İşçileri ve Ailelerini Gözden Çıkararak Salgınla Mücadele Olmaz!

6/04/2020

Konfederasyonumuz DİSK 6 Nisan 2020 Pazartesi günü saat 12:00’de “Zoom” üzerinden online  bir basın toplantısı gerçekleştirdi. DİSK Yönetim Kurulu’nun katıldığı basın toplantısında açıklamayı DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu yaptı.

Basın toplantısında okunan basın açıklaması metni:

Değerli basın emekçileri,

Covid-19 salgını döneminde ikinci çevrimiçi basın toplantımızda sizlerle birlikteyiz.

Hepinize, bütün işçilere ve yurttaşlara sağlıklı günler diliyorum.

Öncelikle Covid-19 ile mücadeleyi canları pahasına yürüten sağlık çalışanları başta olmak üzere işinin başında olanları sevgiyle saygıyla selamlıyor ve bu onurlu mücadelede yaşamını kaybeden hocalarımızın ve sağlık çalışanlarının anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

Covid-19 salgınında yitirdiğimiz yüzlerce yurttaşımızı saygıyla anıyor, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum.

Bu büyük felaketi, bu eşi görülmemiş salgını bilimle, bilim insanlarının ve emekçilerinin çabaları ile yeneceğiz.

Covid-19 ile mücadele öncelikle bir halk sağlığı mücadelesidir. Öncelik halkın sağlığının korunmasıdır. Ve en baştan hatırlatmamız gerekirse milyonlarca işçi ve ailesi de halkın büyük kısmını oluşturmaktadır. Ancak başından beri vurguladığımız gibi salgınla mücadele tıbbi olduğu kadar sosyal bir mücadeleyi de gerektiriyor.

Covid-19 salgını öte yandan dünyada ve Türkiye’de milyonlarca çalışanın işini ve gelirini kaybetmesine yol açıyor. Türkiye tarihinin en büyük işsizlik felaketi ile yüz yüzeyiz.

DİSK olarak başından beri böylesine vahim ve uzun dönemli etkileri olacak bir salgınla mücadelenin birden çok boyutu olduğunu vurguluyoruz. Salgınla mücadelenin sosyoekonomik boyutunun ciddiyetine dikkat çekiyoruz. Bugüne kadar, yapılması gerekenleri zamanında ve ayrıntıları ile açıkladık, kamuoyuna ve yetkililere sunduk.

Üzülerek söylemek zorundayım ki ısrarla dile getirdiğimiz ve kamuoyunda büyük yankı bulan öneri ve taleplerimiz yetkililerce dikkate alınmadı.

Vakit giderek daralıyor.

Üzerimizdeki kamusal sorumluluk gereği, halkımıza ve Türkiye işçi sınıfına karşı sorumluluğumuz gereği, bilime, akla ve hukuka bağlılığımızın gereği, bugün bir kez daha kamuoyunun karşısındayız.

Yaptıklarımızı anlatacağız, yapacaklarımızı ve Hükümet’in yapması gerekenleri açıklayacağız.

DİSK olarak hem merkezi düzeyde hem de sendikalarımız tarafından Covid-19 ile mücadelede önemli adımlar attık.

Bugün bunları sizlerle paylaşmak istiyoruz.  Covid-19 vakasının ilk olarak ortaya çıktığı 11 Mart 2020 tarihinden bu yana bütün çalışmalarımızı salgının yaratacağı sosyal tahribatla mücadeleye yönelttik.

Salgınla mücadelede alınması gereken sosyal ve ekonomik önlemleri kamuoyuna sunduk. Bunları Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı ile paylaştık. Yerel düzeyde alınabilecek önlemler konusunda DİSK Genel Merkezi ve üye sendikalarımız aracılığıyla yetkililerle temasa geçtik.

Kamuoyuna mal olan temel taleplerimiz her platformda açıkladık. Bu taleplerimizi hatırlatmak isterim.

1- İşten çıkarmalar yasaklanmalı

2- Zorunlu mal ve hizmet üretimi dışında ücretli izin uygulanmalı

3- Tüm çalışanların gelirleri güvence altına alınmalı

4- İşsizlik sigortası ödeneğinden yararlanma koşulları kolaylaştırılmalı

5- Fatura ve kredi borçları ertelenmeli

6- En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilmeli

Covid-19 ile mücadelenin sosyal boyutunu güçlendirmek için diğer iki işçi konfederasyonu Türk-İş ve Hak-İş ile üç temel ilke konusunda mutabık kaldık ve şu üç öneriyi üç konfederasyon kamuoyuna duyurduk.

