Sendikalar ve İşçilerin Covid-19 Salgını Sürecinde Mücadelesinden…

30/04/2020

Almanya’da pratisyen hekimler kişisel koruyucu ekipman ihtiyaçlarının giderilmemesini protesto etmek ve farkındalık yaratmak için giysilerini çıkararak maske, eldiven ve tıbbi önlükler için acil ihtiyaca dikkat çekti. Hekimler protestolarını online olarak düzenledi.

Amerika Birleşik Devletleri’nde Birleşik Otomotiv İşçileri Sendikası (UAW) Ford fabrikalarının yeniden açılması kararını erteletmeyi sağladı. Amerika’da ayrıca Amazon’a ait çeşitli işyerlerinde grev ve iş bırakma eylemleri gerçekleşti. Amazon, Instacart ve Whole Foods çalışanları bunların arasında yer aldı. İşçiler, sağlık önlemlerinin yetersizliğini protesto ettiler. Birleşik Gıda ve Ticaret İşçileri Sendikası, süpermarket çalışanlarının koronavirüs testine ve koruyucu ekipmana erişiminin sağlanmasını talep ediyor. Detroit’de otobüs şoförleri ise kişisel koruyucu malzemelerin temin edilmesini greve çıkarak sağladı. Illinois’de bakımevi işçileri 8 Mayıs’ta greve çıkmayı planlıyor.

Avustralya’da sendikalar ihtiyaç duyan işçilere 14 günlük ek hastalık izni verilmesini talep etti. Ayrıca taşeron işçilerin ücretli izin kullanabilmesi ve sağlık sektörünün tam kapasite çalışabilmesi için ek bütçe çıkartılmasını istediler. UWU, işçiler için yalnızca iş garantisi değil gelir garantisi taleplerinde bulunuyor, böylece iş garantisi kapsamı dışında kalabilecek işçileri de korumayı amaçlıyor. Sendika aynı zamanda, özelleştirmelerin yoğun ülkelerde salgının daha büyük kayıplara yol açtığı gerçeğinden hareketle, enerji, sağlık, yaşlı bakımı, eğitim, iletişim, ulaşım gibi çeşitli sektör ve alt sektörlerde işçilerin ve kullanıcıların demokratik katılımını sağlayacak bir kamulaştırmaya gidilmesini öneriyor.

Avusturya Sendikalar Konfederasyonu’nun (ÖGB) çağrısı ve işveren örgütlerinin de desteğiyle hükümet, “iş ve istihdamı korumak” amacıyla bir dizi tedbir aldı. İşçiler, kısa süreli çalışacak olmalarına rağmen ücret ya da maaşlarının yüzde 80-90’ını almaya devam edecekler. Çalışma saatinin azaltılmasıyla salgının yayılma ihtimalini düşüren bu kararı ÖGB Başkanı, “Böylesi olağanüstü durumda bile çalışanların yaşam maliyetlerini karşılamalarını ve kiralarını ödeyebilmelerini garantiye alıyoruz” sözleriyle destekledi.

Bangladeş’te 10 bin tekstil işçisini temsil eden işyeri sendikaları ücret ve iş güvenliği konularında işverenlerle anlaşmaya vardı. Hükümetin karantina kararı aldığı süre boyunca ücretlerin tam ödenmesi ve işçiler çalışmaya geri döndüklerinde sağlık hizmetlerine erişimlerinin sağlanması karara bağlandı.

Danimarka’da kamu sektöründe 98 belediyede işçiler adına toplu pazarlık yürüten kurul, belediyeleri temsil eden işveren kurulu ile iki anlaşma sağladı.   

Güney Afrika ülkesi Esvatini’de Demokratik Hemşireler Sendikası (SWADNU) kişisel koruyucu ekipman talebiyle yürüyüş düzenledi ve bazı hastanelerde iş bıraktı.

Fransa’da okullar, kafeler, restoranlar, alışveriş merkezleri kapatılır ve şirketlerin bir kısmı evden çalışma koşullarına geçerken, özellikle özel sektörde birçok küçük ve orta ölçekli şirket çalışanı mecburi olarak “kısmi işsizlik” (işyerinde faaliyetin durulması veya tamamen askıya alınması sebebiyle asgari ücretten daha fazla kazanan çalışanların maaşlarının yalnızca yüzde 84’ünü, asgari ücret alanların maaşlarının tamamını alabildikleri statü) statüsüne geçti. Birçok şirket de çalışanlarına zorunlu izne çıkmayı önermek üzere hazırlanmakta. Toplamda 31.000 şirket ve 650.000 işçi kısmi üretime geçmiş durumda.

