1.12.2023
“DİSK olarak maalesef müzakere masasında yer alamıyoruz ancak asgari ücretin insanca yaşamaya yetecek bir ücret olması için yıllardır verdiğimiz mücadeleyi bu yıl da işyerlerinden başlayarak meydanlara taşıyacağız. ‘Gelirde Adalet, Vergide Adalet’ mücadelemizi 2024 asgari ücretinin belirleneceği aralık ayında ‘İnsanca Yaşanacak Ücret’ talebiyle sürdüreceğiz”.
DİSK’in asgari ücrete ilişkin görüş ve önerileri, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Sendikamızın Genel Başkanı Remzi Çalışkan ile DİSK Yönetim Kurulu’nun katıldığı bir basın toplantısıyla bugün (1 Aralık 2023 Cuma) İstanbul’daki DİSK Genel Merkezi’nde açıklandı. Açıklama özetle şöyledir:
Yüksek enflasyon ve alım gücünü hızla eriten bir pahalılığın yaşandığı, Cumhuriyet tarihinin en ağır bölüşüm krizinin yaşandığı koşullarda önümüzdeki yılın asgari ücreti saptanacak. 2024 yılı asgari ücret müzakereleri aralık ayı içinde gerçekleşecek.
Biz insanca yaşanabilir bir ücret istiyoruz. Türkiye’de ücretler, değil insanca yaşamaya, hayatta kalmaya bile yetecek düzeyde değildir. Türkiye’de asgari ücret, dünyanın genelinde olduğu gibi sembolik, istisnai bir ücret değildir. Aksine Türkiye’de asgari ücret ortalama ücret haline gelmiştir. Merkez Bankası ve DİSK-AR verileri ile çeşitli araştırmalar asgari ücret civarında bir ücretle çalışanların oranının yüzde 50’lerde olduğunu göstermektedir.
Türkiye’nin asgari ücretiler ülkesi haline gelmesinin sebebi sendikal hakların önündeki engellerdir, bu iktidarın bilinçli tercihidir.
Türkiye AB ülkeleri ve ABD arasında en düşük toplu iş sözleşmesi kapsamı oranına sahip iki ülkeden biridir. Türkiye’yi “grev yasaklamakla övünen” bir zihniyetin yönetmesi ve sendikalaşmanın, hak aramanın önüne çıkarılan antidemokratik engeller nedeniyle her sene aralık ayında Türkiye’nin en önemli meselesi asgari ücret oluyor.
Çalışanların yarıdan fazlası asgari ücret civarında bir ücretle çalışmaktadır. Özel sektörde bu oran yüzde 70’lere ulaşmaktadır. Kadınlar açısından durum daha vahimdir. Kadınların yüzde 61,4’ü asgari ücret civarında bir ücretle çalışırken, yüzde 41’i ise asgari ücret dahi alamamaktadır.
Asgari ücrete bile erişemeyenler ülkemizin bir başka kanayan yarasıdır. 7,3 milyon işçi asgari ücretin altında bir ücret almaktadır. Kayıtdışı çalışanların yüzde 83,5’i asgari ücretin altında bir ücretle çalışmaktadır.
Türkiye Avrupa’da asgari ücretin en düşük olduğu ülkelerden biridir. 2013’te Avrupa’da Türkiye’den düşük asgari ücretli 14 ülke varken 2023 yılı sonunda sadece 4 ülke vardır. Bu ülke, bu halk, Türkiye işçi sınıfı bu tabloyu hak etmemektedir.
DİSK Yönetim Kurulu, 2024 asgari ücretine dair görüşlerini, “Gelirde adalet, vergide adalet, insanca yaşanacak ücret” için atılması gereken adımları şu şekilde özetlemektedir.
