Neden Genel-İş

Geleceğimizi işçi sınıfının emeği üzerine inşa ediyoruz

Yarım asırı aşkın mücadele geçmişine sahip olan Genel-İş, emek gücünün sömürülmesine karşı bilinçle yola çıkan işçilerin eseridir.

İşçiyi sömüren her siyasi ve sınıfsal güce karşı yılgınlığa düşmeden akılla, bilinçle ve örgütsel gücüyle mücadele eder.

Genel-İş, sermayenin toplum üzerindeki sınıfsal egemenliğine karşı işçi sınıfını savunur, insanın ve doğanın sömürülmesine karşı mücadele eder.

Sermaye sınıfından ve işverenlerden bağımsız hareket eder.

Genel-İş, kapitalist toplumun yarattığı bireyci ve bencil kültüre, sömürüyü meşrulaştıran ideolojik ve kültürel iklime karşı işçi sınıfının ortaklaştırıcı, dayanışmacı, bireysel yaratıcılık ve zenginliği ve bireyi önemseyen, insana odaklı kültürünü öne çıkarır.

Genel-İş, işçi sınıfının sendikal örgütüdür. Kapısı her görüşten ve her özellikten işçiye açıktır.

Dil, din, ırk, etnik kimlik, siyasi görüş, cinsiyet ayrımları Genel-İş içinde silikleşir, işçi sınıfı kimliği öne çıkar.

Genel-İş, siyasi partilere saygı gösterir ama hiçbir siyasi görüşün şemsiyesi altına girmez. Demokratik sınıf ve kitle sendikacılığı temel ilkedir.

Genel-İş, mücadeleden korkmaz, mücadele edilmeden hak alınamayacağını kendi tarihinden bilir.

Halka baskı kuran, halkı ezen, sömürüye yol veren, zulmeden, zalim iktidarlara karşı baş eğmez. Bunlara karşı demokratik hakları, evrensel hakları, işçi sınıfının meşru ve doğal haklarını kararlılıkla savunur.

Tüm bu nedenlerle ve gerçek bir işçi sınıfı örgütü olduğu için, baş eğdirilemediği için hükümetlerin, sözde sendikaların ve gerçek bir sendikayı karşısında görmek istemeyen işverenlerin ayak oyunları ve tehditlerine rağmen ilkelerinden ve mücadele kararlılığından taviz vermez.

 

Bu inanç ve ilkelerle onurlu, mücadeleci, kararlı bir geçmişten aydınlık bir geleceğe yürüyoruz.

Kurulduğumuz günden bu yana Türkiye işçi sınıfının baş eğmez güçlü sesi; eşitlik, özgürlük, sömürüsüz bir dünya mücadelesinde işçi sınıfının yılmaz mücadele örgütü olduk.

Mücadele tarihimiz, geleceğimize ışık tutan müthiş bir deneyim sunuyor.

Biliyoruz ki, kazandığımız her şey emek gücünün ürünüdür.

Biliyoruz ki, bugünkü 70 bin üyemiz her ay bir gününü sendikası için çalışıyor; ayda bir günlük emeğiyle işçi sınıfının sömürüsüz dünyasına bir tuğla koyuyor, alın terini harç yapıyor. Bu yapının harcında alın teri var, emek var…

Ama yine biliyoruz ki, bu harçta sadece bugünün 70 bin üyesinin değil, geçmişin yüz binlerce, belki de birkaç milyon üyesinin de payı var.

 

Eşitlik, özgürlük, adalet ve sömürüsüz bir dünya mücadelemiz 22 Nisan 1962 ruhuyla ve kararlılığıyla sürecektir.