1- İşten çıkarmaların yasaklanması

2- Zorunlu ve acil işler dışında mal ve hizmet üretiminin durdurulması

3- Gelir kayıpları için kısa çalışma ve işsizlik ödeneğinin koşulsuz devreye sokulması

Ayrıca KESK, TTB ve TMMOB ile salgınla mücadelede 7 temel talep etrafında yaygın bir imza kampanyası başlattık. Bu kampanya büyük yankı buldu. Yüzlerce emek ve meslek örgütü ile siyasi parti ve dernek, yüzlerce milletvekili, aydın, sanatçı, gazeteci ve on binlerce yurttaş bu kampanyaya destek verdi.

Ayrıca DİSK olarak bir yandan uluslararası sendikal alanda yaşanan gelişmeleri öte yandan konuya ilişkin verileri de zamanında ve hızlı biçimde kamuoyu ile paylaşıyoruz.

Bu süreçte en önemli hedeflerimizden biri de üyelerimizin Covid-19’a karşı sağlıklarının, işlerinin ve gelirlerinin korunması. Bugün sizlerle DİSK olarak örgütlü olduğumuz işyerlerindeki tabloyu ve üyelerimizin sağlıklarını, işlerini ve gelirlerini korumak için yaptığımız çalışmaları paylaşmak istiyorum.

Sendikalarımızdan gelen bilgilere göre Genel-İş, Lastik-İş ve Birleşik Metal-İş sendikalarımızın örgütlü olduğu işyerleri başta olmak üzere en az 88 üyemizde Covid-19 pozitif tespit edilmiştir. En az 172 üyemiz karantinadadır. Ne yazık ki Genel-İş üyesi bir arkadaşımızı Covid-19 nedeniyle, Lastik-İş üyesi bir arkadaşımızı da Covid-19 şüphesiyle kaybetmiş bulunuyoruz.

Sendikalarımız bu süreçte örgütlü oldukları kamu ve özel işyerlerinde salgına karşı etkin önlemler alınması için, Covid-19 pozitif vakaların olduğu işyerlerinde üretimin durdurulması için harekete geçti, gereken yerlerde üretimi durdurdu ve kamu makamları ile işverenler nezdinde girişimlerde ve uyarılarda bulundu.

Bazı işyerlerinde üyelerimiz çalışmaktan kaçınma haklarını kullandı. Sendikalarımız işyeri düzeyinde ücretsiz izin uygulamalarına karşı çıktı ve işin durması ve azalması durumunda kısa çalışma olanağının kullanılmasını talep etti ve büyük oranda sonuç alındı.

Bildiğiniz gibi DİSK üyelerinin önemli bir bölümü belediyeler ve hizmet sektörü gibi zorunlu ve temel hizmetlerin yürütüldüğü işyerlerinde çalışıyor. Zorunlu olarak çalışan üyelerimizin sağlıklarının ciddi bir biçimde korunması için kamu ve özel sektör işverenleri ile sürekli temas halindeyiz, önlemleri denetliyoruz ve eksik saptadığımızda bunların giderilmesi için harekete geçiyoruz.

Bu kapsamda eksik veya kalitesiz koruyucu malzeme ile ilan edilen sosyal mesafe kuralına uygun olmayacak şekilde çalıştırılan işverenler uyarılmış, belediyelerde zorunlu ve yaşamsal önem taşımayan işlerden vazgeçilmesi, işçilerin bu işlerde çalıştırılmaya son verilmesi istenmiştir.

Bilindiği gibi kamuda çalışma düzeni 22 Mart tarihinde yayınlanan genelge ile belirlenmişti. Bu genelgenin belediyelerde kadrolu-şirket işçisi ayrımı olmaksızın uygulanması hukukun gereğidir. Bu konuda uyarılarımız yapılmıştır. Buradan bir kez daha belediye şirketlerinin kamusal niteliğini hatırlatmak gereğini duyuyoruz.

Ayrıca bu dönemde en kritik alanların başında gelen sağlık hizmetinin bir ekip hizmeti olduğunu, sağlık çalışanları arasındaki ayrımcılığa da son verilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.

Sendikalarımızın yaptığı çalışmaları ve DİSK’in Covid-19 ile mücadeleye ilişkin yaptıklarını ayrıntılı bir raporla yakında kamuoyuna sunacağız.

Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim. Sendikalarımızdan gelen bilgiler sendikalı işyerlerinde işçiler olarak kendimizi korumanın daha olanaklı olduğunu gösteriyor. Ancak milyonların çalıştığı sendikasız işyerlerinde, daha doğrusu sendikasız bırakılan işyerlerinde durum çok daha vahim.

İşte bu işyerlerinde çalışanların sağlığının, işinin ve gelirinin korunması için çok daha net kamusal politikalara, sosyal politikalara ihtiyaç var.

Değerli basın emekçileri

Şimdi ülkeyi yönetenlerin yaptıkları ve yapmadıkları ile yapılması gerekenler üzerinde durmak istiyorum.

Hükümet etkin önlemler almakta geç kalıyor ve geçen her gün tehlikeyi büyütüyor.

Salgınla mücadelenin en etkin yolunun evde kalmak ve teması kesmek olduğu artık herkes tarafından biliniyor ve ısrarla söyleniyor. Evde kalmak tek çözüm.

Aklın ve bilimin gösterdiği çözüm bu. Kesinlikle evde kalmak! Ancak aklın ve bilimin gösterdiği yol ısrarla takip edilmiyor.

Milyonlarca işçi halen işe gitmek zorunda bırakılıyor. Milyonlarca işçi her gün servise biniyor, toplu taşıma kullanıyor. İşyerlerinde diğer işçilerle yan yana çalışıyor, yemekhanelerde yemek yiyor, soyunuyor, giyiniyor.  Sonra evine, ailelerinin yanına gidiyor.

Halk sağlığı hizmetlerindeki tüm çalışanlara, sağlık ve belediye çalışanları başta olmak üzere zorunlu olarak çalışan tüm emekçilere ayrımsız olarak, eksiksiz ve nitelikli kişisel koruyucu ekipman sağlanmalı, düzenli test ve sağlık taraması yapılmalıdır.

Öte yandan bu süreçte kadına yönelik şiddeti artıyor. Kadınlar salgın günlerinde şiddete karşı güvencede olmayı talep ediyor. Kadına yönelik artan şiddete karşı kamu otoriteleri acilen önlem almalıdır.

Evet Covid-19 dil, din, cinsiyet, milliyet ayırımı yapmıyor. Ancak Covid-19 ile mücadelede açık bir sınıf ayrımcılığı yaşanıyor.  İşçiler ölüme gönderilirken “evde kal” çağrıları yapılıyor.

İşçilere dönük ayrımcılık ve önemsememe öyle boyutlara ulaştı ki artık vicdanlar sızlıyor. Bilindiği gibi salgınla mücadelede 65 yaş üstünün ardından 20 yaşın altına da sokağa çıkma yasağı geldi.

Ancak 20 yaş altına getirilen sokağa çıkma yasağından 24 saat sonra, 18-20 yaş arası çalışanların bu yasaktan muaf oldukları, yani işe gidebilecekleri açıklandı. 20 yaş altında toplam çalışan sayısı 1 milyon 531 bindir. Bunların 720 bini 17 yaş ve altı çalışan çocuk işçilerdir. Bunları dışındaki 811 bin genç işçinin işe gitme mecburiyetinde bırakılması insafsızlıktır, vicdansızlıktır ve izansızlıktır.

Oysa bu genç işçilere üç ay boyunca sağlanacak asgari ücret desteğinin toplamı 5,6 milyar TL’dir. Ülkeyi yönetenler 811 bin gence 5,6 milyar TL ödemek yerine onları ölüme gönderiyorlar. Bu ülkenin, genç işçileri salgına karşı korumak için ayıracağı 5-6 milyar lirası yok mu?

Elbette var. Daha fazlası var. Sadece İşsizlik Sigortası Fonu’nda 132 milyar TL var. Olmadı Merkez Bankası var. Bağış yapmak yerine bütçeye kaynak aktarabilir. En önemlisi servetin yüzde 42’sini elinde tutan toplumun yüzde 1’i var, sürekli vergi aflarıyla vergileri sıfırlanan devasa şirketler var.

Bilim salgınla mücadele için Evde Kalın diyor. Ama Hükümet “evde kalmak” için gerekli adımları atmıyor. Evde kalmanın yaygın ve etkili olabilmesi için gerekli olan zorunlu ve acil işler dışında işleri durdurmaya yanaşmıyor, çarklar dönmeye devam etmeli diyor. Siyasi kaygılarla bilim dışı kararlar alıyor, ülkenin geleceğini karartıyor.

