DİSK: Geçinmek İstiyoruz

30 Eylül 2021’de toplanan DİSK Başkanlar Kurulu’nda değerlendirilen önümüzdeki dönem örgütlenme ve mücadele programına dair DİSK Genel Merkezi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

Ülkeyi yönetenlere göre ekonomi şahlanıyor ama işçi sınıfı başta olmak üzere geniş halk kesimleri için şahlanan tek şey işsizlik, pahalılık, faturalar, borçlar, zamlar…

Televizyonlarda, gazetelerde anlatılan pembe masallar artık kimseyi uyutmuyor. Alım gücümüzün düştüğünü her gün çarşıda, pazarda, markette yaşadıklarımızla biliyoruz. İşsizliğin arttığını artık hemen her evde olan işsizlerden, özellikle genç ve kadın işsizlerden görüyoruz.

2022 kışına pahalılık ve işsizlik damgasını vuracak. Ülkeyi gerçek anlamda bir karakış bekliyor!

Türkiye'nin salgın süresince milli gelirine oranla kendi halkına en az nakit desteği veren ülkelerden biri olduğu gerçeğinden hiç bahsedilmiyor.

İşçilerin patronundan daha yüksek oranda vergi ödediği bir ülke haline geldiğimiz gerçeği gizlenmek isteniyor.

Pandemide halk işsizlikle ve geçim zorluklarıyla mücadele ederken bir avuç ayrıcalıklı şirketin vergi borçlarının sıfırlanmasını, İŞKUR ve SGK kaynaklarından yapılan kıyakları kimse görmüyor zannediyorlar.

İşsizlik rekor kırarken, işçilere ait olan İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının çoğunun büyük bölümü patronlara aktarılıyor.

Türkiye, uluslararası sermaye için ucuz ve güvencesiz işçilik cenneti haline getirilmek istenirken, elimiz kolumuz bağlı izleyelim, örgütlenmeyelim, sendikalı olmayalım, hakkımızı arayıp sormayalım istiyorlar.

Bizi yoksullaştırarak, bize hayatı zehir ederek bir avuç şirket ile beraber "şahlanmak” istiyorlar.

İşçiler, emekçiler, işsizler, emekliler, küçük esnaf, çiftçiler, dar gelirliler, yani bu halkın çok büyük bir çoğunluğu bu masallardan bıktı artık. "Geçinemiyoruz” diyenler çözüm istiyor. 

Bıçağın kemiğe dayandığı şu günlerde biraz nefes almak için ülkeyi yönetenleri acil önlemler almaya çağırıyoruz. Üç beş şirketin hatırına bir gecede çıkan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin, açlık ve yoksullukla boğuşan milyonlar için neden çıkmadığını soruyoruz.

Evet, kimsenin bize bahşedeceği bir kurtuluş yok. Omuz omuza mücadele edeceğiz. Önümüzdeki aylarda TBMM'de Türkiye'nin 2022 yılı bütçesi için çalışmalar başlayacak. Bütçede oldukça basit düzenlemeler yapılarak, bu ülke, bu halk nefes alabilir. Birkaç ay içinde yeni asgari ücret çalışmaları başlayacak. Hem bütçe hem de asgari ücret, artan hayat pahalılığına karşı emekçilerin soluk almasını sağlayabilir. 2022 karakışına karşı halkın ekmeğini savunmak için acil önlemler alınmalıdır! Gelirde ve vergide adalet sağlanmalıdır!

Ülkeyi yöneten siyasi iktidarı Anayasa'nın sosyal devlet ilkesinin gereği olan aşağıdaki önlemleri acilen almaya çağırıyoruz: 

  1. Asgari ücret ve bütün ücretlerin asgari ücret kadarı için tüm vergi ve kesintiler sıfırlansın ve net ödensin. Böylece tüm ücretler yaklaşık 750 lira artırılsın.
  2. Asgari ücret sonrası ilk vergi dilimine uygulanan tarife oranı yüzde 20'den 10'a indirilsin. Vergiye esas gelir dilimleri milli gelire göre artırılsın.
  3. En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilsin.
  4. Elektrik, su,  doğalgaz ve internet faturaları vergi ve kesintiden muaf tutulsun.
  5. Tüm gıda ürünlerinde KDV sıfırlansın.

Pembe tablolar çizmeyi alışkanlık haline getiren siyasi iktidarı uyarıyor, 2022 bütçesi ve asgari ücreti belirlenirken "geçinemiyoruz” diye haykıran halkın ekmeği için somut önlemler almaya çağırıyoruz. 

İşsizliğin ve yoksulluğun çarkları arasında ezilmeyi kabul etmiyor, tüm işçileri, emekçileri, işsizleri, emeklileri ve dar gelirlileri pahalılığa ve adaletsizliğe karşı omuz omuza mücadeleye çağırıyoruz!

Bu adaletsiz düzene karşı, sömürüye karşı örgütlenmeli, sendikalı olmalı, hakkımızı aramalıyız. Bir araya gelerek, omuz omuza vererek, örgütlenerek kazanabiliriz!

Mücadelemizi ve örgütümüzü işyeri işyeri, sokak sokak, meydan meydan büyüteceğiz!

Herkese iş, ekmek ve güvenli bir gelecek sunan bir düzeni omuz omuza kuracağız!