İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!

15/03/2022

Sendikamız Genel-İş, İzmir Şubelerimizin katılımı ile Konak Cumhuriyet Meydanı'nda ‘Emeğimizi, haklarımızı, geleceğimizi ezdirmeyeceğiz’ mitingi gerçekleştirdi.

Konak Cumhuriyet Meydanı’nda şubelerimize üye binlerce işçinin katılımıyla düzenlenen mitingde,  ‘Emeğimizi haklarımızı geleceğimizi ezdirmeyeceğiz!’, ‘Herkese iş, ekmek, güvenceli gelecek istiyoruz!’, ‘Geçinemiyoruz, vergide adalet, gelirde adalet istiyoruz!’, ‘Sermayeye, saraya değil, halka bütçe!’, ‘Bu düzeni işçiler, emekçiler kurmadı, ama bozacak olan bizleriz, bıçak kemikte!’ yazılı pankartlara yer verildi.  Mitingde ayrıca, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısıyla başlayan savaşa karşı çıkılarak, ‘Savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölür’, ‘Savaşa hayır!’ denildi. 

Mitinge; DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Başkanımız Remzi Çalışkan ve Sendikamız Genel Yönetim Kurulu Üyeleri, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, İzmir şubelerimizin başkan, yönetici ve üyeleri, DİSK üyesi sendikaların yönetici ve üyeleri,  İzmir emek ve meslek örgütü yöneticileri ile siyasi partilerin temsilcileri katıldı.

Mitingde konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu zamların, hayat pahalılığının, soyguna dönüşen faturaların sorumluluğunu alan kimsenin olmadığını belirterek “Zamlar yağarken, enflasyon tırmanırken, işçilere, emekçilere, emeklilere, dar gelirlilere hayat zehir edilirken ortada sorumlu yok” dedi.  Sendikal hakların çiğnendiğini, işçilerin kadro hakkının gasp edildiğini söyleyen Çerkezoğlu, “Yine sorumlusu yok! Memlekette işsizlik öyle bir boyuta gelmiş ki artık milyonlar iş aramaktan umudunu kesmiş, bunun da sorumlusu yok” dedi.

Savaştan, kadına yönelik şiddete kadar pek çok yakıcı probleme değindiği konuşmasında, iktidarı ve politikalarını eleştiren Çerkezoğlu, “İzmir Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran binlerce işçi kardeşim, zamların da zulmün de işsizliğin de güvencesizliğin de sorumlusunu biliyor ve buradan, İzmir Cumhuriyet Meydanı’ndan Türkiye işçi sınıfı adına hesap soruyor” dedi. Çerkezoğlu ayrıca, “Gençlerimizin geleceğini kararttılar, her evde üniversite mezunu var. Bunların da sorumluluğunu alan yok. Ama bu meydan sorumluları biliyor, ama bu meydan sorumlulardan hesap soruyor” dedi.

Mitingde konuşan DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Sendikamız Genel Başkanı Remzi Çalışkan ise kitleye seslenişinde, “Ülkemizde ekonomik ve siyasal olarak tam bir yıkımın içindeyiz. Bu büyük ekonomik kriz işçi sınıfını vurdu ve derinleştikçe, vurmaya devam ediyor. Bu enflasyonla insanca yaşamak, geçinebilmek mümkün değil” dedi.

Uzun zamandan beri, belediye şirket işçilerine ayrımcılık yapıldığını belirten Çalışkan, “Bu ayrımcılığa karşı, sokaklara çıktık, basın açıklamaları ve eylemler yaptık ve şimdi bir kere daha güçlü bir şekilde buraya haykırmaya geldik. Belediye işçileri kamu işçisidir. Ayrımcılık son bulsun, hak ettiğimiz kadro hakkımız verilsin! Yaşanan yoksulluğun, sefaletin, geçim derdimizin sorumlusu, yaklaşık 20 yıldır ülkeyi yöneten bu iktidar ve ortaklarıdır. İktidarın, ülkeyi ekonomiyi yönetme kabiliyeti, tamamen yok olmuştur. Ama çaresiz değiliz. İşçi sınıfının ihtiyacı ucuz kahramanlar değildir işçi sınıfının ihtiyacı örgütlü mücadelesidir. Yasaklamalarınıza, dayatmalarınıza, ayrıştırmanıza, kutuplaştırmanıza, demokrasiyi katletmenize hayır diyoruz. Eşitsizliğe, adaletsizliğe, hukuksuzluğa, yoksulluğa, işsizliğe ve sefalet ücretlerine, teslim olmayacağız” dedi.

DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Başkanımız Remzi Çalışkan’ın Konuşmasının tam metni ise şöyle:

Değerli Mücadele Arkadaşlarım,

Dünya halkları ve emekçiler Covid-19 ile savaşırken, şimdi de emperyalist çıkarlar uğruna yürütülen bir savaş ve onun yarattığı bir küresel kriz ile karşı karşıyayız.  Yapılan bu savaşta, silah tacirlerine gün doğarken; olan emekçi halklara, yoksullara, kadınlara ve çocuklara oluyor.

Dünya genelinde, kamusal sağlık sisteminin güçlendirilmesi gerekirken, ülkeler silahlanma bütçelerini arttırıyor. Ukrayna’da yaşanan işgal ve savaş, milyonlarca insanı etkiliyor. Savaşlar insanı yok ediyor. Ekolojiyi yok ediyor, doğayı yok ediyor. Savaşlar ayrımcılığı, eşitsizliği ve nefreti derinleştiriyor.

“Savaşın Kazananı, Barışın Kaybedeni Olmaz!” değerli arkadaşlarım.

İzmir den DİSK üyeleri, Genel iş üyeleri olarak haykırıyoruz:

Savaşa hayır, barış hemen şimdi diyoruz.

Değerli kardeşlerim,

Ülkemiz de ekonomik ve siyasal olarak, tam bir yıkımın içindeyiz.

Bu büyük ekonomik kriz işçi sınıfını vurdu.

Ve derinleştikçe, vurmaya devam ediyor. “Faiz sebep, enflasyon sonuç” gibi söylemlerle ekonominin yönetilemediğini yaşadığımız yüksek enflasyonla acı bir şekilde gördük.

Bu enflasyonla insanca yaşamak, geçinebilmek mümkün değil. Çarşıyı, pazarı, işçi sınıfı için yangın yerine çevirdiler!  Temel gıda maddelerine her gün zam.

Ekmeğe zam. Ayçiçek yağına zam. Son bir yılda, domates yüzde 170 zam gördü.

Milletin tenceresi, emekçilerin tenceresi artık kaynamaz oldu.

Benzine zam üstüne zam geliyor. Elektrik ve doğalgaza yapılan, fahiş zamlar, katlanılır gibi değil. İktidarın bugüne kadar sürdürdüğü, özelleştirmeci ve dışa bağımlı enerji politikaların yanlışlığını ve yapılan hataların ceremesini emekçiler çekiyor.

TÜİK’in gerçek dışı açıklamalarına zaten inanmıyorduk. Dar gelirlinin gerçek enflasyonu %100’ü çoktan aştı. İşçi sınıfının ücretleri günbegün eriyor! Bu ücretlerle geçinmek mümkün değil.

Sizin üretimden uzak bozuk ekonomi yönetimlerinizin, yarattığınız krizlerin, bedelini biz işçiler ödemek zorunda değiliz.

İşçi sınıfının derdi sadece enflasyon mu?

Hayır!

İşsizlik, güvencesizlik, sefalet ücretleri ve bizim cebimizden çıkan yüksek vergiler ile işçi sınıfı daha çok sömürülüyor!

Ülkenin kaynakları, bir avuç sermayeye peşkeş çekiliyor. Kamu-özel sektör işbirliğiyle yapılan projelerin yüküyle geleceğimiz ipotek altına alınıyor.

İktidar ekmeğimizi, emeğimizi, geleceğimizi ve doğamızı yağmalamaya, tüm hızıyla devam ediyor! Aydınlık geleceğimiz, yok ediliyor.

Değerli Mücadele Arkadaşlarım,

Yaşanan tüm bu sorunların en önemli nedeni adaletin, hukukun ve demokrasinin olmamasıdır. 