- Asgari ücret değil toplu pazarlık kapsamı genişletilmelidir. Asıl mesele asgari ücretle çalışanlarının kapsamını daraltmak ve ücret düzeylerini toplu pazarlıkla belirlemektir. Milyonların asgari ücrete mahkûm edilmemesi için sendikal hakların kullanımının önündeki tüm engeller ve barajlar kaldırılmalı, toplu pazarlık kapsamı genişletilmelidir. 6356 sayılı Yasa’da yer alan teşmil mekanizması işletilmeli, toplu iş sözleşmeleri sendikasız işyerlerine de uygulanmalıdır.
- Asgari ücretin ülkemizde ortalama ücret haline geldiği dikkate alınarak asgari ücret tespit edilmelidir.
- Asgari ücret artışında resmi enflasyon/hedeflenen enflasyon değil, kişi başına GSYH artışı esas alınmalıdır. Asgari ücret baskılanmış ve güdümlü resmi enflasyona göre değil geçim şartlarına ve ekonomik büyümeye göre saptanmalıdır. Asgari ücret artışında dar gelirlilerin gıda enflasyonu ile kişi başına ekonomik büyüme esas alınmalıdır.
- Asgari ücret yüksek enflasyon koşullarında yıl dört kez belirlenmelidir. Yüksek enflasyon koşullarında yılda bir kez asgari ücret belirlenmesi çalışanları açlığa, yoksulluğa mahkûm etmektir. Aralık 2023’te belirlenecek asgari ücretin 2024 yılı boyunca geçerli olacağına dair açıklamalar asla kabul edilemez. Enflasyon tek haneli rakamlara düşünceye kadar asgari ücretin, değil iki kez yılda dört kez güncellenmesi zorunludur.
- Asgari ücret artışında yoksulluk sınırı bir kriter olarak dikkate alınmalı ve bir evde iki kişi çalıştığında yoksulluk sınırını aşan bir gelir elde etmeleri güvence altına alınmalıdır.
- Türkiye’de asgari ücretin tespitinde uluslararası standartlara uyulmuyor. Birleşmiş Milletler, Uluslararası Çalışma Örgütü ve Avrupa Konseyi standartları dikkate alınmıyor; ailesi hesaba katılmadan tek bir işçi üzerinden asgari ücret hesaplanıyor. Asgari ücret tespitine ilişkin 131 sayılı ILO Sözleşmesi onaylanmalı, Avrupa Sosyal Şartı’na asgari ücretle ilgili konan çekince kaldırılmalıdır. Asgari ücret, uluslararası standartlara uygun şekilde, işçinin ailesi ile birlikte geçinebileceği bir ücret olmalıdır.
- Asgari ücret sonrası ilk vergi dilimine uygulanacak oran yüzde 10’a düşürülmelidir.
- Gelir vergisi tarife dilimleri, asgari ücret artışından az olmamak kaydıyla, yeniden değerleme oranında artırılmalıdır.
- Verdiğimiz uzun mücadelelerin sonucu olarak ücret gelirlerinin asgari ücret kadar kısmı gelir vergisinden istisna edilmiş olmasına rağmen istisna uygulamasının matrahtan indirim yerine vergiden indirim yoluyla yapılması nedeniyle ücretli çalışanlar asgari ücret vergi istisnasından gerektiği gibi yararlanamıyor. Asgari ücret vergi istisnası, vergiden değil, matrahtan indirim yoluyla uygulanmalıdır.
- 2008 yılından beri işverenlere verilen 5 puanlık SGK prim desteği işçilere de verilmelidir.
- Çağ dışı damga vergisi kaldırılmalıdır.
- 2008 yılında çıkarılan 5510 sayılı Yasa’dan önce asgari ücretten düşük emekli aylığı söz konusu değildi. En düşük emekli aylığı en az asgari ücret düzeyine yükseltilmelidir.
- Devletin özel sektördeki işçilerle kamu işçileri ve kamu görevlileri arasında ayrım yapması Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır. Asgari ücret en düşük kamu işçisi ücreti ve en düşük memur maaşı dikkate alınarak hesaplanmalıdır.