Sağlık sektörü sendikaları Jeunes Médecins ve l’ISNI (InterSyndicale Nationale des Internes) tamamen ve sıkılaştırılmış bir inzivanın şart olduğunu öne sürerek “Çin’deki gibi sıkı önlemler almaya ihtiyacımız var. Hayati olmayan bütün şirketlerin işlerini askıya alması, toplu taşımanın tamamen durması, zor durumdaki kişilerin koruma altına alınıp ailelerine gıda yardımı yapılmalı. Şu an öncelikli olarak sağlığımızı kurtarmalıyız. Ondan sonra GSMH’yi kurtarmakla ilgileniriz” açıklamasında bulundu.

Eğitim sektöründe de durum farklı değil. Milyonlarca eğitimci ve öğrenci altyapı yetersizliğine rağmen uzaktan eğitime adapte olmaya çalışmakta. Okullar yalnızca sağlık emekçilerinin çocuklarına ve onlarla ilgilenen eğitimcilere açık. Ancak interneti olmayan aileler okullara gelerek çocuklarının ders notlarını ve ödevlerini almayı talep etmekte, birçok okulda da hidroalkolik jel veya maske eksikliği çekilmekte. Bu sıkıntılara karşı eğitim işkolu sendikaları FSU ve Snalc tamamen ve sıkılaştırılmış bir inziva talep etmekte.

Hizmet sektöründe de sıkıntılar artmakta. 300 Amazon çalışanı Orléans şehrinin güneyindeki Saran bölgesinde 18 Mart’ta şirketlerinin kapanması talebiyle grev ilan etti. CGT’nin bölge temsilcisi “İşveren bize ne hidroalkolik jel ne maske veriyor, hiçbir koruyucu önlem almıyor. Hayatımızın tehlikede olduğunu ve ailelerimizin hayatını tehlikeye attığımızı hissediyoruz. Covid 19’un yayılmasına bu şekilde engel olamayız” açıklamasını yaptı. Her gün onlarca süpermarkette de çalışanların maskesiz, hidroalkolik jelsiz ve koruyucu önlemsiz çalıştıkları tespit edilmektedir.

Savunma sanayiinde ise salgından korunma önlemleri sebebiyle bir süredir üretim faaliyetini durduran Airbus fabrikasının 23 Mart haftası yeniden üretime geçmesi sorunları birlikte getirdi. Üretimle direkt ilgili olmayan çalışanlar evden çalışırken üretimde çalışan işçiler işe gelmek zorunda. Bunun üzerine çalışanlarının çoğunluğunun üye olduğu Force Ouvrière ile CGT sıkılaştırılmış bir inziva ve üretimin devam etmemesi çağrısı yaparken, üretim devam edecekse de gerekli koruma önlemlerinin işyerinde sıkı bir şekilde uygulanmasının sağlanmasını talep etmekte.

Fransa’da inziva başladığından beri bu durumdan etkilenen bir başka çalışan grubu ise polis ve jandarma. Fransa’da halk birkaç haftadır sokağa yalnızca belirli sebeplerle dışarı çıkmaya izinli (evden çalışma mümkün değilse işe gitmek için, temel alışveriş ihtiyaçlarını karşılama, sağlık sebebiyle, yardıma ihtiyacı olan aile üyesini ziyaret, evinin yakınında tek başına fiziksel sportif aktivite yapmak). Dışarı çıkılan her seferde hükümetin resmi sitesinden indirilebilen bir belge doldurulup imzalanarak bu belge ile çıkmak dışarı çıkmak en önemli zorunluluk. Bu belgenin kontrolünü yapmak ve belgesi olmayanlara veya sebepsiz yere dışarı çıkanlara 135 Euro para cezası kesmek de polise düşüyor. Bu koşullarda 26 Mart günü polis sendikaları bir araya gelerek bir açıklama yayınladı. Sendikalar İçişleri Bakanına seslenerek polislere yeterli sayıda maske sağlanmaz ve koruyucu önlemler alınmazsa polislerin belge kontrolü yapmayı bırakacaklarını bildirdi.

