İşçi Arkadaş İntihar Kurtuluş Değildir!

‘Geçinemiyoruz’ diyen işçiler intihar ediyor. Kendini ateşe veriyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verileri, 2017 yılında en az 89 işçinin işyerinde veya işyeri dışında işe bağlı nedenlerle intihar ederek yaşamını yitirdiğini gösteriyor. 2016 yılında ise en az 90 işçinin intihar ettiği tespit edilmiş. Son iki seneye ait yıllık tespitler, 2013- 2015 döneminde tespit edilebilen işçi intiharlarının toplamına yakın.

İntihar kişinin kendine yönelttiği şiddetli bir saldırganlık halidir. İntihar davranışına yol açan en önemli faktör, tolere edilemeyen gerilimden kurtulma isteğidir. Bu tolere edilmeme halini sadece psikolojik nedenlere indirerek açıklayamayız. Sosyal değişmenin hızlı olduğu süreçlerde intihar oranlarında artışlar söz konusu olabilmektedir. Ekonomik alt-üst oluşlar, savaşlar, toplumsal travmalar yaratan olaylar intiharların artmasının nedenleri arasındadır.

İntiharlara sosyolojik bir bakış sunan Durkheim işsizlik, savaş, büyük alt-üst oluşların intiharlar üzerindeki etkisini Anomik (Anomic) intiharlar kavramı ile açıklar. Bu tür intiharlar, bir takım toplumsal bunalımlar sonucu, toplumun yapısında meydana gelen değişiklerle bireyin yaşam biçiminin, değerlerinin alt-üst olması sonucu gerçekleşen intiharlardır.

Yoksulluk intiharların bir nedeni mi ?

Bazı görüşlerin tersine Durkheim sefaletin tek başına intiharlara neden olmadığını belirtir. Ekonomik krizlerin intihara neden olduğunu belirten Durkheim, bunun nedeninin zenginlik ya da fakirlik değil; toplumsal yapıdaki değişiklik olduğunu belirtir. Meydana gelen bu değişiklik toplum için yararlı ya da zararlı olsun, bunun hiçbir önemi yoktur. Önemli olan toplumda meydana gelen değişikliğin bireyin yaşam koşullarını alt-üst etmiş olmasıdır. İşte, intiharın nedeni bu anomi (kargaşalık) halidir der. Ama biz işçi sınıfı olarak biliyoruz ki kargaşanın en büyük nedeni kapitalizmdir, sınıflı toplumdur. [i]

İntihar edenlerin %50’si evli

TÜİK’in verilerine göre intihar eden kişiler medeni duruma göre incelendiğinde, 2015 yılında intihar edenlerin %50,5’ini evlidir. [ii] Yani aile yaşamındaki anomi (kargaşalık) intiharları arttıran önemli bir nedendir. Bu kargaşalık hallerinde kadınların fiziksel, cinsel, duygusal şiddete ve istismara maruz kalması ya da çalışmasının engellenmesi gibi nedenler olduğu gibi ekonomik, sosyal ve siyasal krizlerin yarattığı gerilimler ve çatışmalar da aile bireylerini olumsuz etkilemektedir. Ekonomik darboğazlar, işsizlik, mobbing, uzun çalışma saatleri, ihraçlar, kuralsızlaştırma ve gelecek kaygısının yarattığı sonuçlar aile içindeki gerilimlerin baş edilmez hal almasına neden olmaktadır.

İşsizlik intiharları arttırıyor mu?

Örneğin işsizlik bireyin geleceğe ilişkin beklediği gelirde azalmaya, tüketim alışkanlıklarında bir sınırlamaya ve sosyal izolasyona neden olmaktadır. Yapılan araştırmalar, işsizlik nedeniyle intiharların diğer nedenlerle yapılan intiharlara yaklaştığını göstermektedir. [iii]

Yine TÜİK’in 2013 verilerine göre intihar eden kişilerin %52,9’unun intihar nedeni tespit edilemediğinin belirtilmesi ve tespit edilenler arasında da %6,8’inin geçim zorluğu nedeniyle intihar etmesi de önemli bir veri olarak karşımızda durmaktadır. [iv]

Kısaca özetlersek, intihar, nedenleri yadsınamayacak kadar toplumsal olan bir olgudur. Bu olgunun nedenlerini belirleyen güçler, belirli bir toplumda oluşan ve intihar dürtüsü yaratan süreçlerdir.

