Part-Time Çalışan Gençlerin Yüzde 68’i Kayıt Dışı!
Türkiye’deki milyonlarca genç, sistematik olarak işsizliğe, güvencesizliğe ve kayıt dışı çalışmaya mahkûm ediliyor, sermaye tarafından ucuz işgücü olarak görülüyor ve kullanılıyor. Genç işsizliği ve “ne eğitimde ne istihdamdaki gençler” (NEET) oranları rekor düzeye yükselirken çalışanların için de yoksulluk giderek ağırlaşıyor. Özellikle üniversite mezunları arasında görülen işsizlik, beyin göçünü hızlandırarak ülkenin nitelikli insan kaynağını kaybetmesine neden oluyor. Bu durum, ekonomik durgunluğu derinleştirirken toplumsal refahı olumsuz etkiliyor. Sendikasızlaşma ve asgari ücretin altında kayıt dışı istihdamın normalleştirilmesi, gençlerin gelecek kaygılarını körüklemektedir.
Durum böyleyken, hükümet “Genç İstihdam Hamlesi – Güç Tanıtım Programı”nı açıkladı. 3 milyon genci kapsayacak şekilde açıklanan Staj Desteği, Geleceğim Meslekte, NEET İşgücü Uyum Programı, İşe İlk Adım Programı ve İŞKUR Gençlik Programı isimli 5 program[1] için 445,1 milyar liralık bir bütçenin ayrıldığı duyuruldu. Staj ve istihdam için teşvikler artırılırken iş başı yapan gençlerin ilk altı aylık ücretlerinin ve sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanacağı belirtildi ve işverenlere istihdam garanti şartı getirilmeyeceği vurgulandı.
İstihdamdaki gençler halihazırda, kamuda çalışsalar dahi güvencesiz şekilde altı ay veya bir yıllık süreli sözleşmelerle işbaşı yapıyor. Hükümetin duyurduğu bu teşvik paketi, gençlerin çalışma hayatına dahil olmasını sağlamak için değil, işverenin sorumluluklarını hafifletmek, işsizliği geçici olarak azaltmanın bir formülü olarak hazırlanmış görünüyor.
Hükümetin Gençleri Kısmi Zamanlı Çalışmaya Teşvik Programı Güvencesizlik Demektir!
Yeni istihdam programında haftada 3 gün, günlük 1375 liralık “cep harçlığıyla” çalıştırılan bir gence 19 bin lira ödeme yapılacağı belirtiliyor. Bununla birlikte istihdam edilen gençlere yönelik teşvik ilk altı ayı kapsıyor. Açıklanan istihdam programı, istihdamı kalıcı yönde artırmaya yönelik değil, süreli sözleşmeli ve kısmi zamanlı (part-time) çalışmaya teşvik olarak sunuluyor.
30 saatten az çalışan işçilerin yarı zamanlı çalıştığı kabul edilirken bu sayı 2025’in üçüncü çeyreği itibariyle 15-24 yaş grubu gençler için 627 bindir.[2] Kısmi zamanlı çalışan bu gençlerin 428 bini (%68,2) kayıt dışı çalışmaktadır. Tam zamanlı çalışanlar için ise kayıt dışılık oranı %30’dur.
Tablo1. 15-24 Yaş Grubu için Çalışma Şekli ve SGK Göre İstihdam Sayı ve Oranları (bin)
| İstihdam | SGK Kayıtlı | SGK Kayıt Dışı | Toplam |
| Tam Zamanlı | 2974 (%70) | 1219 (%30) | 4193 |
| Kısmi Zamanlı | 199 (%31,8) | 428 (%68,2) | 627 |
Kaynak: TÜİK, İşgücü İstatistikleri, 2025 III Çeyrek
Görüldüğü üzere hem tam istihdamda hem de kısmi zamanlı genç istihdamında kayıt dışı-güvencesiz istihdam edilmeleri başlı başına sorunludur.
Hükümetin çözüm olarak sunduğu bu program, gençleri kısmi zamanlı – güvencesiz işlere yönlendirerek dar tanımlı işsizliğe geçici bir pansuman yapıyor, gençleri çalışma hayatına dahil olmasını zorlaştırıyor, çalışan gençleri de düşük ücretli, sendikasız, ağır koşullarda bir sömürü döngüsüne sokuyor. Bu nedenle gençlerin kısmi zamanlı değil, tam zamanlı, kayıtlı ve güvenceli istihdama ihtiyacı vardır. Bununla beraber;
Genç istihdamını artıracak kamu yatırımları yapılmalı ve gençlerin düzenli iş yaşamına geçişleri kolaylaştırılmalıdır.
Gençlerin ucuz iş gücü olarak görülmesi, kısmi ve kayıt dışı çalışmaya yönlendirilmesi engellenmelidir.
İşsizlikle mücadele ve istihdamı artırmaya yönelik geliştirilecek politikalarda, genç kadınların istihdama eşit biçimde katılımını destekleyen cinsiyet eşitliğine dayalı sosyal politikalar hayata geçirilmelidir.
Stajyerlere asgari ücret düzeyinde ödemeler yapılmalı, staj sürelerinde düzenlemeler yapılarak gençlerin uzun dönem stajyer kadrosuyla ucuz işgücü olarak çalışmasının önüne geçilmelidir. Ayrıca stajyer sigortasının emeklilik prim gününe katkıda bulunması sağlanmalıdır.
Gençlerin sendikalarda örgütlenmesinin önündeki engeller kaldırılmalı ve örgütlenme özgürlüğü sağlanmalıdır.
Üniversitelerdeki bağımsız, özerk ve bilimsel eğitim sistemine yönelik baskılar kaldırılmalı; “Her şehre bir üniversite” politikalarından vazgeçilerek mevcut üniversite ve meslek yüksekokullarının niteliği artırılmalı, beyin göçünün önüne geçilmelidir.
[1] İŞKUR Gençlik Programı ve İşgücü Uyum Programı (İUP) programları halihazırda devam ediyordu. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi’ne bağlı şekilde çalışan staj programı İŞKUR bünyesine alındı ve aktif işgücü programındaki işletmelere yüzde 10 stajyer çalıştırma zorunluluğu getirildi.
[2] TÜİK, İşgücü İstatistikleri, 2025 III Çeyrek, Veri Alınma Tarihi: 09.01.2026