Çarkların dönmesi daha çok işçinin hasta olması demek, çarkların dönmesi demek daha fazla temas demek, daha fazla risk demek.

Salgına karşı yaşamı savunmalıyız, parayı pulu değil.

 Şimdi enflasyon hesabı yapmanın zamanı değil.

 Şimdi bütçe açığı ve üretim hesabı yapmanın zamanı hiç değil.

 İnsanlar can derdinde, iş ve aş derdinde.

 Her şeyden önemli olan budur.

Bilim evde kalın diyor. Evde kalmanın yegâne yolu zorunlu ve acil işler dışındaki işleri durdurmak ve işten çıkarmaları yasaklamaktır.

Ancak maalesef işveren örgütleri bilimin gösterdiği yolu göz ardı ediyor. İnsanlar can derdindeyken, işçiler ve aileleri risk altındayken “Üretim ve hizmet kapasitemizi koruyarak üretmeye devam edelim” diyorlar. Bu yaklaşım, ölen ölür kalan sağlar bizimdir demekten farklı değildir. Bu zincirlerinden boşalmış kapitalist zihniyeti reddediyoruz.

Bugün işçilere, hayatını riske atarak çalışma zorunluluğu getirenleri bilimin ışığında uyarmayı bir borç biliyoruz:

“Çarklar dönecek” dayatmanızın en büyük bedelini bu salgın koşullarında çalışmak zorunda bıraktığınız büyük oranda örgütsüz işçiler ve aileleri ödeyecektir. Ancak meselemiz salgındır ve bedel bununla sınırlı kalmayacaktır.

Ezberlenmiş sınıfsal reflekslerle milyonlarca işçinin salgın sürerken hiç de zorunlu olmayan işlerde çalıştırılmasının bedelini bütün bir toplum ödeyecektir.

Evde Kalması fiilen engellenen işçiler olarak, “Evde kalmak benim de hakkım” diyerek atacağımız her adım meşrudur ve sadece kendimiz için değil toplumun ve ülkenin bu salgına karşı savunmasını sağlayacaktır. Evde kalma mücadelesi memleket mücadelesidir!

Salgının yükseliş dönemindeyiz. Dünya örnekleri de göstermiştir ki salgının alevlenme döneminde, toplumsal bulaşın yaygın olduğu, enfekte insan sayısının katlanarak arttığı dönemlerde zorunlu işler dışında her yerde mutlak izolasyonu sağlamak şarttır.

Covid-19 salgınının bilimsel takibi ile yükselişin sona erip bulaşma ve hasta olma sayısında grafiklerin plato çizmesi ve salgının kontrol altına alındığının bilimsel kabulüyle birlikte gerekli tüm önlemler alınarak aşamalı olarak işbaşı yapılması anlaşılabilir.

Bugün, Sağlık Bakanı’nın da her fırsatta söylediği gibi, enfekte bir kişinin en az 16 kişiye hastalık bulaştırdığı dönemde, işçiler açısından, 6331 Sayılı yasanın 13. Maddesinde de açıkça belirtildiği gibi “ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durum” mevcuttur ve “çalışmaktan kaçınma hakkı” vardır. DİSK ve DİSK’ e bağlı sendikalar bu hakkın kullanımı için gerekli hazırlıkları yapmıştır ve pozitif vaka tespit edilen işyerlerinden başlayarak bu hakkın kullanımını hayata geçirmeye devam edecektir.

Covid-19 salgını ile birlikte akılları başa almanın zamandır. Neoliberal küreselleşmenin iflası tam olarak tescil edildi. Şimdi sosyal devlete dönmenin, kamucu ve toplumcu politikaların zamanıdır.

Salgının tahribatı büyüyor. Bu tahribatı azaltmak için hala yapılması gerekenler var.

Üzerimize düşen tarihsel sorumlulukla Hükümet’e bir kez daha çağrı yapıyoruz. Covid-19 salgını ile mücadele için ortak akla ihtiyaç var. “Ben dedim oldu” zihniyeti ile Covid-19 yenilmez. Bilimin ve aklın yol göstericiliğinde ve katılımcı bir yöntemle salgınla mücadele edilebilir.