Koronavirüs salgını karşısında alınan kararlar arasında en çok eleştirileni Çalışma Bakanının İnşaat ve Kamu İnşa Çalışmaları (Bâtiment et Travaux Publics) işkolunda alınan çalışmaya devam kararı. Bir hafta boyunca üretimin ve inşaatların durmasına rağmen alınan kararla inşaat sektörü çalışanlarının işe gidebileceği ve şantiyelerin yeniden açılabileceği açıklandı. Koruma önlemlerinin eksik olduğu, maske, eldiven, temizleyici jel, el yıkama için hijyen koşullarının yetersiz olduğu bu işkolunda çalışmaların devam edilmesine karar verilmesi Çalışma ve Ekonomi bakanlarının eleştirilmesine sebep oldu. Hijyen koşullarının sağlanmadığı şantiyelerde işçilerin çalışmama haklarını kullanabileceklerini açıklayan Çalışma Bakanını eleştiren Fransa’nın en büyük konfederasyonlarından biri olan CGT’nin inşaat işkolu sendikası bakanı inşaat işkolu ve şantiyelerdeki çalışma koşullarından bihaber olmakla suçlamakta. Birçok şehirde sendikalar çalışanları evde kalmaya ve çalışmamaya çağırdı. Pek çok şantiye halen boş, işverenler de risk almak istemedikleri için hükümetten “kısmı işsizlik” için destek talep etmekte. İşkolunda yetkili olan FBTP et Capeb sendikaları “Şantiyelerde birbirinden uzak durmak veya sık sık el yıkamak gibi salgına engel olabilecek önlemleri tamamen sağlamak mümkün değil. İşçilere maske dağıtılması gerek ancak sağlık personeli şu an öncelikli olduğundan dolayı bizlere maskelerin sağlanması da mümkün değil. Bu koşullarda çalışmalar devam edemez” açıklaması yaparak işkolunda “kısmı işsizlik” statüsünün uygulanmasını talep etmekte.

Sendikaların talepleri çeşitli işkollarında yükselirken çalışanların haklarıyla ilgili kazanımlar da mevcut. Çalışma Bakanı yakın zamanda işverenlere çalışanların izin günlerinin tarihlerini değiştirme ve çalışanları altı gün boyunca zorunlu izne çıkarmalarının önünü açan bir yasa tasarısı sundu. Ancak sendikaların itirazı üzerine geri çekilerek işverene verilen yetkiler hafifletildi.

Bu süreçte sendika konfederasyonları da hem muhtemel işten çıkarmalara engel olmak hem de kamu ve özel sektörde maaş kesilmelerinin yaşanmaması ve çalışma koşullarının kötüye gitmemesi için durumu yakından takip etmekte. İşçi ve işveren sendikaları konfederasyonları bir araya gelerek bu şartlar altında sağlık sigortası, sosyal haklar ve dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Konfederasyonlar ayrıca hem işkolu ölçeğinde hem de genel çalışan hakları açısından bilgilendirme ağı geliştirmekte. CFDT ve SUD sendika konfederasyonlarının oluşturduğu internet üzerinden ve telefonla ulaşılabilen bilgilendirme sistemi üzerinden çalışanlar haklarını öğrenip, herhangi bir hak ihlali durumuna bildirim yapabilmekteler.

Salgın halen önemini ve yayılma hızını arttırırken ve en az altı haftalık bir inziva süresi öngörülürken Fransa’da çalışanların hakları daha uzun süre tartışılacak. Kendileri de evden çalışma koşullarına adapte olmaya çalışan sendikaların stratejileri ve yeni eylem biçimleri bu dönemde belirleyici olacak. (Işıl Erdinç, 27 Mart)

Güney Afrika’da sendikalar yevmiyeli çalışanların durumuna dikkat çekiyor. İzin hakkı ve sağlık sigortası olmayan işçilerin hastalığın yayılmasını kolaylaştırdığını belirtiyor. Sendikalar 11 farklı dilde temizlik eğitimi veriyor ve koruyucu malzeme dağıtıyor. NUM adlı ulusal maden işçileri sendikası, hükümetin bazı madenlerin çalıştırılmaya devam etmesine izin vermesi karşısında işçilerin sağlığı ve güvenliği için; üretim durduran madenlerde ise ücret ödemeyi reddeden şirketlere karşı mücadele etmeyi sürdürüyor. Güney Afrika Giyim ve Tekstil İşçileri Sendikası (SACTWU), 80 bin işçi için 6 haftalık tam ücret ödenmesi için anlaşmaya vardığını duyurdu. Sendika ayrıca işyeri temsilcilerine eğitimler verdi.

