Kadınlar Sendikada Örgütlü, Birlikte Güçlü!

06/03/2021

Bu yıl 8 Mart’ı, Covid-19 Salgının etkisi ile kadına yönelik şiddetin ve kadın emeğine yönelik saldırıların arttığı, işsizliğin yükseldiği, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleştiği bir süreçte karşıladık.

Uzun süren karantina dönemleri, iş yerlerinin, okulların ve kreşlerin kapalı kalması ekonomik hayatta etkisini her geçen gün daha fazla hissettirirken, çalışma hayatında güvencesiz konumda çalışan kadınların iş hayatından çekilmelerine, çalışma biçimlerinin değişmesine, kayıt dışı sektörlerde çalışmak zorunda kalanların gelirlerinin düşmesine ve işsizliğin artmasına yol açtı. 2018 yılında başlayan ekonomik krizin etkileri ile birlikte 2020 yılında başlayan Covid-19 salgınıyla birçok kadın istihdamdan çekildi. Kasım 2019’da kadınların istihdama katılım oranı yüzde 28,3 iken, Kasım 2020’de 2,3 puan azalarak yüzde 26’ya düştü. Toplam istihdam son bir yılda yüzde 3,9 azalırken, kadın istihdamı yüzde 6,5 ve erkek istihdamı ise yüzde 2,7 geriledi.

Kadın istihdamının yoğun olarak çalıştığı başta sağlık, eğitim, toptan ve perakende sektöründe çalışanlar, bu süreçten olumsuz etkilendi. Bu sektörlerde mesai saatleri arttı ve çalışma koşulları ağırlaştı. Kayıtdışı sektörlerde çalışan 3 milyon üzerinde kadın işçi hiçbir destekten yararlanamadığı için ciddi bir gelir kaybı yaşadı. Sayıları 1 milyonu bulan ev işçisi kadınlar ise yoğun karantina uygulamaları nedeniyle işlerinden oldu, ağırlıklı olarak emek yoğun ve düşük ücretlerle imalat ve hizmetler sektöründe çalışan kadınlar ise ciddi bir iş ve gelir kaybı yaşadılar.  DİSK-AR tarafından yapılan hesaplamaya göre geniş tanımlı kadın işsizlik sayısı 4 milyon 764’ü bularak yüzde 37,7 oldu.

Salgın ile birlikte hasta bakımı, çocuk bakımı, yaşlı bakımı ve ev hijyeni gibi konularda bakım emeğine olan ihtiyaç arttı. Kadınların çalışma süreleri uzarken, ücret eşitsizliği derinleşti. Ücretli çalışan kadın ve erkekler arasında ücret farkı yüzde 20,7’ye yükseldi.

Covid-19 pandemisinin yarattığı toplumsal sorunlar nedeniyle kadınlar evde, sokakta ve işyerlerinde daha çok fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddete maruz kaldı. 2020 yılında erkekler tarafından en az 284 kadın öldürüldü, 265 çocuk cinsel istismara uğradı, 792 kadın şiddete uğradı.

Kısacası ülkemizde kadın emeği konusunda yaşanan sorunlar, salgın sürecinde giderek daha da ağırlaştı. Bu nedenle kadınların eşit koşullarda yaşadığı ve çalıştığı bir dünya için öncelikli taleplerimiz şunlardır;

  1. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun uygulanmalı,
  2. ILO’nun geçen yıl kabul ettiği 190 no'lu “İşyerinde Şiddet ve Tacizin Önlenmesi” Sözleşmesi Ülkemiz tarafından da onaylanmalı,
  3. İktidarın politikalarında kadın istihdamını artırmak için önerilen esnek çalışma biçimlerine karşı tam zamanlı ve güvenceli istihdam olanakları yaratılmalı,
  4. Covid-19 pandemisinin yarattığı krizden en çok etkilenen sektörlerde iş ve gelir kaybına uğrayan kadınlar için özel önlemler geliştirilmeli,
  5. Salgın süresince bütün işçiler süre koşulu aranmaksızın işsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanmalı,
  6. Kamu-özel ayrımı olmaksızın, zorunlu hizmet ve üretim alanında çalışan ebeveynlere dönüşümlü ve eşit olarak ücretli izin verilmeli,
  7. Kadınlara özgü görülen ev içi sorumluluklar için kamusal politikaların hayata geçirilmeli,
  8. Özellikle kamu kurumları ve yerel yönetimler tarafından kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri gibi merkezler açılmalıdır.

Eşitsizliğe, adaletsizliğe ve şiddete karşı Yaşasın 8 Mart!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Afişimiz

Afişimizi PDF formatında görüntülemek ve indirmek için tıklayın.

 

 

Kadınlar Sendikada Örgütlü, Birlikte Güçlü!