Acil atılması gereken adımları bir kez daha sıralıyoruz:

  • Zorunlu ve acil işler dışında mal ve hizmet üretimi salgın süresince durdurulmalı ve yurttaşların böylece evde kalması sağlanmalıdır.
  • İşten çıkarmalar yasaklanmalı ve tüm çalışanların geliri güvence altına alınmalıdır. Halen işten çıkarılan işçilerin işsizlik sigortasından koşulsuz yaralanması sağlanmalı. İşlerin durmasıyla gelir kaybına uğrayan işçilere kısa çalışma ödeneğinden koşulsuz destek sağlanmalıdır.
  • Başta büyük kentler olmak üzere etkili bir karantina uygulanmalı
  • Karantina ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle işini ve gelirini kaybedenlerinin kendilerinin ve ailelerinin geçimi devlet tarafından sağlanmalıdır.
  • Karantina sürecinde kadına yönelik artan şiddete karşı İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa etkin bir biçimde uygulanmalıdır.
  • Hanelerin temel tüketim faturaları ve borçları ertelenmelidir.
  • En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilmelidir.

Covid-19’a karşı toplumsal dayanışmaya, güçlü sosyal politikalara ve sosyal devlete ve bilimin yol göstericiliğinde ortak akla ihtiyacımız var.

 