“Haksız ve hukuksuz işten çıkarmalar, sendikal hak ve özgürlüklerin önündeki engeller, halkın iradesinin gasp edilmesi, basın ve ifade özgürlüğünün yok edilmesi, Meclis’in işlevini yitirmesi ve hukukun siyasallaşması gösteriyor ki; demokrasi de, ekmek kadar su kadar halkın ihtiyacı haline gelmiştir.

İşte bu yüzden, emek ve demokrasi mücadelesi, birbirinden ayrı değildir diyoruz. Demokratik bir ülkede, insanca çalışmak ve insanca yaşamak istiyoruz! Demokrasiye ve kazanılmış haklara yapılan saldırılar karşısında, inadına eşitlik, inadına emek ve inadına demokrasi diyoruz.

 Gelinen nokta artık sürdürülemez.

Eriyen ücretlerimiz, yüksek faturalar, temel gıdadaki yüksek artışlarla emekçilerin alım gücü yarı yarıya azalmış durumda. Ücretlerimiz erirken geçim derdimiz katlanarak artıyor.

Değerli Mücadele Arkadaşlarım,

Kurucu Genel Başkanımız Abdullah Baştürk ve arkadaşları Genel-İş sendikamızı 60 yıl önce kurdular. Ve bu mücadele mirasını, bizlere devrettiler. 60. Yılımıza girerken, devraldığımız bu onurlu mücadele mirasıyla, her türlü saldırı ve engelleme girişimlerine rağmen güçleniyoruz ve büyüyoruz. Türkiye işçi sınıfının ve emekçi halkın, emek, demokrasi ve eşitlik mücadelesine güç katmaya ve bu mücadeleyi daha da büyütmeye devam ediyoruz. 

Belediye işçilerinin mücadelesini her türlü zorlu koşula rağmen yılmadan inatla ve ısrarla sürdürüyoruz.

Uzun zamandan beri, belediye şirket işçilerine ayrımcılık yapılmaktadır. Bu ayrımcılığa karşı, sokaklara çıktık, basın açıklamaları ve eylemler yaptık ve şimdi, bir kere daha güçlü bir şekilde buraya haykırmaya geldik!

Belediye işçileri kamu işçisidir. Ayrımcılık son bulsun hak ettiğimiz kadro hakkımız verilsin diyoruz.

Belediye şirket işçileri, kamu işçilerinin yararlandığı, 52 günlük ilave tediye hakkından yararlanamıyor. Bu hukuksuz uygulamadan derhal vazgeçilsin diyoruz.

Belediye şirket işçilerinin ilave tediye hakları verilmelidir,

Belediye şirketlerinde çalışan işçiler de, diğer işçiler gibi, kadroya geçirilmelidir diyoruz.

 Değerli Mücadele arkadaşlarım,

Yaşanan yoksulluğun, sefaletin, geçim derdimizin sorumlusu, yaklaşık 20 yıldır ülkeyi yöneten bu iktidar ve ortaklarıdır. İktidarın, ülkeyi ekonomiyi yönetme kabiliyeti, tamamen yok olmuştur.

Ama ÇARESİZ DEĞİLİZ! İşçi sınıfının ihtiyacı ucuz kahramanlar değildir işçi sınıfının ihtiyacı örgütlü mücadelesidir.

Demokratik, kitle ve sınıf sendikacılığı temelinde, örgütlü mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz!

Biz emekçiler, İzmir’den Sesleniyoruz!

Yasaklamalarınıza, dayatmalarınıza, ayrıştırmanıza, kutuplaştırmanıza, demokrasiyi katletmenize hayır diyoruz.

“Eşitsizliğe, adaletsizliğe, hukuksuzluğa, yoksulluğa, işsizliğe ve sefalet ücretlerine, teslim olmayacağız!”

Birleşe birleşe, omuz omuza vererek, bu ülkeye eşitliği de refahı da adaleti de barışı da biz getireceğiz. Sözlerime son verirken sizleri sevgiyle saygıyla tekrar selamlıyorum.

Alanlarda buluşmak üzere, yolunuz, yolumuz, açık olsun.

 Yaşasın DİSK, Yaşasın Genel-İş!

Yaşasın İşçilerin Birliği!

Yaşasın Halkların Kardeşliği!

 

 

İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!
İzmir’den Haykırdık: Emeğimizi, Haklarımızı, Geleceğimizi Ezdirmeyeceğiz!