Engelsiz Bir Dünya İçin Mücadeleye!

02/12/2020

Engelli olmak bir hastalık değil bir insanlık durumudur. Ancak toplumsal faktörlerin etkisiyle engelliler, eğitim, ulaşım, fiziksel çevre ve koşulların uyumsuzluğu, rehabilitasyon alanlarının kısıtlılığı ve istihdama katılımları önündeki engeller nedeniyle toplumsal yaşamın dışında kalmaktadırlar.

OECD verilerine göre, dünya nüfusunun yaklaşık %15’i engelli bireylerden oluşuyor. Yani dünyada 1 milyar engelli var. Bu insanların yaklaşık 200 milyonu hayatlarını devam ettirme konusunda kayda değer zorluklar yaşıyor.

Ülkemize baktığımızda ise TÜİK verilerine göre en az bir fonksiyonunda zorluk yaşayan kişi sayısı 4 milyon 882 bin 841’dir. Ancak resmi olmayan rakamlara göre bu oranın 9 milyon olduğu tahmin ediliyor.

Ülkemizde engelli yurttaşların sosyal, kültürel ve ekonomik sorunlarına yönelik kayda değer bir yol alınamadığını görüyoruz. Engelli yurttaşlar, gündelik hayat içerisinde yer almakta zorlanıyorlar. Çünkü engelli yurttaşlarımızın büyük bölümü evlerine kapanmış bir şekilde yaşamlarını sürdürüyor. Kamusal düzenlemeler ve belediyelerin mevcut faaliyetleri, bütünlüklü bir politikanın parçası olmaktan uzak, parçalı ve geçici çözümler olarak kalıyor.

  • Türkiye’de her dört engelliden ancak 1’i yardım alabiliyor.
  • AB ülkelerinde ilkokuldan sonra okulu bırakan engelli oranı %25. Bu oran İsveç’te %11’ken, Türkiye’de %60.
  • AB’de engellilerin %29,9’u yoksulluk/sosyal dışlanmışlık riski altında, Türkiye’de bu oran %77,1.
  • Merdivenler, yüksek kaldırımlar, yaya geçitleri, toplu taşıma araçları engelli yurttaşlarımızın kronik sorunu olmaya devam ediyor.
  • Engellilerin, her tür hizmete ulaşmadaki pozitif ayrımcılık hakları dikkate alınmıyor.
  • Bu alanda belediyelerin ve ilgili devlet kurumlarının ortaya koyduğu çalışmaların yetersizliğinden kaynaklı olarak çok az sayıdaki engelli yurttaş bu hizmetlerden yararlanabiliyor.

Engelli yurttaşlara yönelik, pozitif ayrımcılık gereği kamu harcamalarının artırılması ve güçlendirilmesi gerekirken bütçe de bile bir pay ayrılmıyor. Halbuki bu hem sosyal devletin bir gereği hem de insan hakkı meselesidir. Engellilerin açık, kapsayıcı ve erişilebilir nitelikte, serbestçe seçtikleri bir işte çalışma hakları yerine getirilmelidir.

  • Engellilerin istihdamını teşvik eden kota uygulamasına uyulmalı ve denetimler yapılmalıdır.
  • Sağlık sigortası yoluyla rehabilitasyona eşit erişimleri sağlanmalı, bu yönde atılacak adımlar teşvik edilmelidir.
  • Sosyal sigorta kapsamı genişletilmelidir. Engelli bireylerin ilaç ve medikal sarf malzemelere, muayene ücreti, reçete katkı payı veya fark ücreti ödemeksizin ulaşmasının önü açılmalıdır.
  • İşe alım ve istihdam edilme koşullarında, çalışma koşullarında ve her hususta, engelliliğe dair ayrımcılığa karşı mücadele edilmelidir.
  • Engelliler için güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları her düzeyde yaratılmalıdır.
  • Eğitimden her düzeyde yararlanmaları sağlanmalı, istihdam edilebilmeleri için kendilerine özel kontenjanlar artırılmalıdır.
  • Kendileri hakkında alınacak her türlü karar süreçlerine temsil ve katılımları sağlanmalıdır.
  • Engelli insanların ve bütün toplumun faydalanması adına; engelleri ortadan kaldıracak koşullar yaratılmalı, rehabilitasyon ve destek hizmetleri geliştirilmeli, yeterli ve kapsayıcı politikalar sağlanmalıdır.
  • Özellikle ölümcül salgın tehlikesinin arttığı şu günlerde; hane içinde engelli bireyi olan ailede çalışan bir ebeveyn kamu veya özel sektör ayırt etmeksizin salgın süresince ücretli izinli olması sağlanmalı, risk grubu içerisinde yer alan engelli bireylere evlerinde sağlık hizmeti verilmelidir. Talep edenlere evlerinde korona testi yapılmalıdır. Uzaktan eğitim programlarının görme engelli öğretmen ve öğrenci kullanıcılar için erişilebilir duruma getirilmeli, eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen bireysel eğitimlerin sanal ortamda veya evlerde bire bir verilmesi sağlanmalı ve geçim sıkıntısı yaşayan engelli bireylere ihtiyaç duydukları gıda ve temizlik malzemesi yardımı yapılmalıdır.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde; engelli yurttaşlarımızın, kamusal imkânlardan yararlanması önündeki eşitsizliklerin ve adaletsizliklerin kalktığı engelsiz bir dünya için hep birlikte mücadele etmeliyiz.