Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Et!

25/11/2019

Patria, Minerva ve Maria Mirabel kardeşler, bundan yaklaşık 57 yıl önce, 25 Kasım 1960 tarihinde faşist bir diktatörlükle yönetilen ülkelerinde, özgürlük mücadelesi verdikleri için rejim güçleri tarafından tecavüze uğradılar ve katledildiler. 25 Kasım tarihi, bu olaydan esinlenerek 1999 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olarak ilan edildi. 

Türkiye’nin birçok ilinde, 1 Ocak 2019- 20 Kasım 2019 dönemindeki 324 günde, en az 302 kadın erkekler tarafından öldürüldü.

Şiddet; çeşitli amaçlara ulaşabilmek için insan bedenine ve ruhuna yapılan saldırıdır. Erkek egemen toplumlarda ise şiddet; kadınları denetim altında tutmak amacıyla sistematik olarak uygulanmaktadır. 

Kadına yönelik şiddet; sadece aile içindeki şiddetle sınırlı olmayan; işyerlerinde, sokakta, televizyonda, kısaca gerek kamu gerekse özel alanda kadınların acı çekmesine neden olabilecek ve kadınların özgürlüğünü zorla kısıtlayan davranışlardır. 

Şiddetsiz bir toplum için tüm eşitsizliklerle beraber toplumsal cinsiyet eşitsizliği de ortadan kaldırılmalıdır. 

Her türlü eşitsizlik şiddeti besler. Bu nedenle her türlü eşitsizliğin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Buna aile içinde var olan cinsiyete dayalı işbölümü ve bireylerin hiyerarşik konumlanmaları da dahildir.

İşçi sınıfı, mücadelesi ile aynı zamanda toplumu sarmalayan karanlığa, şiddete ve her türlü sömürüye karşı durur. Kapitalist sistem içinde eşitsizliğe, sömürüye, zora, şiddete, baskıya uğrayan işçi sınıfı; emek piyasasında var olan cinsiyete dayalı tabakalaşma ile kadınların çifte sömürüye tabi olması karşısında bir bütün olarak mücadele etmelidir. 

Şiddet sarmalından kurtulmak için bu sarmalın bir bileşeni olan erkek işçiler, bu zincirin halkasını kendisinden başlayarak kırma iradesini de ortaya koymalıdır.  

Eğer bir kadına, bir çocuğa, bir gruba ayrımcı davranıyor ve şiddet uyguluyorsak, bize uygulanan her türlü ayrımcı davranışı ve şiddeti meşrulaştıran kültürü de kabul ediyoruz demektir. 

Tanık olduğumuz şiddete onay veriyor veya sessizce izliyorsak “şiddetten yanayız” demektir.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kültürel faktörler, yoksul kadınların kayıtdışı, ev eksenli, sosyal ve sendikal haklardan yoksun, düşük ücretli işler yapmalarına yol açmaktadır. 

Toplumsal cinsiyet rolleri açısından kadınlar çalışma hayatında erkekler tarafından kuşatılmıştır.  Açıktır ki iyi ücret ödenen, sosyal güvenlik hakları olan güvenceli işlerde daha çok erkekler çalışırken, kadınlar geçici ve vasıfsız işleri yapmak için ucuz, esnek ve kayıtdışı alanlarda çalışmaya itilmektedir. Kadınlar düşük gelir getiren ve emek yoğun işlerde erkek işçilere oranla daha düşük ücretlerle çalıştırılmaktadırlar.

NE İSTİYORUZ ?

Mirabel kardeşlerden günümüze şiddete, tacize ve tecavüze uğrayan, emeği değersizleştirilen kısacası şiddetin her türlüsüne maruz kalan kadınlar için mücadele ediyoruz ve edeceğiz… 

Kadına yönelik şiddetin sona erdirilmesi için Sendika olarak;

  • Devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini cezalandıracak önlemler almasını,
  • ILO'nun 100. yılında kabul ettiği  "İş Yerinde Şiddet ve Tacizle Mücadele” Sözleşmesi Türkiye tarafından hızla onaylanmasını ve uygulanmasını,
  • İstanbul Sözleşmesi ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair 6284 sayılı kanunun uygulanmasını,
  • Şiddete uğrayan kadınlar için başvuru ve sığınma evlerinin sayısının artırılmasını, ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek ile yasal yardımın yapılmasını,
  • Kadın istihdamını artırmak için önerilen esnek ve geçici çalışma biçimlerine karşı tam zamanlı ve güvenceli istihdam olanakları yaratılmasını,
  • Kadınların işe alım ve yükselmelerinde cinsiyetçi politikalardan vazgeçilmesini,
  • Kadın ve erkek arasında yaşanan ücret eşitsizliğinin giderilmesini,
  • İşyerlerinde kadınlara yönelik şiddet ve tacizde kadının beyanının esas alınmasını, denetim ve ceza mekanizmalarının işletilmesini,  
  • Aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için caydırıcı önlemler alınmasını,
  • Kadınların ekonomik özgürlüğü için çalışmasının önündeki engellerin kaldırılmasını, sosyal güvenlik, parasız eğitim ve parasız sağlık hakkından yararlanmasını, 
  • Medyanın, kadın ve çocuklara yönelik şiddeti teşvik edici yayınlar üzerinde kendi oto-denetim mekanizmasını kurarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçilmesini talep ediyoruz. 

 

  

 "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" afişimizi PDF formatında görüntülemek için tıklayın.

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Et!