Enflasyon İstikrarlı(!) Yükselişini Sürdürüyor!

06/05/2022

TÜİK’in 2022 yılı Nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) rakamlarını açıklamasının ardından konfederasyonumuz DİSK’in Araştırma Merkezi DİSK-AR tarafından da enflasyon hesaplamaları yapıldı. Yine mızrak çuvala sığmadı, ne kadar üstü örtülmeye çalışılsa da rakamlar gösteriyor ki hiç olmadığı kadar yoksuluz ve alım gücümüz eridi.

TÜİK’e göre, Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 69.97, aylık yüzde 7.25 arttı. 2022 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 7.25, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 31.71, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 69.97 oranında artış gerçekleşti.

TÜİK artışın en yüksek olduğu ana grupları ise şöyle sıralıyor: Yüzde 105,86 ile ulaştırma, yüzde 89,10 ile gıda ve alkolsüz içecekler ve yüzde 77,64 ile ev eşyası. Böylece ulaştırmada üç haneli enflasyon gerçekleşmiş oldu.

Ancak bu ortalama resmi enflasyon oranları düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda hissettiği oranlar değil. Bu nedenle DİSK-AR TÜİK’in ham verilerinden yararlanarak emeklilerin, dar gelirlilerin, düşük gelirlilerin hissettiği enflasyonu yeniden hesaplıyor. Gıda enflasyonu verilerini esas alarak gelir gruplarına göre ve emekliler için gıda enflasyonunu yeniden hesaplandığında; gıda enflasyonu ortalama yüzde 89,1 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 113,5 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 97 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 114,9, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 131,6 olarak gerçekleşti.

Dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 88,2 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 65,5 oldu. Böylece en yoksul gelir grubu yüzde 131,5 oranında gıda enflasyonu hissederken, en yüksek gelir grubu ise yüzde 65,5 oranında gıda enflasyonu hissetmiş oldu. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.

Öte yandan yüzde 70’lik enflasyon iktidar sahipleri için yeni bir rekor anlamına geliyor. Aralık 2002’de yüzde 29,7’lik bir enflasyon devralarak iktidara gelenler, 20 yılda enflasyonu yüzde 70’lere taşımış oldu.

Yapılan resmi enflasyon açıklamalarının toplumun alım gücüne ya da hayat pahalılığına getirdiği mantıklı bir açıklama yok, her gün yeni zamlara uyanıyor, alabildiklerimiz her geçen gün daha da sınırlı hale geliyor. İnkâr ederek hayat pahalılığının üstü örtülemez, bir an önce gerçek enflasyona karşılık gelebilecek ücret iyileştirmesi yapılmak zorundadır. Çünkü yoksulluk her şeyden önce bir insan hakları meselesidir.