Güney Kore’de işyerlerinde sağlık taraması yapılmasını talep ediyor. Ticaret, taşımacılık ve haberleşme iş kollarında özel önlemlerin gerekli olduğuna vurgu yapıyor.

Hollanda’da sendika, işveren örgütleri ve hükümet temsilcilerinin yer aldığı “Birlik ve Kararlılık” komitesi kuruldu. Komite, “Korona Acil Durum Fonu” kurulması için hükümetten talepte bulundu. Esnek çalışma biçimleriyle istihdam edilen çalışanların fondan yararlanması amaçlanırken ayrıca likidite sorunu yaşayan şirketlerin, çalışanlarının ücretlerini ödeyebilmeleri için fonu kullanabilmesi de düşünülüyor. Komite, fonun bütçesini ise devletin karşılamasını talep ediyor.

İngiltere’de sendikalar; şoförler, vatmanlar, hostesler, havalimanı ve belediye işçileri için özel önlemler alınması gerektiğini vurguluyor. Okulların kapanmasıyla birlikte ebeveynlere de izin verilmezse çocuk bakımının ciddi bir sorun haline geleceğini hatırlatıyorlar. Özel temizlik şirketleriyle ücretli hastalık iznini kapsayan yeni anlaşmalar yapıldı. İngiltere’nin en büyük kamu hizmeti sendikası UNISON, tüm Birleşik Krallık’ta ulusal düzeyde sendikanın kapsadığı tüm sektörlerde görüşmeler düzenledi. Bir dizi anlaşmaya varmanın yanında çeşitli konularda rehberlik sağlamayı da amaçladı. İşyeri kapatmaları sürecinde ücretler, hastalık izinleri, kişisel izolasyon, bakıma muhtaçların ihtiyaçları, kişisel koruyucu ekipmana erişim ve diğer sağlık ve güvenlik önlemleri konuları öncelik oldu. Sendika yerel yönetimlerle birlikte ortak rehberler oluşturmanın yanında belediye hizmetlerindeki süreçleri yakından takip etmeye başladı. Eğitim alanında ise UNISON hem eğitim kurumları hem de işverenlerle birlikte çalışmakta ve okulların kapatılması ve çalışanlar için sonuçları konularındaki kararlara katılmakta. Yüksek öğretimde ise ulusal düzeyde bir sözleşme hazırlığı sürmekte. Sağlık sektöründe de benzer yaklaşımla çalışan sendika, bu sektörde herhangi bir yeniden yapılanma veya örgütsel değişimin askıya alınmasını sağlamayı hedeflemekte ve mevcut sözleşmelerin taşeron çalışanları kapsayacak şekilde genişletilmesini hedeflemekte. Enerji sektöründe tüm çalışanları kapsayacak bir sözleşme yapılmış durumda. Sendika aynı zamanda sağlık ve bakım işçileri için kişisel koruyucu ekipman sağlanması için çağrıda bulundu. TUC ise hükümeti işyerinde sağlık ve güvenliğin sağlanması için daha sıkı önlemler almaya çağırdı.

Salgın nedeniyle olağanüstü hâl ilan edilen ve tüm özel sağlık hizmetlerinin kamu denetimi altına alındığı İspanya’da ise sendikalar ve işveren örgütleri, üzerinde uzlaştıkları bir dizi önlemi hükümete sundu. Talepler listesinde kısmi işsizlik önlemleri, sosyal güvenlik primi indirimi, vergi indirimi gibi bir dizi madde yer alıyor.