İşçi intiharları bir isyan mı yoksa çaresizlik mi ?

İntihar çoğu zaman umutsuzluğun, çıkışsızlık ve çaresizliğin sebebi ya da sürükleyicisi olduğu bir eylem. Ancak intihar bazen bir protesto, bir çığlık mahiyeti de kazanabiliyor.

Tunus’ta önemli bir değişimi başlatan Muhammed Buazzizi’nin Aralık ayının sonunda, karnını doyuracak bir lokma ekmek için sürdüğü tahta arabasına (sebze-meyve arabası) el konulması sırasında polisin kendisine attığı tokadı protesto etmek için kendisini yakması Tunus’ta daha sonra gerçekleşen halk hareketlerinin ve değişimin bir simgesi haline gelmesine neden oldu.[v]

“Arap Baharı” diye adlandırılan süreçte Mısır’dan Suriye’ye, Moritanya’dan Suudi Krallığı’na kadar birçok yerde insanlar kendini yakarak intihar etti.

2013 yılında İspanya’da iki işsiz, işsizlik ve yoksulluğu protesto için kendini yakmış. Yine 2013 yılında Bulgaristan’da hükümeti deviren büyük kitle eylemleri dalgası sırasında bir aydan daha kısa bir süre içerisinde altı kişi kendini ateşe vermişti. Tüm bu örneklere baktığımızda bu intiharlar büyük oranda “çaresizliğin” ve örgütsüzlüğün sonucuydu ama yol açtığı ya da tetiklediği olaylar nedeniyle önemliydi. [vi]

Ancak her intihar benzer eylem dalgalarına da yol açmıyor elbette. Bazen kişisel bir çaresizliğin, sıkışmışlığın ürünü olurken bazen de işsizliğin, borçlanmanın, evini kaybetmenin yarattığı çıkışsızlık ve özgüven kaybı var ve fakat krizin yarattığı ümitsizliğin yol açtığı intihar vakalarının büyük bir bölümü de eyleme geçiriliş biçimleri ya da geride kalanlara bırakılan mesajlar itibariyle siyasal imalar taşıyor.

İşçi arkadaş intihar kurtuluş değildir!

Bu türden intiharlar bir direniş değil sadece işsizliğe, güvencesiz çalışmaya, ölümüne çalışmaya, sefalet ücretine, dini imanı kar olan bu düzene karşı bir reddiyedir. Ama bir yandan da örgütsüzlüğün doğurduğu yalnızlıktan ve çaresizlikten kaynaklı işçi sınıfının tüm bu çarpık düzen karşısında bir direnişinin olamayacağına dair yaşanan hayal kırıklığının da sonucudur.

Tüm bunlar işçi sınıfının örgütlülüğünün yaşamsal önemde olduğunu başka bir açıdan ortaya koymaktadır. Çünkü işçi sınıfının kurtuluşu kapitalizme karşı örgütlenmesinden geçmektedir.

[i] http://www.felsefe.gen.tr/emile_durkheim_ve_intihar.asp

[ii] http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=21516

[iii] Ferhat Topbaş İşsizlik ve İntihar İlişkisi: 1975–2005 Var Analizi, sayfa: 161

[iv] http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=18626

[v] https://www.timeturk.com/tr/2011/06/08/arap-baharinin-sembolleri.html

[vi] http://bianet.org/biamag/emek/146798-kriz-ve-intihar-boyle-yasamaktansa-yok-olmayi-seciyoruz

İşçi

Bu Kategoride