DİSK Haberleri
Covid-19 İstihdamı Vurdu: İşsizlik ve İş Kaybı Toplamı 17.2 Milyon
Türkiye Tarihinin En Büyük İşsizliği ve İstihdam Kaybı: 17,7 Milyon
DİSK Kadın Komisyonu: “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!”
DİSK-AR: İstihdamda Covid-19 Depremi
DİSK’ten SGK’ya Mektup: Hukuksuz Genelge İşlemden Kaldırılmalıdır!
Covid-19 Döneminde ve Sonrasında DİSK’in Çalışma Yaşamı Yol Haritası
COVİD-19 Salgını 7-8 Milyon Yeni İşsiz Yaratabilir
Eski Düzen İflas Etti! Şimdi Emekle ve Bilimle Yeni Bir Toplumsal Düzen Kurma Zamanı!
COVID-19 DİSK Raporu’nun Üçüncüsü Yayımlandı
DİSK Üyeleri Arasında Salgının Etkileri: COVID-19 DİSK Raporu
Toplu İş Sözleşmesinin ve Grevin Yasaklanmasına, Ücretsiz İzin Dayatmasına ve Sefalet Ödeneğine Hayır!
İşten Çıkarmalar Yasaklansın! Ücretsiz İzne ve Sefalet Ödeneğine Hayır
İşçileri ve Ailelerini Gözden Çıkararak Salgınla Mücadele Olmaz!
DİSK, COVID-19 ile Etkin Mücadele İçin Hükümet’i Uyardı
Salgının Sosyal Tahribatına Karşı Acil Önlemler
Korona’ya Karşı Acil Önlem Çağrısı
Koronavirüs’e Karşı İşçileri Koruyun!
İşsizlik Yükseliyor, İstihdam Azalıyor
DİSK'in ''2020'lerin DİSK'i, Emeğin Türkiye'si'' Başlıklı Sonuç Bildirgesi
Sınırdaki İnsanlık Krizine Son Verin
Ülkemize Daha Fazla Acı Yaşatmayın
DİSK Yönetiminde Görevler Belli Oldu
DİSK Genel Kurulu Sonuçlandı: Emeğin Türkiye'sini Kuracağız!
İşçi Sınıfının Sendikal Gücü: DİSK
İşsizlik Çok, İstihdam Yok
2020’lerin DİSK’i Emeğin Türkiye’si İçin Toplanıyor
2020’lerin DİSK’i ve Emeğin Türkiye’si İçin Omuz Omuza
İşsizlik Artıyor, İstihdam Daralmaya Devam Ediyor
İşsizlik Varsa Kriz Vardır
Asgari Ücret 3200 TL Net!
Genç ve Kadın İşsizliğinde Tehlikeli Artış
Emeğin Türkiye'si İçin Omuz Omuza
İşsizlikte Artış İstihdamda Daralma Sürüyor
İşsizlikte Tırmanış Sürüyor
En Kötüsü Bitmedi, Sürüyor!
DİSK Başkanlar Kurulu: Hak, Hukuk, Adalet İşçilerle Gelecek
Şubat Ocak'tan Berbat
Orası Değil Burası Çok Önemli: İşsiz Sayısı 7 Milyon 552 Bin
DİSK-KESK-TMMOB-TTB’den Ortak 1 Mayıs Açıklaması
DİSK Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi: İş, Adalet, Özgürlük ve Demokrasi İçin 1 Mayıs’a
DİSK-AR Raporu: Sendikalaşma ve Toplu İş Sözleşmesi Kapsamında Vahim Tablo
İşsizlik Depremi: DİSK-AR Şubat 2019 İşsizlik Raporu
DİSK Türkiye İşçi Sınıfının Yüz Akıdır
DİSK Ekonomik Krizin Bilançosunu Çıkardı
Yaşanabilir ücret, yaşanabilir memleket: Asgari Ücret 2800 Net!
DİSK: Asgari Ücret 2800 TL Net
DİSK 2. Uluslararası İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Konferansı
İşçi Sınıfı DİSK Kurucusu ve Lastik-İş Onursal Genel Başkanı Rıza Kuas’ı Unutmayacak
DİSK Genişletilmiş Başkanlar Kurulu: Yüzde 1’in Yarattığı Krizin Faturası Yüzde 99’a Kesilemez!
DİSK-AR: İşsizlik Tırmanıyor! İşsizliğe Karşı Güçlü Sosyal Politikalara İhtiyaç Var!
Mayıs’ta Krizin Ayak Sesleri Duyulmaya Başlandı
DİSK 100 Günlük Programı Değerlendirdi: Emek Yok, Krize Çözüm Yok
OECD İçinde En Yüksek Dördüncü İşsizlik Oranı Türkiye’de
AKP Döneminde Emek
İzmir’de Tüm Kamu İşçilerine Eşit Kadro Talebimizi Bir Kez Daha Haykırdık
DİSK Ülkemize ve Emeğimize Sahip Çıkmaya Çağırdı
Filistin Halkı Yalnız Değildir!
İşsizler, Güvencesizler, “Geçinemiyoruz” Diyenler Haydi 1 Mayıs’a!
6,1 Milyon İşsiz: İşsizlik Kıskacında Kadınlar ve Gençler Var!
DİSK “Türkiye İşçi Sınıfı Gerçeği” Saha Araştırmasının Özet Sonuçlarını Açıkladı
İşsizlik 6 Milyon Sınırında!
DİSK 51. Kuruluş Yıldönümünü Direnişteki Kod- A İşçileri ile Kutladı
Asgari Ücretten Fedakarlık Olmaz! #AsgariÜcret2300Net
Genç, Kadın ve Üniversite Mezunu İşsizliğinde Vahim Tablo!
Gençlerin Yüzde 28’i Hiçbir Şey Yapmıyor!
İstihdam Seferberliği: Çırak, Stajyer, Kursiyer Patlaması
DİSK: ILO Toplantısına Katılmıyoruz!
İşsizlik Gerçek, İstihdam Seferberliği Yapay!
DİSK-AR Sendikalaşma ve Toplu İş Sözleşmesi Raporu Yayınlandı
DİSK'ten OHAL Raporu: OHAL Emeğe Zararlıdır
İstihdam Seferberliği Lafta Kaldı
DİSK'ten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na...
Çalışma Bakanlığı Önünde Haykırdık: Kıdemi Değil Taşeronu Kaldır!
İşsizlik ve İstihdam Krizi Büyüyor
DİSK’in Sesi’nin 181. sayısı yeni formatında çıktı
İşsizliğe Hayır! İşsizlik Sorununu Çözemeyenlere de Hayır!
İşimiz yok; krizdeyiz!
DİSK Diyor Ki; Asgari Ücret 2000 TL Net!
Krizdeyiz çünkü işimiz yok!
10 Madde İle “Güvencesizlikte ve İşsizlikte İstikrar” Programı
DİSK'ten Soru ve Yanıtlarla Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi Raporu
DİSK'in İşsizlik ve İstihdam Raporu-Eylül 2016
DİSK: İşçinin Cebinden, Halkın Kaynaklarından Elinizi Çekin!
DİSK’in İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Bülteni DİSK-İSG çıktı!
DİSK Genel Başkanı Kani Beko'nun Bireysel Emeklilik Sistemindeki değişiklerle ilgili açıklaması
DİSK Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi
DİSK'in Sendikalaşma ve Toplu İş Sözleşmesi Raporu
DİSK Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Ülke Gündemini Konuşuyor
DİSK'in Dünya Sendikalarının Katıldığı L20 Zirvesine İlişkin Basın Açıklaması
DİSK’in Sesi gazetesinin 180’inci sayısı çıktı
DİSK Cenevre’de ILO Konferansına Katıldı