İtalya’da özellikle metal sektöründeki fiili grevlerin ardından; sağlık izni, uzaktan çalışma, işyerlerinin ilaçlanması, yeni İSG koşulları gibi maddeleri içeren bir “acil durum sözleşmesi” imzalandı. İtalya’da sendikaların talebi üzerine Zara, H&M ve Carrefour’da ücretli hastalık izni, ebeveyn izni ve el yıkama molası gibi düzenlemeler yapıldı. Çoğu işyerinin kapatılmasına rağmen açık kalan çok sayıda işyerinde çalışan işçiler sağlık ve güvenlikleri konusunda endişelerini dile getirerek önlem alınmasını talep etti. Bazı yerlerde işçiler greve çıktı. Bunun üzerinde hükümet sosyal taraflarla protokol için görüşmeleri kabul etmeye mecbur kaldı. Sendikalar aynı zamanda bakım hizmetlerinde ve hapishanelerde çalışan işçilerin koşullarının acilen iyileştirilmesi için bir dizi sorun ve talebi gündeme getirdi. Bir diğer talepleri de süpermarketlerin akşam 7’de kapanması ve pazar günleri de tamamen kapalı olması oldu. Bu taleplerin çoğu hükümet tarafından kabul edildi. 14 Mart’ta hükümet, işveren ve işçi örgütleri Covid19 ile işyerinde mücadele konusunda ortak bir protokol imzalandı. 25 Mart’ta üç sendika konfederasyonu CGIL, CSIL ve UIL, Sağlık Bakanlığı ile sağlık hizmetlerinde çalışan işçilerin güvenliği hakkında bir sözleşme imzaladı. Sözleşme, tüm sağlık çalışanları için kişisel koruyucu ekipman sağlanması, virüse maruz kalan çalışanlar için düzenli test uygulanması, çalışma ortamının temizliği ve acil durum önlemleri gibi konularda katı tedbirler ve standartlar getiriyor.

Kamboçya hükümeti, Kamboçya Sendikalar Konfederasyonu’nun talebi üzerine iflaslara ve kitlesel işten çıkarmalara çare olmak için virüs nedeniyle sıkıntı yaşayan şirketlere vergi muafiyeti getireceğini açıkladı. Açığa alınan işçilerin ücretlerinin yüzde 60’ı, kısmi hükümet desteğiyle ödenecek. Bir tekstil fabrikasının salgın nedeniyle düşen satışları gerekçe göstererek işçilerin ücretlerini ödememesi üzerine bin tekstil işçisi Phnom Penh fabrikası önünde protesto yaptı.

Kanada sendikaları, çalışma kurallarının ve toplu sözleşmelerin salgınlara karşı yeniden düzenlenmesini istedi. Koruyucu sağlık hizmetlerine daha çok yatırım yapılmasını talep etti. Saskatchewan eyaletinde sağlık çalışanları eyalet hükümetinden salgınla mücadeleye ve kişisel koruyu ekipman kullanımına ve sağlanmasına ilişkin verilerin paylaşılmasında şeffaflık talep etti. Ontario Kamu Hizmeti Çalışanları Sendikası, eyalette tüm hapishanelerde sağlık önlemleri alınması için bakanlığa baskı yaptığını ve bazı hapishanelerde test yapılmaması nedeniyle işçilerin çalışmayı reddettiğini bildirdi. 

Letonya’da hükümetin desteğiyle İşverenler Konfederasyonu (LDDK) ve Özgür Sendikalar Konfederasyonu (LBAS) bir araya gelerek ülkede salgının yayılmasını önlemek adına bir dizi tedbir üzerinde uzlaştı. Tedbirler içinde en göze çarpan madde, hastalık izni ödemesinin yüzde 100’ünün devlet bütçesinden karşılanacağı yönündeki taahhüt oldu.

Malezya’da sendikalar, hükümetin temel mal ve hizmet üretimi dışındaki şirketlerin kapatılması kararına uymayarak fabrikalarda üretime devam eden şirketlere karşı dava açtı. Ayrıca 58 sendika ve sivil toplum örgütünden oluşan bir koalisyon, başbakandan Malezya sosyal koruma siteminin ve istihdamın korunması için bir adım olarak ücretlerin yüzde 80’inin garanti edilmesini talep etti.

Yeni Zelanda’da hükümet sendikaların taleplerini kabul etti. Ek ücretli izinler verildi ve işçilere sağlık harcamaları için ikramiyeler ödendi.

Zimbabwe’de, sağlık işçileri kişisel koruyucu ekipman ve hastanelerde temiz içme suyu talebiyle greve çıkıyor. Risklere karşı koruma ve virüsün yayılmasını durdurabilmek için ek eğitimler talep ediyor. Greve çıkan sendikalardan biri Zimbabwe Hemşireler Örgütü (ZIAN) oldu. Ülkede sağlık çalışanları için koşullar halihazırda kaynak eksikliği ve tıbbi malzeme eksikliği gibi nedenlerle büyük sorunlarla karşı karşıyaydı ve sağlık hizmetlerinde yeterli personel bulunmuyordu. Ayrıca sağlık işçileri çok düşük ücretlerle çalışmaktaydı.