve BM Mukim Koordinatörlük Ofisi tarafından düzenlenen toplantıya DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Başkanımız Remzi Çalışkan katıldı.

Genel Başkanımız konuşmasında çocuk işçiliğinin yalnızca çalışma yaşamının değil; yoksulluğun, eşitsizliklerin, eğitime erişim sorunlarının ve sosyal koruma eksikliklerinin bir sonucu olduğunu vurguladı.

Çocuk işçiliğiyle mücadelenin; yetişkinlere güvenceli iş sağlanması, insanca yaşamaya yetecek ücretlerin güvence altına alınması, kayıt dışılığın ortadan kaldırılması ve sosyal koruma mekanizmalarının güçlendirilmesiyle mümkün olacağını ifade etti.

“Çocukların yeri işyerleri değil; okullar, oyun alanları ve güvenli yaşam ortamlarıdır” diyen Genel Başkanımız, çocuk işçiliğiyle mücadelenin aynı zamanda çalışan yoksulluğuyla mücadele olduğunu belirtti.

Toplantı da Kırmızı Kart’ı kaldıralım ve tehlikeli işleri ve çocuk işçiliğini tüm biçimleriyle sona erdirelim dendi.

Hiçbir çocuğun çalışmak zorunda kalmadığı; her çocuğun eğitim hakkına erişebildiği, güven içinde büyüdüğü ve geleceğe umutla bakabildiği bir ülke için mücadelemizi sürdürüyoruz.

Genel Başkanımız Remzi Çalışkan’ın toplantıda yaptığı konuşmanın tam metnine aşağıda bulabilirsiniz.

“Türkiye Mukim Koordinatör Sayın Ahonsi, Sayın ILO, UNICEF ve FAO temsilcileri, değerli bakanlık temsilcileri, işçi ve işveren örgütlerinin değerli yöneticileri, değerli katılımcılar, hepinizi DİSK adına saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda, uluslararası kuruluşların ve ülkemizdeki ilgili kurumların yürüttüğü çalışmaları, önemli bulduğumuzu ifade etmek isterim.

Çocuk işçiliği yalnızca çalışma yaşamının değil; yoksulluğun,  eşitsizliklerin, eğitime erişimde yaşanan sorunların ve sosyal koruma sistemlerindeki eksikliklerin de bir sonucudur. Bu nedenle çocuk işçiliğini sadece bir istihdam sorunu olarak değil, aynı zamanda bir sosyal adalet ve insan hakları sorunu olarak değerlendiriyoruz.

Bugün dünyanın birçok yerinde olduğu gibi ülkemizde de çocuklar eğitim sıralarında olması gerekirken, güvencesiz, kayıt dışı çalışan aileleri ile birlikte tarlalarda, atölyelerde ve sokaklardadır. Bir çocuğun çalışmak zorunda kalması, o çocuğun geleceğini de yok etmektedir. Çocukların yeri işyerleri, sokaklar değil, okullardır, oyun alanlarıdır. Çocukların yeri ağır çalışma koşulları değil, güvenli ve sağlıklı yaşam ortamlarıdır.

Çocuk işçiliğinin temel nedenlerinden biri, ailelerinin yaşadığı çaresizlik ve yoksulluktur. Çocuklar işsiz ailelerinin geçim kaynağı oluyorlar. Hatta ebeveynler çalışıyor olsa bile, aileye katkı amacı ile çalışmaya itiliyorlar. Eğer bir ülkede yetişkinler insanca yaşayabilecek ücretler alamıyorsa, sosyal koruma mekanizmaları yeterince güçlü değilse, işsizlik yaygınlaşıyorsa ve gelir dağılımı bozuluyorsa, çocuk işçiliğinin tamamen ortadan kaldırılması da, mümkün olmamaktadır.

Bu nedenle çocuk işçiliğiyle mücadele;

  • Yetişkinlere güvenceli iş sağlanması,
  • İnsanca yaşamaya yetecek ücretler,
  • Güçlü sosyal destek mekanizmaları,
  • Nitelikli ve ücretsiz eğitime erişim,
  • Kayıt dışılıkla daha etkin bir mücadele, gerektirmektedir.

DİSK olarak yıllardır savunduğumuz temel yaklaşım budur.

Çocuk işçiliğiyle mücadelede yalnızca denetimlerin artırılması yeterli değildir.

Önleyici sosyal politikalar geliştirilmeden, ailelerin ekonomik koşulları iyileştirilmeden ve eğitim sistemi güçlendirilmeden, kalıcı başarı elde etmek mümkün değildir. Özellikle mevsimlik tarım işçiliği alanında çalışan ailelerin çocukları için, daha güçlü koruma mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Tarımda çalışan ailelerin barınma, eğitim, ulaşım ve sosyal hizmetlere erişim sorunları çözülmeden, çocuk işçiliğinin önüne geçmek zor olacaktır.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün yıllardır dile getirdiği gibi, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması sosyal diyalogla mümkündür. Devletin, işçi örgütlerinin, işveren örgütlerinin, yerel yönetimlerin, sivil toplumun ve uluslararası kuruluşların ortak sorumluluğu bulunmaktadır. Ve ortak mücadeleye ihtiyaç vardır.

DİSK olarak çocukların emeğinin sömürülmediği, her çocuğun eğitim hakkına erişebildiği, güven içinde büyüdüğü ve geleceğe umutla bakabildiği bir dünya için mücadelemizi sürdüreceğiz. Çocukların çalışmak zorunda kalmadığı bir ülke; aynı zamanda daha adil, daha eşit ve daha demokratik bir ülke olacaktır.

DİSK olarak düşünüyoruz ki çocuk işçiliğinin en temel nedeni anne, babanın işsizliğidir, yoksulluğudur ve çaresizliğidir. Ve yine bir ülkede çocuklar çalışmak zorunda kalıyorsa, öncelikle çalıştıkları halde ailelerin gelirleri insanca yaşamaya yetmiyor demektir. Bu nedenle çocuk işçiliğiyle mücadele, aynı zamanda çalışan yoksulluğuyla mücadeledir.

Türkiye’de çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması için;

  • Aileler için İstihdam olanakları yaratılması
  • Kayıt dışı çalışmanın ortadan kaldırılması
  • Ve sosyal koruma mekanizmalarının güçlendirilmesine ihtiyaç vardır.

Kayıt dışı olmayan, güvence altında, sendikalı, örgütlü ve insan onuruna yakışır bir ücret ile çalışan anne ve babaların çocukları, çalışmak zorunda kalmayacak ve eğitim sıralarında olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, bu önemli toplantının düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlara teşekkür ediyor,  saygılar sunuyorum.

Teşekkürler.”

Bu Kategoride